Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2947 E. 2025/4199 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2947
Karar No
2025/4199
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2654 E., 2023/2008 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/497 E., 2022/448 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili; davacının Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırlarında, ... Mevkiiinde bulunan 40.190, 36... yüzölçümlü 1 04... parsel sayılı taşınmazı ve bu taşınmaz üzerinde dikili mevcut bağ tevekleri ile sınırlarında badem, armut, vişne ve kiraz ağaçları bulunduğunu, davacıya ait bu birinci sınıf bağ niteliğindeki bu taşınmazda 29.06.2014 tarihinde davalıya ait enerji nakil hatlarının onarılması esnasında çıkan yangında taşınmazda bulunan bağ tevekleri ile sınırlarında bulunan armut, badem, vişne ve kiraz ağaçlarının tamamen yandığını, geriye yanık artıklarının kaldığını, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/159 Değişik İş dosyası ile yapılan tespitte yangının davalıya ait elektrik direğinden çıkan kıvılcım neticesinde meydana geldiğinin, meydana gelen yangının arazi üzerinde bulunan kuru otlar vasıtasıyla ilerlediğinin ve davacının tarımsal ürünlerine zarar verdiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporuna göre davacının taşınmazı olduğu gibi kullanması durumundaki geliri ile taşınmazda meydana gelen yangın sonucu oluşan net zararın tespit tarihi olan 2014 yılı için parasal olarak toplam değerinin 435.312,60 TL olduğunun tespit edildiğini, davalının arazisinin tamamen yandığı için yıllarca verdiği emeğin heba olduğunu ileri sürerek; davalının kusuru ile başlayan yangın sonucu müvekkilinin uğramış olduğu zarar nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 435.312,60 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Asli müdahiller vekili; haksız fiilden kaynaklanan tazminatın asli müdahillerin miras hissesi oranında davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; yangının çıkış sebebinin ve enerji nakil hattının kime ait olduğunun araştırılması gerektiğini, yangın olayı ile davalı arasında illiyet bağının olmadığını, olayda davacının ağır kusurunun bulunduğunu, davalının kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2017 tarihli kararıyla; dava konusu yerde bulunan davalıya ait havai hattın şiddetli rüzgar ile ark oluşturması sonucu yangının çıktığı, olay tarihi itibariyle tarla içinde ve dışında kuru otların olmasının muhtemel olduğu, ayrıca direk çevresi ve etrafından hiçbir güvenlik tedbirinin alınmadığı, buradan meydana gelebilecek elektrikten kaynaklanan yangınlarda asli kusur olarak davalının %85 oranında kusurlu ve sorumlu olduğu, gerekli önlemleri almada bir bakıma sorumlu olan kullanıcıların tamamının tali kusurlu olarak %15 oranında kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle dava kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporları denetime elverişli olmadığı gibi, ziraat bilirkişisi tarafından yanan ağaçların hayati özelliklerini kaybedip kaybetmediği, yeniden yeşerip ürün verip vermeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmadığı, elektrik bilirkişilerinin yangın çıkış sebebini kesin olarak belirlemedikleri, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, fen bilirkişi raporlarında yanan yerlerin ada parsellerin belirtildiği, celbedilen tapu kayıtlarında davaya konu yerin davacının babası olan ...'ya ait olduğunun görüldüğü, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin dava konusu yanan yerin ve içerisindeki bağın davacıya babasından kaldığının belirtildiği, Mahkemece dava harici diğer mirasçıların davaya dahil edilmesinin düşünülmediği, yanan ağaçların davacı tarafından ekilip ekilmediği yönünde bir araştırma yapılmadığı, ÇKS kayıtlarının istenilmediği, arazinin kuru veya sulu arazi olup olmadığı, verim durumunun belirlenmediği, üzerindeki ağaçların ürün verimine ilişkin İl ve İlçe Tarım Müdürlüğünden 2015 yılına ait verilerin getirtilmediği, İlk derece mahkemesince öncelikle, celbedilen tapu kaydına göre ölü olan tapu maliki ...'nın tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi veya davaya muvafakatlerinin sağlanması suretiyle usuli eksikliklerin giderilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra ÇKS kayıtları, İl ve İlçe Tarım Müdürlüğünden ilgili belgeler, taraflarca dosyaya sunulacak tanık, fotoğraf diğer bilgi ve belgeler toplandıktan sonra olay yerinde ziraat ve iki elektrik bilirkişisi marifetiyle keşif yapılarak tanıkların ve mahalli bilirkişilerin mümkünse keşif mahallinde dinlenilmesi, yangın çıkış sebebinin kesin olarak tespiti, belirtilen hususlar yönünden bilirkişilerden usul, yasa ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli rapor alınması, tarafların kusurunun belirlenmesi ile illiyet bağının kurulması, raporlar arasında oluşacak çelişkilerin giderilmesi, tarafların tüm itirazlarının değerlendirilmesi ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; meydana gelen olumsuz hava koşulları sonucu aşırı rüzgar nedeni ile ilgili parselin yakınında bulunan davalıya ait elektrik direğinden çıkan kıvılcımların yangına sebebiyet verdiği, dolayısı ile davalının üzerine düşen bakım ve onarım sorumluluğunu yerine getirmekte ağır ihmallerde bulunduğu ve oluşan yangından dolayı bu hususta illiyet bağının olduğu, kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince kurtuluş kanıtı da getiremediği, davalının yangının meydana gelmesinden ve dolayısıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bilirkişiler tarafından %15 olarak belirlenen kusur indirimi tespit edildiği, yangının çıkış şekli ve somut olayın özelliği, yangının çıktığı gün havanın rüzgarlı olması göz önüne alındığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51. ve 52. maddeleri uyarınca kusur indirimi üzerinden %20 hakkaniyet indirimi yapıldığı, yapılan hakkaniyet indirimi sonucunda yerleşik Yargıtay içtihatları göz önünde tutularak, davacı taraf vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayarak davacı ...`nın asli müdahil ... ve ...`ın muvafakatini alamadığı, taşınmazın üzerindeki mütemmim cüzlerle birlikte ...`dan mirasçılarına intikal ettiği kabul edilerek; asli müdahilin talebinin kabulüne, davacı ...`nın davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; mirasçıların aralarında muris ...'nın mirasını paylaştığını, taşınmazın yaklaşık 50 yıl boyunca davacının zilyetliğinde olduğunu bu süre boyunca tüm gider ve bakımlarının davacı tarafça yapıldığından asli müdahil tarafların taleplerinde haksız olduklarını, davacıya kusur atfedilemeyeceğini, taşınmazdaki ağaçların eksik hesaplandığını, bilirkişi raporuna karşı sunmuş oldukları itirazların dikkate alınmadığını, kapitalizasyon faizinin %5 alınmasının ve tazminat miktarından %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asli müdahile dilekçesine karşı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmalarına rağmen yemin delilinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, oluşan zarar ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağının ve kusurlarının bulunmadığını, kapitalizasyon faizinin hatalı olduğunu, hakkaniyet indiriminin daha fazla yapılması gerektiğini, davacının ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya ait enerji nakil hattından kaynaklanan yangın nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle zarar miktarı ile kusur ve indirim oranlarının belirlenmesinde isabetsizlik görülmemesine göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Davacılar ..., dava konusu taşınmaz murisi ... adına kayıtlı olsa da 50 yıldır kendi zilliyetliğinde olduğunu, bu süre boyunca tüm gider ve bakımlarının kendisi tarafından yapıldığını belirtmiş, asli müdahiller ise taşınmazdaki bağ tevekleri ve ağaçların murisleri ...'dan miras kaldığını ileri sürmüştür. Mahkemece asli müdahillerin taşınmazdaki miras payları dikkate alınarak bağ tevekleri ve ağaçlarda oluşan zarardan miras payları oranındaki miktarın davalıdan alınarak asli müdahillere verilmesine karar verilmiş ise de, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin; bağın ...'dan miras kaldığını, taşınmazlardaki ağaçların ise ... tarafından yetiştirildiğini beyan ettikleri gözetildiğinde, yangın nedeni ile bağ teveklerinde oluşan zarar miktarında asli müdahillerin miras payları oranında alacaklı oldukları yönünde kabul yerinde ise de; aynı yangın nedeni ile taşınmazdaki ağaçlarda oluşan zarar miktarı yönünden asli müdahillerin herhangi bir haklarının olmadığı, ağaçlarda oluşan zarar nedeni ile tespit edilen miktardan gerekli indirimler yapıldıktan sonra kalan miktarın davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2947, K. 2025/4199, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2947-e-2025-4199-k-c9fcb69a4825