Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4710 E. 2026/2958 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4710
- Karar No
- 2026/2958
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/999 E., 2025/1063 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/1736 E., 2024/3586 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; davalı ... vekilinin duruşma talebi miktar itibariyle reddedildikten ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ...'ın kiracı sıfatıyla kullanmakta olduğu dava konusu iş yeri için dava dışı .... tarafından müvekkili şirkete "Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi” yaptırılmış olduğunu, 11.02.2020 tarihinde iş yerinde çıkan yangın neticesinde müvekkili tarafından sigortalısına toplam 642.495,31 TL ödeme yapıldığını, yangının kiracı davalı tarafından iş yerinde ilk elektrik projesine aykırı şekilde yapılan, yetersiz topraklamalı ve ince kablolu tesisattan kaynaklanan aşırı ısınma sonucu meydana geldiğini, bu nedenle kiracı davalı ile işyerini sigortalayan diğer davalı ... aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline ve davalıların icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...; davacının sigortalısının yalnızca dava dışı .... olduğunu, yangın tarihinde diğer davalının davacı nezdinde sigortalı olmadığını, bu nedenle davacının ancak sigortalısının payı oranında rücu talebinde bulunabileceğini, poliçedeki kullanım ve faaliyet bilgilerinin gerçeğe aykırı olduğunu, yangının kiracıdan değil binanın genel elektrik tesisatı ile taşınmazın bölümlere ayrılması sırasında fen ve teknik kurallara aykırı yapılan elektrik düzenlemelerinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; müvekkilinin yangının meydana geldiği taşınmazda kiracı olduğunu, ancak sigorta poliçesindeki sigortalı ile kira sözleşmesindeki mülk sahibinin farklı kişiler olması nedeniyle davada taraf sıfatı bulunmadığını, yangın tarihinde iş yerinde fiilen başka bir şirketin faaliyet gösterdiğini, bu nedenle davanın husumet ve sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca yangının iş yeri elektrik panosundan kaynaklandığını ve bu hususta sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı kiraya veren iş yeri sahibi .... ile kiracı davalı ... arasındaki kira sözleşmesi incelendiğinde, iş yeri sahibinin yanan iş yerini hangar olarak kiraya verdiği, hangar olarak kiraya verilen ve teslim edilen taşınmazda bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere mülk sahibinin, trafo odasından ve/veya ana panodan, kiracısına enerji ihtiyacını karşılayacak enerji çıkışı vermekle yükümlü olduğu, hangar olarak teslim edilen işyerinin masa, sandalye imalathanesine kiracı tarafından dönüştürüldüğü, kira sözleşmesinin 4. maddesi ile iş yerine ilişkin aydınlatma, enerji-priz türü elektrik tesisatı düzenlemelerinin usulüne uygun olarak kiracı tarafından yapılacağının kararlaştırıldığı, kiracının yaptığı bu düzenlemelerden kaynaklanacak sorunlardan dolayı mülk sahibinin sorumluluğunun bulunmadığı, alınan son heyet bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere yangına sebep olduğu tespit edilen dikiş makinalarının hatalı elektrik kablosu tesisatını yaptırmış olması nedeniyle davalı kiracının kusurlu olduğu, davalı ... ise yangının meydana geldiği binada kiracı olan diğer davalının iş yerini sigortaladığından poliçede verdiği limit çerçevesinde zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; davalı kiracı aleyhine başlatılan takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı ... şirketinin takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile taleple bağlı kalınarak takibin 250.000,00 TL asıl alacak ve 8.198,63 TL yasal faiz üzerinden devamına karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davalı ... yönünden verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, ticari avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedildiğini, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; asıl sorumluların bina malikleri olduğunu, mal sahibinin kira sözleşmesine koyacakları hükümlerle kendi sorumluluğundan kurtulamayacağını, 30 MA hayat kurtarma ve 300 MA yangın önleme rölelerinin yaptırılması ve denetiminin mal sahiplerinin sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili; zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumet yokluğu itirazlarının bulunduğunu, hangar binada mülk sahibinin enerji temin noktasından itibaren bilimsel ve teknik gerekliliklere uygun olarak projelendirilmiş elektrik tesisatını düzenleme yükümlülüğünün müvekkiline yükletilemeyeceğini, yangının ana taşınmaz panosundan kaynaklı olarak çıktığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” sulh hukuk mahkemeleri görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re'sen gözetilmesi gerekir. Somut olayda; dava, davacı ... şirketinin, dava konusu taşınmazın paylı maliki olan sigortalısına ödediği tazminatın davalı kiracı ve kiracının sigortacısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında doğrudan bir kira sözleşmesi bulunmadığı ve uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmadığı dikkate alındığında, davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın esastan sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.