Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5270 E. 2026/4219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5270
- Karar No
- 2026/4219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1019 E., 2025/1341 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/278 E., 2025/123 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ....'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 17.12.2009 tarihinde ... Devlet Hastanesinde ameliyat olduğunu ve ağrıları nedeni ile iğne verildiğini bu iğnelerden ilkini ... Devlet Hastanesinde, ikincisini de aynı akşam davalı ... Merkezinde yaptırdığını, ertesi gün iğne için tekrar ... Merkezine gittiğini, nöbetçi hemşirenin iğneyi yaptığını ancak iğneden sonra çok fazla ağrı oluştuğunu, bunu hemşireye söylediğini ancak hemşirenin müvekkilini geçiştirdiğini, sağ bacağındaki ağrılar artınca hastaneye gittiğini, doktorların müvekkiline fizik tedaviye gitmesini önerdiklerini bunun için müvekkilinin 30 gün fizik tedavi gördüğünü bunlar da işe yaramayınca ... Fakültesinde çekilen EMG sonucunda sağ bacağının topuğuna giden sinirinin geri dönüşümsüz şekilde öldüğü ve sağ bacağında kuvvet kaybı olduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; söz konusu sinir lezyonunun yapılan enjeksiyonun komplikasyonu olduğunu ve müvekkili şirkete bir kusur izafe edilemeyeceğini savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında davalı ve çalışanına kusur izafe edilemeyeceğinin bildirildiği, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının bilimsel verilere, yargısal denetime elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanmış olduğu ve raporlar arasında çelişki bulunmadığı, buna göre de davalı hastaneye izafe edilebilecek herhangi bir kusur ya da ihmali davranışın olmadığı, ortaya çıkan zarar ile eylem arasındaki illiyet bağının tespit edilememiş olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinde meydana gelen söz konusu rahatsızlığın iğnenin vurulduğu anda meydana gelen zararın komplikasyonu neticesinde değil iğnenin enjekte edildiği anda istihdam edilen hemşirenin haksız fiili neticesinde meydana geldiğini, enjeksiyon uygulayan kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle müvekkilde siyatik nöropatinin oluştuğunu ve enjeksiyonun sinire yani yanlış uygulandığını, somut olayda davalı çalışanlarının müvekkile enjeksiyon uygularken hiçbir kritere uygun davranmadığını, müvekkilinin enjeksiyon sonrası olağanüstü ağrılarının olduğunu bildirmesine rağmen herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, davalı tarafından müvekkilin enjeksiyon yaptırması durumunda oluşabilecek olası komplikasyonları bildirdiğine, müvekkilinin söz konusu komplikasyonlara rağmen yapılacak işlemlere rıza gösterdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı yani bilgilendirme yükümlülüğünün ihlal edildiğini, müvekkilin aydınlatılmış rızasının alınmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı özel hastane ve çalışanının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dosya kapsamında bulunan ve karara esas alınan bilirkişi raporu ve ATK raporlarında, davalıya atfedilecek bir kusurun olmadığı, yapılan işlemin ... kurallarına uygun olduğu belirtilmekle, tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, davacı hastada ortaya çıkan durum yönünden ortada kusur bulunmadığının açık olduğu, aydınlatılmış onamın alınmadığı yönündeki iddianın, iddia ve savunmanın serbestçe genişletilip değiştirilebileceği yargılama sırasında ileri sürülmemiş olmasına göre de davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.