Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2232 E. 2025/5430 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2232
Karar No
2025/5430
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1675 E., 2025/549 K. DAVA TARİHİ : 12.06.2014 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/353 E., 2023/364 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... .... geldiler. Başka gelen olmadı. Sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının 29.09.1998 tarihinde evlendiğini, müvekkilinin babası tarafından verilen para ile alınan arsaların satışı nedeniyle 11.12.2007 tarihinde 3.390.001,86 TL, 24.08.2010 tarihinde 1.230.747,21 TL'nin davalının ... Türk Katılım Bankasındaki iki ayrı hesabına yatırıldığını, müvekkilinin eşi olan davalının yönlendirmesi sonucu hesaplardaki paradan tasarruf yapılabilmesi için önce 13.08.2007 tarihinde yetki, 12.04.2011 tarihinde de noterden vekaletname verdiğini, davalının vekaleti kötüye kullanarak tespit edilebildiği kadarıyla 11.12.2007 tarihinde 1.500.000,00 TL + 1.672.650,00 TL'yi nakit, 15.04.2011 tarihinde 1.120.335,89 TL'yi müvekkilinin adını kullanarak, şahsen ödenmiş gibi fakat dekontları kendisi imzalayarak çektiğini ve müvekkiline iade etmediğini, davalının kandırmaları sonucu tarafların protokol düzenlenmeden, nafaka, maddi manevi tazminat talebi olmaksızın boşandıklarını, vekil olan davalının vekalet görevini özenle yerine getirmediğini ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek; belirsiz alacak ve tespit davası olarak şimdilik 100.000,00 TL alacağın vekaleten davalının uhdesine geçtiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 6.471.030,48 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; hile iddiası bakımından hak düşürücü süre ile zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının ileri sürdüğü işlemlerin müvekkili tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, mevcut para transferlerinin evlilik birliği içerisinde yapılmış yasal banka işlemleri olduğunu, yapılan banka işlemlerinin eşlerin bilgi ve onayı ile yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının taşınmaz satışında vekil olarak görev aldığı hususu davacı tarafça ispatlanamadığı gibi davalının hesabına yatan veya davalının davacı hesabına yatırdığı paraların taşınmaz satışından kaynaklandığı hususunun da ispat edilemediği, davacının ilk talebi olan, evlilik birliği devam ederken davalı eşe verilen vekaletin kötüye kullanılması ve vekil olarak tahsil edilen bedellerin istemi yönünden davalının davacı adına tahsil ettiği bir para olduğu tespit edilemediğinden bu talep yönünden davanın reddine karar verildiği, davacının ikinci talebinin, vekaletnameye dayanılarak bankadan çekilen bedellerin verilmemesinden dolayı alacak istemine ilişkin olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Silivri Aile Mahkemesinin 2016/596 Esas sayılı dosyasında vekalet ilişkisi nedeniyle çekilen paraların tahsili istemine ilişkin talep kısmı ile bu davanın vekaletnameye dayanılarak bankadan çekilen bedellerin verilmemesinden dolayı alacak istemlerinde dosya taraflarının ve maddi vakıaların aynı olduğu, her iki dosyanın talep sonuçları farklı ise de Silivri Aile Mahkemesindeki davanın kısmi dava olarak açıldığı, mahkeme dosyasının belirsiz alacak davası olarak açıldığı, aynı taleple ilgili kısmi dava açıldıktan sonra tüm alacağı kapsar nitelikte ayrı bir dava açılamayacağından davacının ikinci talebi olan vekalet ilişkisi nedeniyle çekilen paraların tahsili talebinin derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiği belirtilerek davalının vekil olarak tahsil ettiği bedellere ilişkin talebin esastan reddine, davacının vekaletnameye dayanarak bankadan çeken bedellerin verilmemesinden kaynaklı açmış olduğu davanın da derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı taraf her ne kadar davalının hesabına yatan bir kısım bedellerin taşınmaz satışından kaynaklandığını iddia etmiş ise de buna ilişkin somut bir delil sunamadığı, davacının banka hesabından davalının hesabına aktarılan miktara yönelik de davalının vekil olarak hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediği, 06.12.2021 tarihinde alınan bilirkişi rapor içeriğinde, tarafların iddia ve savunmaları nazara alınmak suretiyle banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda üç para hareketi toplamının 4.292.985,89 TL olduğu, davalının hesabından davacıya gönderilen 1.755.000,00 TL'nin ne için gönderildiği konusunda davacı tarafından açıklama yapılmaması halinde bu bedelin tenzili suretiyle davalının uhdesinde kalan tutarın 2.537.985,89 TL olduğunun tespit edildiği, davalının vekil olarak davacının hesabından çektiği ve banka kayıtlarına göre kendi hesabına aktardığı 1.120.335,89 TL ve yine 1.500.000,00 TL yönünden hesap verme yükümlülüğünü yerine getiremediği, dolayısıyla hesap yönünden alınan bilirkişi raporu sonucunda banka hesap hareketlerine göre 2.537.985,89 TL yönünden davalının sorumluluğu bulunduğu yönündeki bilirkişi raporunun yerinde olduğu belirtilerek; davacının istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 2.537.985,89 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının istinaf başvurusunun kurulan hüküm nazar alındığında değerlendirilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davalının vekilin hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği gözetilmediği gibi davacının taşınmazlarının satış bedelinin 9.000.000,00 TL olduğu, doğrudan ya da vekili vasıtasıyla dolaylı olarak davacının banka hesabına taşınmaz satış tarihine yakın tarihlerde toplam 8.986.330,00 TL yatırıldığı ve davalı vekil tarafından tamamının çekildiğine dair delillerin değerlendirilmediğini, satış bedelinin tapuda gösterilen kısmının alıcı tarafından doğrudan müvekkilinin banka hesabına yatırıldığını, kalan kısmın müvekkili hesabına yatırılmak üzere davalı vekile verildiğini ve onun vasıtasıyla hemen yatırıldığını, buna rağmen ödenen bedellerin satış bedeli olduğunun ispat edilemediği belirtilerek davanın kısmen reddinin yerinde olmadığını, ayrıca paranın vekil tarafından çekildiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının taşınmazların tapuda gösterilenden daha yüksek bedelle satıldığına dair iddiasının kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından reddi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin taşınmaz satışında taraf ya da vekil olarak yer almadığını, vekil olarak çekilen paralarla ilgili talebin derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, aksi halde ise iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi gerektiğini, hükme esas alınan raporda hesap hareketlerinin yanlış değerlendirildiğini, paraların müvekkili tarafından vekaleten çekildiği iddiasının ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1.Vekalet akdinin kurulduğu ve vekaleten paraların bankadaki hesaptan çekildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4.maddesi gereği vekalet akdinden kaynaklanan alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımı vekilin hesap vermesiyle birlikte işlemeye başlar. Eldeki davada, vekil olarak hareket eden davalı hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, hangi tarihte hesap verdiğini ve vekil olarak tahsil ettiği paraları davacıya iade ettiğini ispatlayamamış olmakla dava tarihi itibariyle henüz zamanaşımı işlemeye başlamadığından davalının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/538 E., 2011/679 K. sayılı dosyasının İncelenmesinde; Mahkemenin 08.12.2011 tarihli kararıyla feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edildiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.10.2015 tarihli, 2015/8709 E., 2015/18662 K. sayılı kararıyla; kararın bozulduğu, bozma üzerine Mahkemece davaya bakmakla Aile Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, yargılamanın Silivri Aile Mahkemesinin 2016/596 Esasında devam ettiği, davacı vekilinin ara karar üzerine eldeki davanın ''eşler arasında mal rejiminin tasfiyesine ilişkin'' olduğunu, bu nedenle Aile Mahkemelerinin görevli olduğunu beyan ettiği, diğer talebin ise davalının boşanmadan önce hesabında bulunan 347.570,63 TL'yi 18.05.2011 tarihinde mal kaçırmak amacıyla başka bir hesaba aktarması nedeniyle edinilmiş malda katılma alacağına ilişkin olduğunu, vekaletin kötüye kullanılarak hesap verilmemiş olması nedeniyle açılan davanın başka bir mahkemede derdest olduğunu beyan ettiği, bu durumda her iki dosyanın talep sonuçlarının farklı olduğu anlaşılmakla davalının derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesine yönelik temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Davacı tarafından, ... Katılım Bankası ... Şube Müdürlüğüne13.08.2007 günü düzenlenen belgede; “Nezdinizde bulunan 728887 sayılı hesapta ... her türlü yetkiye (para yatırma, çekme, döviz alma, satma, EFT, hesap açma, kapama- havale vs.) sahiptir.” denildiği anlaşılmıştır. ... 27.Noterliğinde 12.04.2011 tarihinde düzenlenen vekaletname ile; davacının T.C. Hudutları dahilinde halen mavcut ve bundan böyle mevcut olacak bilimum resmi, milli ve yabancı bankalar nezdinde mevcut her nevi hesaplarda; dilediği miktarda para çekmeye, hesaplara para yatırmaya, yeni hesaplar açmaya, dilerse kapamaya, gelmiş ve gelecek olan havaleleri almaya, makbuzları imzaya davalıyı vekil tayin ettiği anlaşılmıştır. ... Tapu Müdürlüğünün 02.02.2016 tarihindeki yazısı ekindeki Tapu Kaydı ve Resmi Senet'e göre; ... İli ... İlçesi ... Mahallesi, ... Yolu Mevkii 891 Ada, 25 Parsel sayılı ''Bahçeli Kargir Ev'' vasfındaki taşınmazın tamamı ve yine ... İli ... İlçesi ... Mahallesi, ... Yolu Mevkii 891 Ada, 26 Parsel sayılı ''Bahçeli Kargir Ev'' vasfındaki taşınmazın tamamı davacı adına kayıtlı iken vekili ... ... tarafından (... 27. Noterliğinin 01.05.2007 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesine istinaden) her bir taşınmazın ayrı ayrı 750.000,00 TL bedelle 05.10.2007 tarihinde ...'e satıldığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bu belgelerin incelenmesinde; davacının ileri sürdüğü taşınmazın davalı tarafından satıldığı iddiasını ispatlayamadığı, davalının taşınmaz satışında bizzat ya da vekaleten yer almadığı, davacı adına kayıtlı taşınmazın dava dışı vekili .......... tarafından satıldığı, davacı tarafından taşınmazların tapuda yazılı olandan daha yüksek bedelle satılarak bakiye kısmın kendisi adına davalı hesabına yatırıldığı ancak iade edilmediğine yönelik iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 4.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalının hesabından davacı hesabına 13.08.2007 tarihinde gönderilen 1.775.000,00 TL davacının alacaklarından mahsup edilmişse de; davalının vekil olarak davacının hesabından 11.12.2007 tarihinde 1.500.000,00 TL, 11.12.2007 tarihinde 1.672.650,00 TL, 15.04.2011 tarihinde 1.120.335,85 TL olmak üzere toplam 4.292.985,85 TL çekilmiş olup; bu bedelden herhangi bir açıklama yapılmaksızın, davalı hesabından bu tarihlerden çok öncesinde 13.08.2007 tarihinde davacı hesabına gönderilen 1.775.000,00 TL'nin mahsubunun yerinde olmadığı, açıklama içermeyen havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığının kabulü gerektiği, 1.775.000,00 TL'nin davacının alacaklarından mahsubunun yerinde olmadığı anlaşılmakla kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 5. BK'nın 392/2.maddesinde yer alan; ''vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermeğe mecburdur.'' düzenlemesi gereğince; vekilin, vekil eden adına tahsil ettiği para için ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı, diğer bir anlatımla vekilin vekaletle ilişkili olarak aldığı ancak teslimde geciktiği para için ödemekle yükümlü olduğu faizin başlangıç tarihinin, paranın tahsil edildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda davacının ıslah dilekçesindeki talebi doğrultusunda davalının vekil olarak tahsil ettiği her bir miktarın vekaleten paranın çekildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda yer alan 1., 2. ve 3.bentteki açıklamalar doğrultusunda davalın tüm, davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda yer alan 4. ve 5.bentte yer alan açıklama doğrultusunda temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371.maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2232, K. 2025/5430, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2232-e-2025-5430-k-b63e7588a68c