Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3928 E. 2026/1915 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3928
- Karar No
- 2026/1915
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/864 E., 2025/1333 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/57 E., 2025/128 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 22.05.2023 tarihinde .... marka ... 2023 model, 0...2 sipariş numaralı, ... şasi numaralı, 2...6 2 motor numaralı aracın siparişini verdiğini, 200.000 TL kaparo bedelinin ödenmesine rağmen, kendisine 10.06.2023 tarihinde sipariş iptal maili geldiğini, aracın başkasına satıldığını, durumun firmaya bildirilmesi üzerine aynı özellikte 2. aracın sipariş edildiğini, ancak fiyat farkı ödendiğini, kendisine sipariş tamamlama bilgilendirmesi ve müşteri kabul beyanının iletilmesinin gerektiğini, davalının kusuru sebebi ile bilgi verilmediğini ileri sürerek, ayıplı ifa sebebi ile bedelden indirim talep ettiklerini belirterek, şimdilik 1.000,00 TL bedel indiriminin araç satış sözleşmesinin iptal edildiği 10.06.2023 tarihinden 5 gün geriye giderek 05.06.2023 tarihi itibari ile tespit edilecek araç fiyatı esas alınarak ilgili tarihten itibarenden işleyecek yasal faizden az olmayan en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 06.02.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 394.264,41 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının bakiye miktarı ödemediği için ilk siparişe konu edilen aracın başka bir müşteriye 22.06.2023 tarihinde 2.227,100 TL bedelle satıldığını, söz konusu fiyat değişikliklerinin sadece artan üretim ve ulaşım maliyetleri kaynaklı olmadığını, KDV oranlarındaki değişiklikler nedeniyle de gerçekleştiğini, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen sözleşme ve bilgilendirme formları uyarınca fiyatlarda oluşacak değişimlerden sorumlu olmayacağını, fiyat ve vergide oluşabilecek değişimlerin müşteriden tahsil edileceğinin bildirildiğini, davacının zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının kusuru ile ilk sipariş sözleşmesinin gereği yerine getirilip davacıya araç teslim edilmediği, bu nedenle davacının birinci ve ikinci sipariş arasında katlanmakla yükümlü kaldığı 394.264,41 TL farkın oluştuğu, TBK 2 gereğince sözleşme kurulduğunda tarafların sözleşmeye uygun davranmakla yükümlü olduğu, sözleşmenin kurulmasından önceki aşamada diğer tarafın uğradığı güvene dayalı zarardan tarafların sorumlu olduğu, davalının birinci sipariş formundan sonra sipariş tamamlaması için ödemesi gereken mühlet tanınması amacıyla tüketicinin açıkça bilgilendirildiğine dair dosyada delil bulunmadığı, davalının kusuru ile ilk sözleşmenin iptal olduğu ve ikinci sözleşme yapılmak zorunda kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 394.264,41 TL'nin 23.01.2024 arabuluculuk son tutanağı tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Sipariş Onay Formunun, Sipariş Tamamlama Bilgilendirmesi ve Müşteri Kabul Beyanı'nın; Hüküm ve Koşullar kısmının; 4. maddesinde; "Sipariş Tamamlama Bilgilendirmesi ve Müşteri Kabul Beyanının Müşteriye ulaştığı tarih itibariyle işbu bilgilendirme kapsamında yer alan vergiler hariç Araç Fiyatı 5 iş günü için sabitlenir. Aracın bedelinin tamamının ödemesi 5 iş günü içerisinde yapılmadığı takdirde ... Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş. siparişi iptal etme hakkını saklı tutar. ” düzenlemesi bulunduğu, buna göre, davacı tarafça sipariş tamamlama bilgilendirilmesi ve bilgilendirmeden sonra müşteri kabul beyanı alınmadan sipariş iptali yapılmasının hukuka aykırı olduğu, bu aykırılıktan kaynaklanan zararın tazmini gerektiği, davalı tarafça bu konudaki bilgilendirmenin yapıldığının ispatlanamadığı, iki aracın satışı arasındaki fark olan 394.264.41 TL zararının davalı tarafından karşılanmasının gerektiği, ancak dava dilekçesinde talep edilen alacak için dava, ıslah dilekçesi ile talep edilen alacak için ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğinden yanılgılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmadığından davalının istinaf talebinin kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, 394.264,41 TL'nin 1.000.00 TL dava tarihi olan 15.02.2024 tarihinden, 393.264.41 TL ıslah tarihi olan 06.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın görev nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı yorumlandığını, taleplerin haksız olduğunu, vergi ve fiyat değişikliği olduğunu, zarar oluşmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte siparişin iptal edilmesi neticesinde davacının ilk siparişine konu aracın 2.227.100,00 TL'ye satılmış olması ve sipariş formunda yer alan fiyatın 2.141.600,00 TL olması karşısında, davacının iddia edebileceği zararın ancak bu iki fiyatın arasındaki fark olan 85.500,00 TL olduğunu, faiz oranının ve türünün fahiş olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, "Sipariş Onay Formuna" aykırı olarak araç siparişinin iptal edilmesi sebebi ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalının birinci sipariş formundan sonra siparişin tamamlanması için ödeme yapması amacıyla mühlet tanınmasına dair tüketicinin açıkça bilgilendirildiği hususunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.