Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3936 E. 2026/2534 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3936
Karar No
2026/2534
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1592 E., 2025/1270 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2024/604 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin taşınmazını vekili aracılığıyla 13.08.2020 tarihli sözleşme ile davalıya sattığını ve tapuda devrettiğini, taşınmaz bedelinin 200.000,00 TL'sine karşılık Muğla İli, Dalaman İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan 2 03... parsel numaralı gayrimenkulün yanında bulunan; ... isimli şahsa ait krokide A2 olarak belirtilen yerin 500 m²'lik bölümünün 2B kanunu kapsamında satış yapan müvekkilinin eşi ...'a ... Noterliğinin 22.07.2020 tarihli ve ... yevmiye nolu muvafakatnamesi ile devredildiğini, ancak noter belgesinde 2B arazisi olarak zikredilen yerin 2B yasası ile devredilmeye ve hak iddia etmeye uygun bir yer olmadığı, parasal değer olarak herhangi bir kıymet ifade etmediğini öğrendiklerini, sonuç olarak kandırıldıklarını ve böylece satılan taşınmaza karşılık, sözleşme gereği almaları gereken 200.000,00 TL paranın ödenmediğini ileri sürerek; 200.000,00 TL'nin sözleşmenin yapıldığı 13.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu edilen yerin devri için davacının eşine muvafakat verildiğinden taraf sıfatı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının tapuda gerçekleştirilen satış işleminde alacağını aldığını ikrar ettiğini, davacıya teklif edilen ve müvekkiline ait olan 2B nitelikli arazinin devrinin davacı tarafça kabul edilmediğini, bunun üzerine davacının isteği doğrultusunda dava dışı emlakçı tarafından bulunan yere davacı ile birlikte müvekkilinin de geçiş yaptığını ve diğer 500 m²'lik kısmı müvekkilinin devraldığını, davacıyı kandırması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenlendiğini ve geçerli olduğunu, müvekkilinin satış sözleşmesinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, satışa ilişin hiçbir borcu kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme uyarınca ... Noterliğinin 22.07.2020 tarihli ve ... yevmiye nolu muvafakatnamesi ile devir işleminin yapılacağı belirtilmiş olduğundan sözleşme ile taraflara yüklenen yükümlülüğün yerine getirildiği, Dalaman Tapu Müdürlüğünden gelen yazı cevabı uyarınca, sözleşmeye konu olan taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmış arazi olduğu, 2/B kapsamındaki arazilerin hazineye ait olduğu için özel mülkiyete konu olamayacağı açık olduğundan davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca imzalanan 13.08.2020 tarihli adi yazılı sözleşmede 200.000,00 TL satış bedeline karşılık olarak kullanımı devredilen arazinin 2B vasfını taşıdığının kararlaştırıldığı, ancak davacı tarafça sunulan ... Milli Emlak Şefliğinin 06.05.2022 tarihli ve ... sayılı yazısında kullanım hakkı devredilen arazinin 2B vasfında olmadığının, orman sınırları dışına çıkarılmadığının ve 6292 sayılı Kanun uyarınca satışının yapılamayacağının bildirildiği, arazinin 2B vasfını taşımaması nedeniyle satış bedelinin 200.000,00 TL'lik kısmının ödenmesinden davalı alıcının sorumluluğu devam ettiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kabulüne; 200.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının müvekkiline ait ve 2B vasfında olan araziyi beğenmemesi ve emlakçıdan kendisine 200.000,00 TL karşılığında başka bir yer bulmasını talep etmesi nedeniyle müvekkilinin de kendisine ait yeri devrederek dava konusu taşınmazın diğer 500 m'lik kısmını muvafakatname ile devraldığını, kabul etmemekle birlikte bir yanıltma ya da mağduriyet varsa müvekkilinin de mağdur olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek üzere bedelin iadesine karar verildiği halde muvafakatnameye konu taşınmazın da müvekkiline iadesine karar verilmesi gerektiğini, davacının tapuda tüm alacağını aldığını beyan ettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi kapsamında, 2B vasfında arazi kullanım devrine karşılık olarak, ödendiği ileri sürülen kısmi satış bedelinin arazinin 2B vasfında olmaması nedeniyle davalı-alıcıdan tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında imzalanan 13.08.2020 tarihli, adi yazılı ve imzası inkar edilmeyen sözleşmede, satış bedelinin nasıl ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 200.000,00 TL karşılığı davacının eşine devredilen ve 2B vasfında olacağı belirtilen taşınmazın bu vasıfta olmadığı, bu nedenle davalı alıcı tarafından edimin tam olarak ifa edilmediği ve davalının sebepsiz zenginleştiği, sebepsiz zenginleşme halinde tarafların aldıklarını iade ile yükümlü oldukları anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3936, K. 2026/2534, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3936-e-2026-2534-k-ba23fafe83c4