Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4327 E. 2026/3406 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4327
Karar No
2026/3406
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1279 E., 2025/772 K. DAVA TARİHİ : 05.07.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/198 E., 2024/123 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı yapılması davacı vekilince talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının akraba olduğunu ve güven ilişkisine dayalı sözlü olarak dava konusu taşınmazın satışı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin hisse satışı için 600.000,00 TL ödemesine rağmen davalı tarafından devirlerin yapılmadığını, bunun üzerine ödenen bedelin iadesi amacıyla aleyhinde başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek; davalı aleyhinde başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının müvekkilinin oğluna olan borcunu göndermesi sebebiyle gerçekleşen havale nedeni ile aleyhine başlatılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 07.04.2023 tarihinde davalıya “arsa satış bedeli” açıklamasıyla gönderdiği 600.000,00 TL’nin taşınmaz alım satımına ilişkin bedel olduğu, davalının bu ödemenin oğlu ile yaptığı adi ortaklık kapsamında oğlunun hissesine ait olduğu yönündeki savunmasını yeterli delille kanıtlayamadığı, aksine havale kayıtlarının bu iddiayı desteklemediği, ne var ki takip tarihi öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili tarafından 600.000,00 TL’lik havalenin bir borç ödemesi olduğu kabul edilmekle birlikte, bu borcun davacı ile müvekkilinin oğlu.... arasında gerçekleştirilen ortak arsa alım satım faaliyetinden kaynaklandığını, borcun kaynağının dava konusu taşınmazın satışı nedeniyle doğduğuna ilişkin davacı iddiasının yazılı veya somut delille ispatlanamadığını, aksine WhatsApp yazışmaları ve mevcut para transferleri ile müvekkilinin hesabına gelen bedelin dört gün sonra oğlu.... hesabına gönderilmesinin ortaklık ilişkisini desteklediğini, taraflar arasında gerçek bir satış anlaşması bulunmadığını, zira taşınmazın gerçek piyasa değeri ile iddia edilen 600.000,00 TL’lik satış bedeli arasında hayatın olağan akışına aykırı olacak derecede büyük fark olduğunu, davacının villa projesine müvekkilini dahil etmesinin de satış iddiasıyla çeliştiğini, bu nedenle satış ilişkisinin varlığını ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satışı için havale edildiği iddia olunan paranın, satışın gerçekleşmemesi nedeniyle iadesi amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı tarafça ileri sürülen, dava konusu ödemenin davacı ile davalının oğlu arasındaki ortak arsa alım satım ilişkisinden kaynaklandığı yönündeki savunmanın somut delillerle kanıtlanamadığı, mevcut banka kayıtları ve yazışmaların bu iddiayı kesin olarak doğrulamaya elverişli olmadığı, buna karşılık ödeme dekontundaki açıklamanın borcun kaynağına ilişkin güçlü bir delil niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4327, K. 2026/3406, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4327-e-2026-3406-k-3030c447f374