Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3691 E. 2026/769 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3691
- Karar No
- 2026/769
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2874 E., 2025/2774 K. DAVA TARİHİ : 07.06.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/387 E., 2025/1219 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafça müvekkili aleyhinde 18.10.2021 düzenleme, 09.03.2022 ödeme tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli kambiyo senedinin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, söz konusu senedin davalının eşi tarafından işletilmekte olan rent a car firmasından yapılan araç kiralanmasına dair sözleşme ile birlikte verildiğini, ancak söz konusu kambiyo senedinin kira sözleşmesinden ayrılmak suretiyle takibe konulduğunu, müvekkilinin senet alacaklısı olan davalıyı tanımadığını ileri sürerek,müvekkilinin takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; söz konusu senet içeriğinde kira sözleşmesi kapsamında ya da teminat amaçlı verildiğine dair ibare bulunmadığını, söz konusu belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının Yargıtay kararlarına göre senetle ispatının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli kararıyla; taraflar arasında eser sözleşmesi ile akdi bir ilişki kurulmuş olup, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2024 tarihli kararıyla; davacı, davaya konu kambiyo senedinin kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini ancak bu senetten dolayı borçlu olmadığını iddia ederek dava açtığına göre, İlk Derece Mahkemesince davacının dayandığı vakıalar üzerinden taleple bağlı kalınmak şartıyla uyuşmazlığın neticelendirmesi gerekeceği, bu nedenle dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça takibe konu bononun kira sözleşmesinin eki olduğuna, kira sözleşmesi gereğince ya da bu kira sözleşmesine teminat olarak verildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, hayatın olağan akışında araç kiralama sözleşmesi sona erdiğinde söz konusu verilen bononun da geri alınması gerektiği, davacı tarafın dava dışı davalının eşi ile yapıldığı iddia edilen kira sözleşmelerine ilişkin belge sunamadığı, bononun herhangi bir kağıttan ayrılarak verilemeyeceğine ya da lehtarın gözünün önünde atılması gerektiğine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı, bono üzerinde kira sözleşmesine teminat olarak verildiğine ilişkin ibarenin yer almadığı, nitekim yine bono üzerinde malen mi yoksa nakden mi verildiğine dair ibarenin de bulunmadığı, davacının, kooperatif hissesi alımından kaynaklı oğlunun davalıya borcu olduğunu beyan ettiği, davalının da bu borçlar sebebiyle bononun davacı tarafından doldurulup verildiğini savunduğu, bu hususun aksine bir delil sunulamadığı gerekçesiyle; ispat edilemeyen davanın reddine, davalı lehine hükmedilen 384.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davasını ispatlayamaması nedeniyle sübuta ermeyen davanın reddine yönelik gerekçesi dosya kapsamına uygun ise de, dava dilekçesi ile dava değerinin 400.000,00 TL olduğunu ifade ederek belirtilen bu müddeabihe göre nispi harcın ikmal edilmiş olması karşısında, davanın niteliği de dikkate alınarak harçlandırılmış olan dava değeri üzerinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmı uyarınca davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken harçlandırılmayan dava değeri olan 3.000.000,00 TL üzerinden hesaplanarak fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine, davalı lehine hükmedilen 64.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında araç kiralama ilişkisi dışında bir ilişki bulunmadığını, nitekim davalı tarafça da bu durumun ikrar edildiğini, keza davalı asil ile davalının eşi arasında dosyaya yansıyan bir vekalet ilişkisi de bulunmadığını, deliller toplanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; harçlandırılan dava değeri 3.000.000,00 TL olduğu halde sehven 400.000,00 TL üzerinden müvekkili lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli görevsizlik kararının, müvekkili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine kaldırılması neticesinde, yapılan yargılama giderleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, yazılı bir belge ile ispatlanamamasına, İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararının kaldırılması üzerine yargılamaya devam edilmesi halinde, görevsizlik kararına karşı yapılan istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin ayrıca hüküm altına alınmasının mümkün olmamasına, bu giderlerin davanın esası hakkında verilecek nihai hükümde davanın sonucuna göre haksız çıkan tarafa yükletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda vekalet ücreti, nispi olarak hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır. Somut olayda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, dava değerinin 400.000,00 TL olduğu ifade edilerek, harçlandırılmış olan bu miktar üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; davacı tarafça icra takibine konu kambiyo senedinde yazılı olan 3.000.000,00 TL üzerinden hesaplanan eksik nispi harcın 02.11.2023 tarihinde dava dosyasına yatırıldığı, bu haliyle harçlandırılan dava değerinin 3.000.000,00 TL olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının (5) numaralı bendinde yer alan "64.000,00 TL vekalet ücretinin" ifadesi çıkarılarak yerine, "384.000,00 TL vekalet ücretinin" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.