Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3962 E. 2026/2536 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3962
Karar No
2026/2536
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/121 E., 2025/807 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/698 E., 2023/451 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalı asil ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların murisi ...'ın müvekkilinin kardeşi olduğunu, müvekkilinin yatırım yapmak amacıyla Antalya'da ticari taksi almaya karar verdiğini, ticari taksinin muris ... üzerine tescil edildiğini ancak ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, aslında ticari taksinin sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin taksiyi satmak ve sermayesini nakde çevirmek istediğini ancak kardeşi ...'ın vefat ettiğini, taraflar arasında sözlü bir inanç sözleşmesi bulunduğunu, murisin vefatı sonrası davalılardan ...'un taksinin gerçek sahibinin müvekkili olduğunu kabul ettiğini ve taraflar arasında miras payının devri sözleşmesi imzalandığını ancak diğer davalıların gerçeği bildiği halde buna yanaşmadıklarını ileri sürerek; davaya konu 07... plaka sayılı ticari taksinin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ...; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı iddiasını inanç sözleşmesine dayandırmış olsa da ödemelerin dava dışı ...'a yapıldığını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, inanç sözleşmesinin yazılı delille ispatı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; müvekkili ile evlendiğinde; eşi ...'ın kendisine ait taksisi ile taksicilik yaptığını, davacının iddiasının, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, inançlı akdin yazılı şekilde olması gerektiğini, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, reddini istemiştir. 3. Davalı ...; davacının iddialarının doğru olduğunu, aile içerisinde gerçekleşen bu süreci kendisinin bizzat yaşadığını, taksinin ağabeyi ...'a değil ...'e ait olduğunu beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; inanç sözleşmesinin ancak, yazılı delille kanıtlanabileceği, eldeki uyuşmazlıkta davacı tarafça herhangi bir yazılı delil ve yazılı delil başlangıcı sunulamadığı ve verilen kesin sürede yemin deliline de başvurulmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı vekili dava dışı satıcı ...'a yapılan havale dekontlarındaki açıklamalara göre söz konusu dekontların yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürmüş ise de; söz konusu belge tarafların murisinin elinden çıkmış bir belge olmadığından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını ispatlayamadığı ancak davalılardan ... cevap dilekçesinde davacının iddialarını kabul ettiğinden bu davalının hissesi yönünden talebin kabulü gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle; davanın davalı ... yönünden kabulü ile; davaya konu 07... plaka sayılı ticari taksinin davalı ...'e ait 1/6 miras hissesinin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, idare tescile zorlanamayacağından tescil talebinin reddine, diğer davalılar yönünden ispatlanamayanın davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasındaki akrabalık nedeniyle tanıkla ispatın mümkün olduğunu, dosyaya sunulan dekontların açıklama kısmına "... Ticari taksi durak plaka Lara Antalya ..." yazılarak bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, banka dekontları nazara alındığında ispat külfetinin yer değiştirdiğini, eğer taksinin müvekkiline ait olmadığı kanaatine varılırsa bu durumda ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme kuralları gereği iadesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı araç mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, inanç sözleşmesinin, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabileceğinin ve davacı tarafça iddiasını ispata yarar yazılı delil sunulmadığının, dekontların delil başlangıcı niteliğinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'e verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3962, K. 2026/2536, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3962-e-2026-2536-k-851618d99743