Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2097 E. 2025/5417 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2097
Karar No
2025/5417
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1092 E., 2025/226 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/380 E., 2023/463 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından talep edilmekle; 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; su dağıtım işinde çalışan müvekkilinin, 06.07.2012 günü dava konusu iş hanına su götürdüğünü, hanın 2. katına asansörle çıkarak su bıraktığını, dönüşte inmek için asansörün kapısını açıp adım attığında asansör boşluğuna düşerek ağır yaralandığını, oluşan zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek; şimdilik 25.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, 06.06.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.480.993,54 TL olarak belirlemiş, 03.10.2023 tarihli dilekçe ile de taleplerini 1.904.315,41 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; müvekkilinin binada bağımsız bölüm maliki olduğunu fakat işletmesi bulunmadığını, yönetici olmadığı gibi yaşı itibariyle binadaki hareketleri kontrol edebilecek durumda olmadığını, binada arsa sahibi olarak daha büyük hissesi olduğundan yapılan her türlü giderlerin müvekkilinden talep edilmekte olduğunu, iş merkeziyle ilgili her türlü masrafa katıldığını, asansörün tamiri ve bakımı için de kendisinden istenen paraları her zaman ödediğini ancak hiçbir zaman bir yönetici olarak iş merkezine gelip vaziyet etmediğini, bu nedenle meydana gelen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kapısında 'Arızalıdır' yazısı olan asansörü kullanmaya çalışan davacının da sorumlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kazanın meydana geldiği asansörün genel bakımının 31.03.2012 tarihinde yapıldığını, genel bakımda asansörün herhangi bir mekanik arızasının olup olmadığının kontrol edilerek, asansör genel bakım formu ile birlikte iş hanı yönetimine teslim edildiğini, bunun dışında iş hanı yönetiminden veya iş hanında faaliyet gösteren iş yerlerinden, müvekkiline iletilmiş asansör bakımının yapılmasına dair yazılı veya sözlü bir talep olmadığını, kazanın genel bakımın yapılmasından yaklaşık 3,5 ay sonra meydana geldiğini, kazanın meydana geldiği asansörün eski olduğunu, bu süre içerisinde asansörde başka bir mekanik veya teknik bir arıza meydana gelmiş olmasının da mümkün olduğunu, meydana gelen zarar ile müvekkilinin fiili arasında illiyet bağı bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılardan ...'in dava konusu taşınmazda %46 hisseye sahip kat maliki olduğu, iş merkezinde olay tarihinde bir yönetim olmadığı, bu davalının iş hanında fazla hisse sahibi olması nedeniyle iş merkezinin bir takım eksikleri ile ilgilendiğinin sabit olduğu, ...'in Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinde davacının taksirle yaralanmasına sebebiyet verme suçundan yargılandığı ve cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı ...'in kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalılardan ... Asansör yetkilisi ... Küçükçekmece 21.Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle yaralama suçundan yargılandığı ve cezalandırılmasına karar verildiği, ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda adı geçen davalının kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında alınan kusur raporlarında; davacının %10, davalı ... Asansör sahibi ... %15, ... İş Merkezi kat maliklerinin %55, davalı ...'in kendi adına %20 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor hazırlandığı, 07.02.2022 tarihli raporun olayın oluşuna uygun olduğu, davacının olay nedeniyle vücudunda 6. dereceden kemik kırığı meydana geldiği, davacının iş göremezlik durumunun tespiti yönünden alınan raporda; olay tarihindeki geçerli olan Yönetmeliğe göre %48,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olacağının tespit edildiği, tarafların kusur durumu, SGK tarafından davacıya bağlanan ve Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2020/230 E. sayılı dosyasından rücuen tazminat davasına konu edilen ve SGK tarafından ödenen 78.035,25 TL'nin yarısının davalıların kusur oranları dikkate alınarak hesap edilen tazminat miktarından düşülürek yapılan hesaplama ile yine hesap bilirkişisinin AGİ dahil ve AGİ dahil olmadan yaptığı hesaplamadan; davacının uyaptan alınan SGK kaydına göre aktif dönemde olması nedeniyle AGİ dahil hesaplama esas alınarak belirlenen 1.904.315,41 TL'nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 61. maddesi gereğince davalılar ... ve ... tahsili gerektiği, dava konusu taşınmazda seçilmiş bir yönetici ve yönetimin olmadığı, bu haliyle ... İş Merkezi Yönetiminin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı, ... İş Merkezi Yönetimine yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğinden bahisle; davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, 1.904.315,41 TL'nin davalılar ... ve ... olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, ... İş Merkezi Yönetimi yönünden açılan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; paylı mülkiyette paydaşlar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan, başlangıçta davalı olarak gösterilmeyen diğer paydaşların dahili dava yoluyla davaya katılmasının mümkün olmadığı, Mahkemece yaptırılan kusur incelemesinin dosya kapsamına uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, olay tarihinde dava konusu taşınmazda seçilmiş bir yönetici ve yönetimin olmadığı, bu haliyle ... İş Merkezi Yönetiminin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı, 25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiş olmakla, somut olayda kaza tarihinde Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması yürürlükte olduğundan, davacı için pasif dönem için hesap bilirkişi raporunun AGİ dahil edilmeden yapılan hesaplama bölümünün hükme esas alınması hukuka aykırı olmakla, tazminat miktarının 1.774.548,54 TL olduğu, hükmün davalı ... tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle bu davalı yönünden kesinleştiği gerekçesiyle; davacı vekilinin başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 1.774.548,54 TL maddi tazminatın (davalı ... yönünden 1.904.315,41 TL), davalılardan ... ve ... olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ...'in sorumluluğunun 1.774.548,54 TL miktarla sınırlı olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, ... İş Merkezi Yönetimi yönünden açılan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz talebinde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; hesaplamalarda kullanılan ücretin gerçek ücretten daha az olduğunu, bu yöndeki istinaf itirazlarının dikkate alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince yeni hüküm kurulurken, hükme esas aldığı bilirkişi raporu ile karar tarihi arasında meydana gelen asgari ücretteki değişim dikkate alınarak, yeni bir hesap yaptırılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının da az olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili; diğer kat maliklerinin davaya dahil edilmemiş olması nedeniyle taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, verilen kararda talep artırımı ve ıslah talebine yönelik usuli hatalar bulunduğunu, hesap tarihi itibariyle bilinen son asgari ücretin dikkate alınması gerektiğini, ıslah edilen kısım için zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, yine faiz başlangıç tarihinin de ıslah tarihi olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, davacının ağır kusuru illiyet bağını kestiğinden müvekkilinin sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olmadığını, öte yandan diğer davalının ağır kusurunun da illiyet bağını keseceğini, müvekkili yönetici sıfatıyla hareket etmediğinden kusurunun bulunmadığını, işverenin kusuru yönünden eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, kusur oranına yönelik yapmış oldukları itirazların değerlendirilmediğini, TRH 2010 isimli tablonun dosya kapsamında uygulanma zorunluluğunun bulunmadığını, mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, olay tarihinden kısa bir süre sonra tespit edilen meslekten kazanma gücü kaybı oranının da hatalı olduğunu, bu hususta yeni bir rapor alınması gerektiğini, kazanın hemen ardından alınan raporda davacının iyileşme sürecinin dikkate alınmadığını, peşin sermaye değeri hesabı yönünden itirazları ile müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından itirazlarının incelenmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu ileri sürülerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgeler, temyiz edenin sıfatına, olaya ilişkin sorumlulukların belirlenmesine yönelik hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin usul ve yasaya uygun olmasına, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle zamanaşımının tüm alacak için kesilmesine, davalıların meydana gelen zararın tazminine yönelik yükümlülüklerinin bulunduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. 6098 sayılı Kanunda düzenlenen kusursuz sorumluluk halleri genel olarak hakkaniyet sorumluluğu, özen sorumluluğu ve tehlike sorumluluğudur. Kanun koyucu, başkalarının mal veya şahıs varlıklarının zarar görmemesi amacıyla, bazı kişilerin meydana getirdiği zararlarda kusurlu olmasalar dahi yasal düzenlemede yer alan objektif özen ve gözetim yükümlülüğünü ihlal etmeleri sebebiyle bu kusursuz sorumluluk halini öngörmüştür. Bina malikinin sorumluluğu (6098 sayılı Kanun m.58) ise kanunda özen sorumluğu altında düzenlenen sorumluluk hallerindendir. Bina malikinin sorumluluğu; başkasının kusuru olsun veya olmasın, binanın veya yapı eserinin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten, bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunun söz konusu olmasıdır. Su dağıtım işinde çalışan davacının, teslimat esnasında asansör boşluğuna düşerek yaralanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan eldeki davada, Derece Mahkemelerince; iş hanı yöneticisi sıfatıyla taraf gösterilen davalı ...'in, %46 hisseye sahip kat maliki olduğundan bahisle sorumluluğuna hükmedilmiş ise de; dosya kapsamından davalının fazla hisse sahibi olması nedeniyle iş merkezinin bir takım eksikleri ile ilgilendiğinin sabit olduğu, keza Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/159 E., 2026/485 K. sayılı dosyası ile taksirle yaralanmaya sebebiyet verme suçundan yargılandığı ve cezalandırılmasına karar verildiği, bu haliyle iş hanında yönetim yetkisini fiilen kullandığı anlaşılan davalı ...'in, yönetici sıfatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 maddesi gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1- Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Davalının, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2097, K. 2025/5417, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2097-e-2025-5417-k-c564c4e7718c