Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/46 E. 2025/3443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/46
Karar No
2025/3443
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1104 E., 2024/1479 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/297 E., 2024/326 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalıların murisi ...’ın 31.12.2020 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin murisin hayattayken zihin engelli olması nedeniyle ÖTV indirimi hakkından davalıların da rızasını alarak kendisinin yararlandığını, 2016 model ... NB AA Sedan marka otomobili ... bayinden 120.500,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, bunun için ... Bankasından kredi çektiğini ve 42.000,00 TL‘yi ... adına alınan sıfır araç bedeli açıklamasıyla EFT yaptığını geri kalan kısmını nakit ödediğini, aracın muris adına tescil edildiğini, sadece bakım maaşı bulunan murisin aracı kendi parasıyla alabilmesinin mümkün olmadığını, aracı bizzat müvekkilinin kullandığını murisin hastalığı süresince tedavisi ve diğer işlerinde kullanıldığını, aracın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu bilmelerine rağmen murisin vefatından sonra davalıların kendi hisselerini müvekkiline devretmeye yanaşmadıklarını, dava dışı diğer mirasçıların ise bunun için vekaletname düzenleyip verdiklerini ileri sürerek, ... plakalı aracın mükiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile davalılar adına olan sahiplik kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve ... vekili; davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, murisin vasisinin davacının eşi ... olduğunu, vasi ile davacı arasında Devleti kandırmak ÖTV ödememek amacıyla yapılan bir anlaşma olduğunu, vasinin vasilik görevini yerine getirmediğini, müvekkillerinin teyzesi olan murisin bakımının diğer davalı olan babası tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...; 27.10.2023 tarihli dilekçesiyle davayı kabul ettiğini bildirmiştir. 3. Dahili davalılar ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile davayı kabul ettiklerini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davanın inanç sözleşmesinden kaynaklanan araç mülkiyetinin tespiti istemine ilişkin olduğu, davacının araç satımına ilişkin bedeli ... Bankası aracılığı ile 06.12.2017 tarihinde 1.500,00 TL ve 08.12.2017 tarihinde 40.000,00TL olmak üzere iki parça halinde kendi hesabından ve "... sıfır araç bedeli" açıklaması ile alıcı ... Taşıtlar hesabına havale ile ödediği, dosya kapsamında ... Taşıtlar Nak. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiş 74.000,00 TL ve 10.000,00TL tutarında makbuzların bulunduğu, davacının aracı satın alarak ... plakalı aracı engellilere tanınan vergi muafiyetlerinden faydalanarak ölen ablası ... adına trafikte tescil ettirdiği, ablasının ölümü üzerine aracın kendisine ait olduğunun tespitini talep ettiği ancak bir kısım mirasçıların buna yanaşmadığının anlışıldığı, inançlı işlemin ispatı hususunda davacı ile murisi olan ablası arasındaki hukuki işlemin ispatı için HMK'nın 203/1-a bendi uyarınca tanık dinlenebileceği, keşif mahalinde dinlenen tanıkların da davacının iddialarını doğruladığı, nitekim bakıma muhtaç durumda olduğu ileri sürülen murisin davacı ile eşi tarafından bakılıp gözetildiği, araç alabilecek gelirinin bulunmadığı, dosya kapsamında belge ve iddiaların birbiri ile örtüştüğü ve bir kısım davalıların da iddiaları kabul ettiği nazara alınarak, aracın davacı tarafından alındığına kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... plaka sayılı aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile ... tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kısıtlı muris vasisinin vesayet makamında kısıtlı adına araç almak üzere izin aldığı, dava konusu aracın bedelinin davacı tarafından ödenip, özel tüketim vergisi indiriminden yararlanmak amacı ile kısıtlı olan muris adına kaydedildiği sabit olup, dava konusu aracın davalılar ... ve ... vekilinin dava konusu araç bedelinin davacı tarafça ödendiği, inançlı işlem yapıldığı ve kısıtlı muris adına alınan dava konusu aracın aslında bağışlandığı savunulmuş ise de, işbu savunmayı ileri süren davalı tarafça dava konusu aracın kısıtlı olan murise bağış amacıyla alındığına yönelik iddianın ispatına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delilin de bulunmaması ve yerel mahkemece dava konusu aracın dava tarihi itibarı ile değerinin tespit edilerek, aracın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş olması sebebiyle, adli yargı yerinde idareyi zorlayıcı nitelikte karar verilemeyeceğinden bahisle aracın davacı adına tesciline yönelik talebin reddine karar verilmesinden kaynaklı olarak davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yerinde bulunduğu gibi, dava konusu aracın dava tarihindeki değeri üzerinden belirlenen harç ve vekalet ücreti ile davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsiline yönelik hüküm kurulmuş olmasında da herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... ile ... vekilinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... vekili; vesayet makamından izin alınmadığı için hukuken geçerli bir inanç sözleşmesi bulunmadığını, murisin fiil ehliyetine sahip olmayıp borç altına girebilmesi için vesayet makamından izin alınması gerektiğini, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığını, inançlı işlemin yazılı delille ispatlanması gerektiğini ancak dosyada delil başlangıcı niteliğinde dahi bir belgenin olmadığını, havale dekontlarının bu niteliği taşımadığını, vasi ...’in davacının eşi olup onunla menfaat birliği içinde olduklarını, ÖTV indiriminden faydalanarak menfaat elde etmek amacıyla murisin engelli olmasını kötüye kullandıklarını, murisin yararına araç kullanmak amacında olmadıklarını, ÖTV muafiyetli araçlarda 5 yıllık devir yasağının sebebinin aracın engellinin faydasına kullanılmasını sağlamak olduğunu, Yargıtayın istikrar kazanmış içtihadına göre kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talebinde bulunamayacağını, bunun hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, muris ile davacı arasındaki işlemin bağış sayılması gerektiğini, ikinci kez tanık listesi sunulamayacağı halde mahkemece ikinci tanık listesine göre karar verildiğini, mahkemece yargılama giderlerinin tamamının müvekkillerine yüklenmesinin ve tüm değer üzerinden aleyhlerine vekalet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu, aracın elbirliği mülkiyetinde olup müvekkillerinin araçta 1/24 hisse sahibi olduğu dikkate alınarak bu orana vekalet ücretine ve yargılama giderlerine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca reddedilen kısım yönünden de müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, araç mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 1.Hem davacının hem de davalıların murisi ...'ın hayata iken zihin engelinin olması nedeniyle kısıtlı olup vasisinin davacının eşi olduğu, vesayet makamının izni ile kısıtlı adına 2016 model ... marka bir araç satın alınarak tescil edildiği sabittir. Davacı, aracın gerçekte kendisine ait olduğunu satış bedelinin tarafından ödendiğini, engellilere tanınan ÖTV muafiyetinden yararlanmak amacıyla işlemlerin kısıtlı adına yapılarak yine onun adına tescil edildiğini iddia ederek araç mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece kısıtlı ile davacı arasında inançlı işlem olduğu ve bunun tanık beyanlarıyla ispatlandığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, araç mülkiyeti trafik siciline tescil ile kısıtlı adına onun vefatıyla da tüm mirasçılara geçmiş olup, davacı araca hiçbir zaman tek başına malik olmamıştır. Bu itibarla, inançlı işlemin varlığından söz edilemeyeceğinden davacının mülkiyet talebinde bulunamayacağı ancak ispatlaması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği araç satış bedelini talep edebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3.Davalı ... ile ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/46, K. 2025/3443, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-46-e-2025-3443-k-11872f69da80