Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3679 E. 2025/4969 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3679
Karar No
2025/4969
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2025/3 E., 2025/3 K.

Bölge Adliye (İlk Derece) Mahkemesi kararı, yargılamanın iadesini isteyen taraf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın iadesini isteyen taraf vekili; karşı tarafın müvekkili aleyhine 1.000,00 TL tutarında alacağın tahsili için dava açtığını, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/945 E - 2017/1199 K sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/5542 E - 2020/1865 Karar sayılı ilamı ile onandığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kabul gerekçesinde, (karşı tarafın) müvekkiline gayrimenkul satımı için para verip geri alamadığını ileri sürdüğü, karşı tarafın taraflarca imzaladıkları 08.10.2012 tarihli sözleşmenin (3.) maddesine dayandığı, bu maddede "01.01.2010 tarihinde bugüne kadar ..., ...'dan aşağıda belirtilen kişilere verilmek üzere nakit para almıştır." ibaresinin yazılı olduğu, ayrıca karşı tarafın iddiasını müvekkilinin hesabına gönderilen havale dekontlarına dayanarak iddiasını desteklemeye çalıştığı, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı belgeye itibar ederek davanın kabulüne karar verildiğini, başkaca bir hususun araştırılmadığını, karşı tarafça gönderilen paraların, ortağı ve temsilcisi olduğu dava dışı şirkette sigortalı çalıştığı dönemde müvekkili tarafından gerçekleştirilen işle ilgili yapılan ödemeler olduğunu, bu hususun İzmir 12. İş Mahkemesinin 2017/535 Esas sayılı dosyasında irdelenip 22.06.2023 tarihli kararı yargılamanın iadesine konu davanın kesinleşmesinden sonra elde edilebildiğini, aynı hususun İzmir 3. Vergi Mahkemesinin 2017/2132 E. sayılı dosyasında da irdelendiğini belirterek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375/1-c bendi gereğince, yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen belgenin kararın verilmesinden sonra elde edilmiş olması nedeniyle, yargılamanın iadesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Karşı taraf vekili; davalının tahsilatı geciktirme gayesi ile yargılamanın iadesini talep ettiğini, yargılamanın iadesi koşullarının bulunmadığını, müvekkili ile yargılamanın iadesini isteyen davalı arasında düzenlenen 08.12.2012 tarihli sözleşmenin devir sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin (3.) maddesine göre 01.01.2010 tarihinden itibaren sözleşme tarihine kadar yargılamanın iadesini isteyen davalının, müvekkilinden isimleri belirtilen kişilere verilmek üzere nakit para aldığının belirtildiğini, aldığı nakit paralara karşılık bazı taşınmazların tescili, dava açılması, sonuçlandırılması sonucu davalı hakkı %20 arsa payının yarısı olan %10'unun müvekkiline devredileceği hükümlerine yer verildiğini, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, kararın temyizde onanarak kesinleştiğini, yargılamanın iadesi sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığını, davalının yargılamanın iadesi sebebine dayanak sunduğu İş Mahkemesi kararının dava konusu olayla ilgisinin olmadığını, dava konusu olayın hisse devir sözleşmesi kapsamına uymayarak yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıya sözleşme kapsamında verilen tutarın geri ödenmesine ilişkin olduğunu, İş Mahkemesindeki yargılamanın ise davalının dava dışı .. Aliminyum San. Tic. A.Ş. de çalıştığı dönemin ilgili Kuruma bildirilmediğinin tespitine ilişkin olduğunu, yargılamanın iadesi için kanunda öngörülen 3 aylık yasal sürenin geçtiğini savunarak, talebin reddine karar verilmesini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılamanın iadesini isteyen davalının, sulh talebine dayanak gösterdiği belgelerin varlığına, İş Mahkemesinde görülen davada, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesini sunduğu 15.06.2023 tarihinde vakıf olduğu ve bu tarihe göre 3 aylık yasal süre içinde 07.09.2023 tarihinde yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu, yargılamanın iadesi talep edilen 2017/945 E. sayılı dosya incelendiğinde; uyuşmazlığın geçersiz taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme alacağına ilişkin olduğu, 6100 sayılı Kanunun 199. maddesi kapsamında yazılı belge niteliği taşıyan 08.12.2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı tarafından davalıya taşınmaz hisse devri için toplam 1.463.924,00 TL nakit ödendiğinin davalının imzalı beyanını taşıyan ve inkar edilmeyen yazılı belge ile sabit olduğu, davalının bunun aksini ancak aynı kuvvette bir yazılı belge ile ispatı gerektiği halde, dava konusu meblağın tamamının belgeden önce kendisine ödenmediğini veya daha sonra yazılı miktarın tamamının davacıya ödendiğini yasal bir delil ile kanıtlayamadığı, her ne kadar davalı davanın ilerleyen aşamalarında bir kısım banka dekontları ibraz ederek ödeme yaptığını savunmuş ve İlk Derece Mahkemesince de, bu ödemelerin dava konusu hisse devir sözleşmesi kapsamında davacının ödediği bedele karşılık yapıldığı kabul edilmiş ise de; davalının dayandığı banka havale ödemelerinin 24.10.2011-09.12.2012 tarihleri arasında yapıldığını, dolayısıyla dava konusu 08.12.2012 tarihli sözleşme yapılmadan önce, bu sözleşme kapsamında davalının edimini yerine getirip getiremeyeceği daha belirlenmeden ve netleşmeden davalı tarafından ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmenin hukuka uygun olmadığı, kaldı ki davacı tarafından davadan önce davalıya keşide edilen ilk ihtarnamenin 15.06.2015 tarihli olduğu, davalının bu ihtardan sonraki ihtarlarda da ödeme savunmasında bulunmadığı, hatta eldeki davanın da ilerleyen aşamalarında bu yönde bir savunma getirmediği, dolayısıyla yakın arkadaş olduğu dilekçeler içeriği ile sabit olan taraflar arasında, geçmişten gelen iş ve arkadaşlık ilişkileri kapsamında para alışverişleri bulunduğu, davalının banka kanalıyla hangi iş için gönderildiği açıklanmayan, sözleşme tarihinden önceki tarihlere dayanan havale dekontlarının, dava konusu sözleşme kapsamında yapıldığının kabulünün hukuken yerinde olmadığının 13.11.2017 tarihli karar ile tespit edildiği, ayrıca İş Mahkemesinde görülen davada; yargılamanın iadesini talep eden davalının davacı sıfatıyla yer aldığı, davalısının .. .. Alimünyum San. Tic A.ş. ile SGK olup hizmet tespitine ilişkin bir dava olduğu, taraflar arasında alacak-verecek ilişkisine ilişkin bir dava olmadığı gibi yargılamanın iadesine konu davanın davacısının da taraf sıfatının olmadığı gerekçesiyle, yargılamanın iadesi isteminin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yargılamanın iadesini talep eden vekili; Bölge Adliye Mahkemesince yargılamanın iadesine ilişkin delilleri toplanmadan, bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmadan karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle yargılamanın iadesine konu davanın geçersiz taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme alacağına ilişkin olmasına, yargılamanın iadesine dayanak gösterilen İş Mahkemesinde görülen davanın, yargılamanın iadesini isteyen tarafından dava dışı Şirket aleyhine açılan hizmet tespitine ilişkin dava açılmış bulunmasına, eldeki davada aleyhine yargılamanın iadesi istenen davacının o dosyada taraf bulunmamasına, kaldı ki yargılamanın iadesine dayanak gösterilen banka dekontlarının yargılama sırasında var olduğu ve yargılamanın iadesine konu olan kararda da hukuki niteliğinin tartışıldığı, dolayısıyla karar verilmesinden sonra ele geçirilen belge niteliğinde kabul edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, yargılamanın iadesini isteyen vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3679, K. 2025/4969, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3679-e-2025-4969-k-1ce869fe19fc