Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4968 E. 2026/2506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4968
Karar No
2026/2506
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/684 E., 2025/1121 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/298 E., 2023/214 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... ile davacı ... vekili tarafından birlikte sunulan dava dilekçesiyle; davacı ...’ın aşırı savurganlık sebebiyle Erzurum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1763 Esas ve 2018/416 Karar sayılı dosyası ile kısıtlandığını ve eşi ve diğer davacı müvekkili ...'nın yasal danışmanı olarak atandığını, dosya kapsamında alının hastane raporunda kısıtlının gelirinin çok üzerinde borçlanmada bulunduğunu, kontrolsüz ve aile düzenini bozacak şekilde ve ailesine karşı yükümlülüklerini yerine getirmesine engel olacak düzeyde harcamaları sebebiyle sıkı denetim altına alınması ve kontrol altında tutulması gerektiğini, yasal danışman atanan kişinin yaptığı bazı işlemlerde yasal danışmanının onayının olmasının zorunlu olduğunu, mahkeme hükmü gereği ... ile yasal danışmanının onayı olmadan kredi sözleşmesi yapılmayacağını, yine kredi kartı hesabı açılamayacağını, ancak müvekkilin eşi ...'ya davalı bankanın ... şubesi tarafından farklı zamanlarda yasal danışmanın onayı olmadan sürekli olarak ve normal şartlarda bir insanın kabul etmeyeceği kadar yüksek oranlarda faizlerle kredi kullandırıldığını, maaşının yaklaşık 3/4 ü gibi yüksek bir kısmına davalı bankaca bloke koyulduğunu, bu blokenin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; yasal danışmanı olan müvekkil ...'nın onayı olmadan davalı banka tarafından kısıtlı ile yapılan kredi sözleşmesi ve kredi kartının hem anapara hem faiz açısından iptali ile kısıtlının borcunun olmadığını tespiti ve bu sebeple kısıtlı tarafından ödenmiş olan miktarın da tespit edilip ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ...'nın vasi atanmasını gerektirecek herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığını, yasal danışmanın vasi olmadığını, dolayısıyla şahsın kredi kullanmak yoluyla borç altına girmesi halinde yasal danışmanından izin/icazet alma mecburiyeti bulunmadığını, yasal danışmanlık kararının müvekkil Banka’ya tebliğ edilmemiş olduğu nazara alındığında, ...'nın ...'nın yasal danışmanı olarak müvekkil Banka ile yapılan işlemlere itiraz etme hakkının bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kısıtlı-davacının savurganlığı nedeni ile kısıtlandığı, kısıtlı olunduğundan bahisle sözleşmenin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin objektif iyiniyet (dürüstlük) kurallarına aykırı olacağı, davalı bankanın davacının kısıtlı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça, borcun ifasının istenmesi durumunda kısıtlandığı gerekçesiyle ehliyetsizliğin ileri sürülmesinin hukuk düzeni tarafından korunamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı ... ile davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; somut olayda, tam ehliyetli biri gibi hareket edebilen davacının borcun ifası istendiğinde ehliyetsizliğini ileri sürerek ifadan kaçınmasının hakkın kötüye kullanılmasının bir örneğini teşkil ettiği, dava dilekçesindeki talebin bedeli belirli halde olan sözleşme yönünden menfi tespit ve ödenen kısmi miktarın iadesine dair istirdata ilişkin olduğu sabit olmakla vekalet ücretinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; davacı ... ve davacı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; kısıtlının normal zekalı bir insan gibi davranmadığı ve sürekli borçlandığını, borçları yüzünden resmi olarak bankalarca da görülebilen kara listeye düştüğünü, bankanın iyiniyetli olmadığını, kısıtlının çektiği kredilerin hiçbirini ailesi için harcamadığı gibi bu paraları nereye harcadığının da bilinmediğini, kredilerin iptali için açılan davada kısıtlının adının geçmesi yalnızca yasal zorunluluk sebebiyle olup kredilerin iptalinin kredilerin çekilmesinden çok sonra haberdar olan müvekkil vasi ... tarafından talep edildiğini, bilirkişi raporu alınmadan, tanıklar dinlenmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğini, dava değeri aşılarak yargılama giderine hükmedildiğini ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ... ile davalı Banka arasında yapılan sözleşmelerin iptali, borçlu olmadığını tespiti ile ödenen paraların faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacı ...’ın imzaladığı tüketici kredisi ve kredi kartı sözleşmelerinde yer alan ilgili maddeler ile borçları karşılığında bankaya rehin, hapis, takas ve mahsup hakkını verdiğinin, kredi borçlarını sözleşmeye uygun olarak ödememesi halinde kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul ettiğinin ve kredi borcu taksitlerinin maaş hesabından kesilmesi için talimat verdiğinin, yapılan kesinti ve tahsilatlarda, sözleşmeye bağlılık, ahde vefa ilkesi ve tarafları bağlayan sözleşme hükümleri çerçevesinde hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4968, K. 2026/2506, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4968-e-2026-2506-k-0ed61f4efff3