Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5181 E. 2026/3245 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5181
- Karar No
- 2026/3245
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1094 E., 2025/1574 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/356 E., 2025/228 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 09.07.2024 tarihinde davalılardan ... A.Ş.den sıfır km ... marka, ... model aracı 1.395.073,80 TL'ye satın aldığını, dava konusu aracın ithalatçı firmasının ise diğer davalı şirket olduğunu, müvekkilinin aracın satın alınması akabinde tavan ve bagaj boyasında imalattan kaynaklı hatalar bulunduğunu tespit ettiğini, bu hataların küçük bir onarımla giderilebilecek hatalardan olmadığını, müvekkilinin ayıbı öğrenir öğrenmez davalılara ayıp ihbarında bulunarak dava konusu aracın ayıpsız misliye değiştirilmesini istediğini ancak davalılarca bu taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkilinin Ankara 11. Tüketici Mahkemesinin 2014/37 Değişik İş sayılı dosyasıyla bilirkişi raporu aldırdığını, işbu raporda boya atmalarının üretim hatasından kaynaklandığı ve boya kusurunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek; dava konusu ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili; müvekkili şirketin yetkili satıcı ve bayi olup, üretici olmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının dava konusu aracı sorunsuz olarak kullandığını ve araçtan beklenen obejketif, makul faydayı elde ettiğini, dava konusu araçta imalttan kaynaklı herhangi bir ayıbın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... A.Ş. vekili; bilirkişi raporunun müvekkilinin yokluğunda yapılan keşif sonucunda düzenlendiğini, davacının misli ile değişim talebinin hakkaniyet ve gerçeklikten uzak olduğunu, dava konusu aracın üretimden kaynaklı ayıplı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ön inceleme aşamasında tüm delillerin toplandığı, dava konusu araç başında 11.02.2025 tarihinde keşif icra edildiği, aldırılan bilirkişi heyet raporunda; dava konusu aracın kaporta boyalarının tariflenen bölgelerindeki boya kabarması/kalkması kusurunun üretim kaynaklı olup gizli ayıp niteliği taşıdığı ve aracın ikinci el piyasasında değer kaybı yaratacağının tespit edildiği, araçtaki yaygın olan bagaj ve sunroof bölgesinde ortaya çıkan boya deformasyonu ve pürüzün zaman içinde siyah boya bölgesinde artarak devam edeceğinin belirtildiği, dava konusu araçtaki boya atmalarının/kabarmaların kullanıcı kaynaklı olmadığı ve gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, misli ile değişim koşullarının oluştuğu, davacının sıfır olarak satın aldığı araçtan beklediği faydayı sağlayamadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile; dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, misliyle değişim mümkün olmadığı hallerde İİK 24. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ...Ş. vekili; bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini ve yeniden rapor alınmadığını, davacının dava konusu aracı sorunsuz olarak kullandığını ve araçtan beklenen objektif, makul faydayı elde ettiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu olayda araçta bulunan boya atmalarının düşük bir meblağ ile ortadan kaldırılabilecek bir problem olduğunu, araçta var olduğu iddia edilen ayıbın müvekkili şirket tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, müvekkili şirket satıcı konumunda olduğundan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... A.Ş. vekili; dava konusu araçta imalattan kaynaklı herhangi bir ayıbın olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu araçta mevcut olduğu iddia edilen ayıp nedeni ile seçimlik hak olarak kullanılan misli ile değişim talebinin objektif iyi niyet kuralları kapsamında edimler arası orantısızlığa sebep olacağını, müvekkili şirket tarafından araçta komple parça boyanmasını gerektirecek nitelikte bir kusur bulunmadığını, söz konusu durumun yalnızca zımpara ve lokal boya işlemleri ile kolaylıkla giderilebileceğinin tespit edildiğini, araçta esaslı veya kullanım güvenliğini etkileyen bir ayıbınn bulunmadığını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının değerlendirilmediğini ve yeninden rapor alınmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle makine yüksek mühendisi ve kimya mühendisinden alınan bilirkişi raporu denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu raporda belirtildiği üzere, dava konusu araçla ilgili herhangi bir kazaya karıştığını kanıtlayan ve/veya hasar kaydı ve hasarı onarmak için işlem gördüğünü kanıtlayan bilgi ve delile rastlanmadığı, dava konusu aracın bagaj menteşe bölgesinde ve tavanında oluşan bölgesel boya kalkma sorununun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliği taşıdığı ve bu durumun aracın ikinci el piyasasında değer kaybı yaratacağı, araçtaki yaygın olan, bagaj ve sunroof bölgesinde ortaya çıkan boya deformasyonu ve pürüzün zaman içinde artarak devam edeceğinin tespit edildiği, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.