Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2203 E. 2025/5429 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2203
- Karar No
- 2025/5429
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1711 E., 2023/1911 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/689 E., 2022/149 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı/ birleşen 2015/818 E. sayılı davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı/birleşen davada davalı ... ... Medikal Hiz. Tic. Ltd.Şti. (....Ltd.Şti.) ve birleşen 2015/818 E. sayılı davada davalı ... ... ... Medikal Hizmetleri Ltd.Şti. (... Ltd. Şti.) vekili Avukat .... ile davalı/ birleşen 2015/818 E. sayılı davada davacı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı şirket vekili; Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişinin ... ... ... ve ... ... ... Hastanelerine (.... ... Sağlık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.nin işlettiği dönem) ait iş ve işlemlerinin incelenmesi sonucu SGK Özel Sağlık Hizmet Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesini ihlal ettiği gerekçesiyle, hastaneye gelmeyen 222 hasta için 2.955 adet işlem karşılığında sözleşmenin (11.1.5.) maddesi gereği 23.640.000,00 TL, yine sözleşmenin (11.1.1.) maddesi gereği fatura eki belgelerin SUT'ta öngörülen şekilde usulüne uygun olarak düzenlenmediği gerekçesiyle 50 adet işlem karşılığı 10.000,00 TL ve ''Personele İlişkin Hükümler'' başlıklı (8.3.) maddesinin ihlal edilerek izinli personel adına işlem yapıldığı gerekçesiyle aynı sözleşmenin (11.1.) maddesi gereği 269 adet işlem için 269.000,00 TL olmak üzere toplam 23.919.000,00 TL cezai şart uygulanmasına ve bu cezai şartın müvekkili şirketten tahsiline karar verildiğini, raporda bahsedilen usulsüz işlemlerin yapıldığı tarihte hastanenin sahibinin ....Ltd.Şti. olduğunu, adı geçen şirketin de hastaneyi ... .. Ltd.Şti. ile 2012 yılında ruhsat işletme hakkı ve kadro devir sözleşmesine istinaden devrettiğini, müvekkili şirketin adı geçen hastaneyi 29.09.2014 tarihinde ... Ltd.Şti. ile yapmış olduğu Ruhsat İşletme Hakkı ve Kadro Devir Sözleşmesine istinaden devraldığını, SGK tarafından tespit edilen usulsüzlüklerin 01.01.2011 - 31.12.2013 tarihleri arasında olup, uygulanan cezai işlemin müvekkili ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, cezai şarta dayanak yapılan raporun tek taraflı hazırlandığı gibi eksiklik ve yanlışlıklar içerdiğini ileri sürerek; cezai şartın doğumu ve miktarının tespitine, cezai şarttan şirketin sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen 2015/348 E. sayılı dosyada davacı vekili; dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı Kurum arasında 19.06.2009 tarihinde Sağlık Hizmetleri Alma Sözleşmesi imzalandığını, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün 01.07.2015 tarihli ve 9787533 sayılı talimatı ile davacı şirket ile imzalanan Sağlık Hizmetleri Satın Alma Sözleşmesinin feshedilmesine karar verildiğini, fesih işlemine dayanak yapılan müfettiş raporunda bahsedilen ... Hastanesi ile ... ... Hastanesinin müvekkili şirket ile bir ilgisi bulunmadığını, ... ... Hastanesi bir işletme adı olmakla birlikte müvekkili şirkete ait SSK Sicil Numarasının farklı olduğunu, müfettişlerce 01.01.2011-30.04.2014 tarihleri arasındaki iş ve işlemlerin inceleme konusu yapıldığını, ancak müvekkili şirket ile davalı Kurum arasındaki sözleşmenin 10.10.2014 tarihinde imzalandığını, raporda belirtilen hususlar daha önceki bir döneme ilişkin olduğundan müvekkili şirketinin sorumluluğu olmadığını, fesih işlemine dayanak gösterilen raporun ise hatalarla dolu olduğunu ileri sürerek; müvekkili şirkete uygulanan fesih işleminin iptaline, davanın ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.ye ihbar edilmesine ve uygulanan fesih işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına ilişkin verilen tedbir kararının devamı ile fesih işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2015/818 E.sayılı dosyada davacı vekili; ... ... Hastanesince anlaşmalı olunan branşlardan muhtelif dönemlerde Kuruma fatura edilen tüm tanı ve tedavi işlemlerinin SHS ve SUT hükümlerine uygunluk bakımından denetlendiğini ve yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda; muayene ve tedavi girişi yapılan hastalar ile yapılan görüşmelerde hizmet detay belgelerinde belirtilen muayene, tedavi tahlil ve tetkiklerin büyük bir bölümünü yaptırmadıklarını, izinli doktorlar adına muayene ve tedavi bedellerinin fatura edildiğini, 2.955 adet sağlık hizmetinin bu şekilde Kuruma fatura edildiğini, sözleşmenin (11.1.5.) maddesi hükmü gereği 2.955 işlem karşılığında cezai şart miktarının her bir işlem için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 23.640.000,00 TL tutarında cezai şart tespit edildiğini, davalı ... ... Ltd.Şti.nin, ... ... Hastanesini işletmesi nedeniyle Kurum nezdinde bulunan alacaklarından kesinti yapılarak 194.848,24 TL tahsil edildiğini, bakiye alacaklarının 23.724.151,76 TL olduğunu, davalı ... Ltd.Şti.nin ise devreden şirket olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 23.724.151,76 TL cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte işletmeyi devreden ve devralan davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili; Kurum tarafından yapılan tüm işlemlerin gerek Kanun gerekse protokol hükümlerine uygun olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen 2015/348 E. sayılı dosyada davalı vekili; işbu dava dosyası ile Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/261 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan cezai şartın iptali davalarının konusunun davacı tarafın aynı eylemlerinden kaynaklanmakta olduğunu ve işlem dayanağının aynı müfettiş raporu olduğunu savunarak, davaların birleştirilmesi ile reddini istemiştir. 3.Birleşen 2015/818 E. sayılı dosyada davalı ... Ltd. Şti. vekili; aynı davanın davalı ... ... Ltd.Şti. tarafından Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığını ve derdest olduğunu, derdest dava var iken yeniden dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, söz konusu soruşturma sonucu düzenlenen raporun taraflarına tebliğ edilmediğini, rapor ve soruşturma için herhangi bir savunma, bilgi ve belge istenmediğini, müvekkili şirketin hastaneyi ... ... Hastanesine devrederken hastanenin arşivini de devrettiğini, bu nedenle geçmiş dönemde yapılan ve usulsüz olduğu iddia edilen işlemlere karşı savunma yapmalarının mümkün olmadığını, bu durumun adil yargılama ilkesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 4.Birleşen 2015/818 E.sayılı dosyada davalı ... ... Ltd. Şti. vekili; davaya konusu işlemlere ilişkin Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıkları, davanın derdest olduğunu, bu nedenle eldeki davanın usulden reddi gerektiğini, soruşturma sonucu düzenlenen raporun tek taraflı hazırlandığını, raporda eksik ve yanlışlıklar yapıldığını, hastanede avuç içi damar izi sistemiyle kimlik doğrulama sistemi yapıldığını, hastaların ancak fiziki olarak hastaneye gelerek avuç içlerini okutarak muayene olabileceğini, bu nedenle hastanede hayali hasta kayıtları yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, e-reçete sisteminin her hekimin kendine özgü bilgileri ve şifresi ile kullanıldığını, hekimlerin bilgisi olmadan reçete düzenlenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyanın birleşen ve asıl davalar yönünden ek rapor aldırılmak üzere bilirkişi heyetine gönderildiği, heyetce davacı ... ... Ltd. Şti. (.. ... ... Hastanesi) tarafından açılan 2015/348 E. sayılı dosyasındaki istem yönünden 2016 ve sonraki yıllar yönünden feshin zaten uygulanmadığı, bu yönüyle 2016 ve sonraki yıllar için uyuşmazlığın ortadan kalktığı, 2015 ve öncesi feshin uygulandığı yıllar için ise davacının yerinde görülen 2.288.000,00 TL cezai şart nedeniyle feshin iptalini gerektiren bir nedene rastlanılmadığı, birleşen 2015/818 E. sayılı dosya yönünden asıl dosyada yerinde olduğu değerlendirilen cezai şart tutarı olan 2.288.000,00 TL Kurumun cezai şart alacağının bulunduğunun hesaplandığı, rapor doğrultusunda karar vermek gerektiği gerekçesiyle ve tashihen; asıl davanın kısmen kabulü ile 28.11.2014 tarihli rapora istinaden davacının davalı Kuruma 21.352.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2015/348 E. sayılı dosyası yönünden; davanın reddine, birleşen 2015/818 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile 2.288,000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/ birleşen davada davacı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama süresinde alınan raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/ birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili; davacının uygulanmasına karar verilen kesintilerin haksız olduğunu değil 01.01.2011-31.12.2013 tarihleri arasındaki borçlardan sorumlu olmadığını iddia ettiğini, buna rağmen Mahkemece talep aşılarak hüküm kurulduğunu, davacının aynı konuda Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2016/393 E.sayılı davanın reddine dair verilen kararın kesinleştiğini, bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca 23.919.000,00 TL taleple açılan davada nisbi harç yatırılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, bilirkişinin raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, bilirkişilerin yerinde inceleme yapması gerektiğini, dosyada yer alan belgelerin yeteri kadar incelenmediğini, hastaların başka illere tayin olduğunu, sağlık hizmeti alamadık demelerine rağmen beyanlarına itibar edilmediğini, kadın olan hasta için testis muayenesi yapıldığı belirtilerek Kuruma fatura edildiğini, buna rağmen hükme esas alınan raporda kesintinin yerinde olmadığının değerlendirildiğini, bunun da raporun eksik incelemeyle düzenlendiğini ispatlar nitelikte olduğunu, avuç içi okuması yapılmayan hastalara da avuç içi okuması yapılmış ve hizmet verilmiş gibi fatura kesildiğini, taleplerine rağmen soruşturma dosyası celp edilmeksizin karar verildiğini, üç şirketin de usulsüz işlemler yapan tüm borçlardan birlikte sorumlu olduklarını, davacı oldukları dosyada temerrüt tarihinden itibaren avans faizi istediklerini, Mahkemenin ise dava tarihinden itibaren faize hükmettiğini, kesinti tarihlerinin sabit olduğunu, 2015/348 E. sayılı dava dosyasında ise yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada Kurum tarafından ihdas edilen cezai şarttan sorumlu olunmadığına ilişkin menfi tespit istemine, birleşen 2015/348 E. sayılı dosyada fesih işleminin iptaline, birleşen 2017/818 E. sayılı dosyada cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. 1.Hükme esas alınan raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğu, cezai işleme dayanak Kurum müfettiş raporunda; beyanı alınan bir kısım hasta ya da hasta yakınları muayene ve tetkiklerin kendilerine ait olduğunu, bir kısım hasta ise tam olarak hatırlayamadıklarını beyan ettikleri halde cezai işlem uygulandığı, bilirkişi kök raporunda hastalara ait epikriz raporları, yapılan BT'ler, tahlillere ilişkin belgelerin de incelendiği ve hasta olmadan gerçeğe aykırı olarak anemnez alınamayacağı belirtilerek cezai işlemlerin yerinde olmadığı kanaatinin bildirildiği, tayin olarak Ağrı İlinden ayrıldığı halde muayene girişi yapıldığı belirtilen hastaların tayin olarak ayrıldıkları tarihe ilişkin belgelerin Kurum tarafından sunulan evraklar içerisinde yer almadığı, yalnızca beyana dayanarak cezai şart düzenlenmesinin yerinde olmadığı, bu hususta ispat yükü üzerinde olan davalı Kurumun iddiasını ispatlayamadığı, temyiz dilekçesinde kadın hasta için yapılan testis muayenesine ilişkin kesintinin yerinde olmadığının kabul edildiği belirtilmişse de; bilirkişi ek raporunun 423. sayfasında bu işlem yönünden; ''Hastanın vermiş olduğu ifadenin gerçekleri yansıttığı, bu nedenle sözleşme (11.1.15.) maddesince 3 tedavi bedeli karşılığı 24.000,00 TL'lik cezai işlem yerinde olduğu"nun kabul edildiği, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerine ve tarafların haklılık durumuna göre usul ve kanuna uygun olarak belirlendiği, asıl dava dosyasına ilişkin olarak dosyada bulunan 14.04.2015 tarihli harçlandırma formunda dava değerinin 23.919.000,00 TL olarak belirtildiği ve bu bedel üzerinden 408.476,73 TL nisbi harç yatırıldığı anlaşılmakla; davalı/ birleşen davada davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. 23.919.000,00 TL cezai şartın tahsil edileceğine dair 25.02.2015 tarihli Kurum yazısı davacı/ birleşen davada davalı ...Ltd.Şti.ne 02.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak diğer davalı ... Ltd.Şti.ye yazının tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir belge ya da açıklama yer almamaktadır. Bu durumda birleşen 2015/818 E. sayılı davada davacı Kurum temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz talep etmiş olmasına rağmen, Mahkemece davalılardan ...Ltd.Şti. yönünden dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı/ birleşen davada davacıKurumun vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ''Birleşen Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/818 Esas sayılı dosyası yönünden; Davanın Kısmen Kabulü ile 2.288.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, fazlaya dair talebin reddine," şeklindeki bendinin çıkartılarak yerine; '''Birleşen Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/818 Esas sayılı dosyası yönünden; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile 2.288.000,00 TL cezai şart alacağının davalı ...Ltd.Şti. yönünden temerrüt tarihi olan 02.03.2015 tarihinden, diğer davalı ... Ltd.Şti. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınacak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen 2015/348 E. sayılı davalarda davacı, birleşen 2013/818 E. sayılı davada davalılardan alınarak, davalı birleşen 2018/818 E. sayılı davada davacı Kuruma verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.