Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4722 E. 2026/2684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4722
- Karar No
- 2026/2684
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2413 E., 2025/1191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi SAYISI : 2022/252 E., 2022/695 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı arkadaşı ...'un 18.03.2006 tarihinde davalı galerici ...'den araç satın almak için anlaştıklarını, oto alım satım sözleşmesi yapıldığını ve sözleşmenin eki durumunda olan 18.500,00 YTL'lik senedin müvekkili ve ... tarafından imzalandığını, ancak sözleşmenin feshedildiğini ve senedi iade etmeyen davalı ...'ye karşı Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/91 E., 2007/69 K. sayılı dosyasıyla dava açıldığını ve Mahkemece söz konusu senedin bedelsiz olduğunun tespitine karar verildiğini, ancak bedelsizliği tespit edilen senedin icraya konulduğunu, senedin alacaklı kısmına davalı ... isminin yazıldığını ve davalı ...'a ciro edildiğinin görüldüğünü, davalıların anlaşarak müvekkilini zarara uğratmak amacıyla alacaklı ve vade kısmını sözleşmeye aykırı doldurarak senedi icraya koyduklarını ileri sürerek; müvekkilinin icra takibine konan senet nedeniyle davalıya 18.500,00 YTL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; müvekkilinin senedin keşidecisi ile muhatabı arasındaki durumu bilmesinin imkanı olmadığından iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu, davacının iddia ettiği gibi anlaşarak senedin takibe konulması gibi bir durumun olmadığını, alacağın gerçek bir alacak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...; dava konusu senedin keşideci tarafından kendisine verildiğini, senedi meyve-sebze alan kişiden mal satışı nedeni ile aldığını, alacağının gerçek bir alacak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Fethiye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/809 E. sayılı dosyası ile; davacı ...'un suç duyurusunda bulunması üzerine davalı sanıklar ..., ... ve ... hakkında "Bedelsiz Senedi Kullanma" suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ... ve ...'nın beraatine, ...'nin adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2017/31820 E., 2020/7344 K. sayılı ilamı ile sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararının onanmasına, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının uzlaşma bürosuna gönderilerek alınacak uzlaşma raporuna göre karar verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verildiği, bu nedenle dosyanın kesinleşmesinin beklenmesinin dosyanın esasına etkisi olmayacağı anlaşıldığından ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmediği, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.03.2007 tarihli ve 2006/91 E., 2007/69 K. sayılı dosyasında; davacılarının ... ve ..., davalısının ... olduğu, taraflar arasındaki araç satış sözleşmesi kapsamında davacılar tarafından imzalanan 18.500,00 YTL meblağlı bono nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitinin talep edildiği ve yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın onanmasına karar verildiği, davaya konu bonoda ciro silsilesinin düzgün olduğu, bononun kefil bölümünde imzası bulunan eldeki davanın davacısının imzaya itirazının bulunmadığı, itirazının bononun bedelsiz olduğu ve davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek kendisini zarara uğratmak kastı ile hareket ettikleri yönünde olduğu, davacının davaya konu bonunun bedelsiz olduğuna ilişkin bu nispi def'iyi bononun lehtarı davalı ...'ya karşı ileri sürebileceği, davalı ...'nın cevap dilekçesinde davaya konu bonoyu Mersin'den gelen ve meyve-sebze alan kişiden mal satışı nedeni ile aldığını beyan etmiş ise de davalı ...'nın bononun kendisine verilmesine ilişkin temel ilişkiyi ispat edemediği, davacının bedelsizlik def'isini davalı ...'ya karşı ileri sürme hakkının bulunduğu, ciro silsilesine göre yetkili hamil konumunda bulunan davalı ...'nin ciro silsilesine göre yetkili hamil ve iyiniyetli üçüncü şahıs konumunda olduğu, davaya konu 18.500,00 YTL meblağlı bono üzerinde davalı ...'nin isminin herhangi bir sıfatla yer almaması dolayısı ile davalı ...'nin davacıdan bu bonoya dayanılarak herhangi bir alacak isteminde bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, Fethiye İcra Dairesinin 2017/15718 E. (eski Fethiye kapatılan 1. İcra Dairesinin 2012/4890 E.) sayılı dosyasına konu edilen tanzim edeni ..., kefil sıfatı ile imzalayanı ... olan 25.12.2008 tanzim tarihli 12.11.2009 vade tarihli ve 18.500,00 YTL meblağlı senet nedeni ile davacının davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, takibe konu senet meblağının %20'sine tekabül eden 7.400,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak, davalı ...'ye verilmesine, Fethiye İcra Dairesinin 2017/15718 E. sayılı dosyasına ilişkin icra dairesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tüm davalıların fikir ve işbirliği içerisinde müvekkilini zarara uğratmak kastı ile hareket ettiklerini, müvekkili tarafından iade edilmeyen bedelsiz senedin icraya konulması nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza mahkemesince davalı sanık ...'nin üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği kanaatine varıldığı gerekçesi ile mahkumiyetine karar verildiği, ceza yargılamasında senedin bedelsiz olduğu ve sonradan doldurularak lehtar kısmına davalılardan ...'nın adının yazıldığının tespit edildiğini, davalılardan ..., senedin ihdas nedenini talil ettiğinden söz konusu senedi mal satışı sonucunda aldığını ispatla mükellef olduğunu, ispat külfetinin davalılarda olduğunu, davalıların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerinin tek başına icra dosyasından dahi anlaşıldığını, icra takibine konu edilen senette lehtar ... olmasına rağmen, borçlu olarak sadece müvekkili ve dava dışı ...'ın gösterildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılar tarafından el ve işbirliğiyle doldurulup icra takibine konulduğu iddia edilen senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Fethiye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli ve 2013/809 E., 2014/616 K. sayılı kararıyla; her ne kadar davalı sanık ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmışsa da davalı sanıklar ... ve ...'nin birbirlerini tanımadıklarına ilişkin beyanları ile ...'nin bedelsiz olduğunu bildiği senet bakımından icra yoluna başvurmuş olmasının hayatın olağan akışına aykırı görüldüğünden sanık ... hakkında beraat kararı verildiği, Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2017/31820 E., 2020/7344 K. sayılı ilamıyla beraat kararının onanarak kesinleştiği, tüm dosya kapsamından icra takibi alacaklısı davalı ...'nin, ciranta ve iyiniyetli üçüncü şahıs konumunda olduğunun görüldüğü, davaya konu senet metni üzerinde de davalı ...'nin herhangi bir sıfatla isminin yer almadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.