Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2010 E. 2025/5580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2010
Karar No
2025/5580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2023/26 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacının, davalı ... Bölgesinde (OSB) 3 88... parsel ile ilgili olarak daha önce kendisine ait olan ........ İnş. ve Malz. Mob. Mak. Teks. Elekt. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına olan tahsisin bu defa davacı şirket adına tahsisi için yaptığı başvurunun davalı OSB tarafından 12.04.2007 tarihinde uygun görüldüğünü, tahsis işlemine müteakip müvekkili tarafından Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına başvuru yapıldığını, 04.06.2007 tarihli ve ... numaralı yatırım teşvik belgesinin aldığını, müvekkili tarafından kendisine tahsis edilen parsel üzerinde yapı ve tesisler inşa edildiğini şirkete, ancak sonraki dönemlerde ülkemizin dönem dönem yaşadığı ekonomik darboğazlardan etkilenen davacının ekonomik olarak sıkıntıya girdiğini, 2010 yılı içerisinde ekonomik krizin büyük ölçüde aşıldığını, ancak davalı OSB yönetim kurulu tarafından Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği uyarınca parsele ruhsat verildiği tarihten itibaren 2 yıl geçerli olduğuna ilişkin 88. madde gerekçe gösterilerek, bahsi geçen parselin diğer davalı şirkete tahsis edildiğini, oysa aynı Yönetmeliğin 109. maddesinde; arsaların katılımcılar veya mirasçılar tarafından borcun tamamı ödenmeden ve tesis üretime geçmeden satılamaz, devredilemez ve temlik edilemez bahsinin geçtiği, davalı şirketin hukuka aykırı olarak kendisine tahsis edilen parsel üzerindeki yapı ve tesisler yeniden yapılmış gibi göstererek gerekli izin ve diğer mali olanakları sağladığını, davalı OSB'nin dava konusu yapılan 3 88... nolu parselin ve üzerindeki yapı ile tesisleri diğer davalı şirkete tahsis ettiği kabul edilse dahi, yasal düzenlemeler karşısında her iki davalının müvekkilinin söz konusu parsel ve üzerindeki yapı ve tesisler için özkaynaklardan harcadığı bedelin davalılar tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; dava konusu parselin ve üzerindeki yapı ile tesislerin davacıya aynen teslimine, bu mümkün olmadığı takdirde parsel ile yapı ve tesislerin bedeline mahsuben 50.000,00 TL'nin tazminatın reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili; davacının, davalı şirket hiçbir bedel ödemeksizin hissedar olduğunu, anonim şirket, genel kurul üyesinin şirketi hasım göstererek şirkete karşı dava ikamesi hakkının bulunmadığını, davacının müvekkil şirketin hissedarı olması nedeniyle ödemesi gereken hisse bedelini hiçbir şekilde ödemediğini, şirkete ve diğer hissedarlara karşı hiçbir sorumluluğunu yerine getirmediğini, yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde bu görevin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermediğini, yönetim kurulundaki görevine son verildiğini, anonim şirketlerde genel kurul tarafından yönetim kurulu oluşturulduğunu, yönetim kurulunun kendi içinde yetki paylaşımında bulunduğunu, yönetim kurulu yetkilerinin genel kurul tarafından belirlendiğini, her hissedarın hissesi oranında genel kurulda söz sahibi olduğunu, dava konusu tahsisli alanın, davacının yönetimindeki dava dışı firma tarafından borç batağına saplandığını, faaliyetlerini yürütemeyecek borçlarını ödemeyemeyecek hale geldiğinden ... Faktoring şirketi tarafından hakkında icra takibi başlatıldığını, satış aşamasında alacağının temliki yoluyla dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti.'ye devredildiğini, alacağın temliki yoluyla ... Ltd. Şti.'ye devredilen alacak nedeniyle tüm makine ve techizatın maliki ... İtd. Şti 'nin olduğunu, bunun ardından müvekkil şirketin kurulduğunu, davacı tarafından tam ve eksiksiz onayıyla sanayi arsası tahsisine ilişkin taşınmaza ve tüm haklara ilişkin kayıtsız şartsız onayla arsa tahsisinin müvekkil şirket üzerine yapıldığını, bu sayede fabrikanın faaliyetinin devamının sağlandığını, arsa tahsisine ilişkin olarak ileri sürülen tüm haksız ve yersiz iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkil şirket ile ... Organize Sanayi Bölgesi arasında tanzim olunan arsa tahsisi sözleşmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, geçersizliğini ileri süren aynı zamanda bedelini ödemese de müvekkil şirket hissedarı olan davacının salt kötü niyetle, etrafındaki herkesi zararlandırma maksadıyla hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı OSB, süresinde davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI 1.Mahkemenin 07.12.2015 tarihli kararıyla; davacı şirketin ile davalı OSB Yönetim Kuruluna, OSB içerisinde adına yer tahsisi için başvuru yaptığı, ancak davalı OSB'ye gerekli olan belgeleri zamanında teslim etmediğinden ilgili Bakanlıkça davacı adına bahse konu parselin tahsis ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 17.02.2020 tarihli ilamla; dosyada yer alan Çankırı Ticaret Sicil Müdürlüğünün 04.06.2014 havale tarihli yazısı ile davacı şirket ile davalı şirketin 17.02.2014 tarihinde Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uygulanarak resen sicilden terkin edildiğinin bildirildiğinden dava ehliyetinin ortadan kalktığının anlaşıldığı, Mahkemece, davacı vekiline uygun süre verilerek dava açıldıktan sonra kanuna aykırı olarak resen terkin edildiği anlaşılan davacı şirket ile davalı şirketin ihya edilerek yeniden sicile kaydının sağlanması ve usulünce taraf teşkili sağlanarak esas hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına, karar verilmiştir.

2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin davalı OSB'ye, OSB içerisinde yer tahsisi için başvuru yaptığı, ancak davalı OSB'ye gerekli olan belgeleri zamanında teslim etmediğinden ilgili bakanlıkça davacı adına bahse konu parselin tahsis edilmediği, OSB yönetim kurulunun yaptığı işlemlerin mevzuata uygun olduğu, davacı şirketin organize sanayi mevzuatı açısından hak mağduriyeti olmadığı, davalı şirket yönünden yapılan işlemlerin organize sanayi mevzuatına uygun olduğu, davacı ve davalılar arasında hukuki bağlantı bulunmadığının, talimat yoluyla aldıran 12.05.2015 havale tarihli heyet bilirkişisi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemenin sadece hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verdiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı tarafından kendisine tahsis edilen parsel üzerine yapı ve tesisler inşa edilmiş olmasına rağmen parselin diğer davalı şirkete tahsis edildiğini, 26.08.2011 tarihli ve 28037 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan OSB Yer Alan Parsellerin Gerçek Veya Tüzel Kişilere Tamamen Veya Kısmen Bedelsiz Tahsisine Dair Yönetmeliğin 16. maddesinde açıkça "yatırımın % 50'sinin gerçekleştirilmesi halinde yatırımın bedelinin yeni katılımcı tarafından önceki katılımcıya ödeneceği ve bu ödemenin OSB'ce sağlanacağı" açık bir şekilde hüküm altına alındığını, davalı OSB'nin bu yükümlülüğe aykırı davranması nedeniyle sorumlu olduğunu, davaya yapı ve tesislerin davacı tarafından yapıldığı, OSB mevzuatı uyarınca değerlendirme yapılmadığını, davalı OSB'nin verilen süre içerisinde belgelerini sunmadığını, davalıların davacı tarafından inşa edilen yapı ve tesisin değeri oranında sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Organize Sanayi Bölgesindeki parselin ve üzerindeki yapı ile tesislerin davacıya aynen teslimi, bu mümkün olmadığı takdirde parsel ile yapı ve tesislerin bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme yapılarak verildiği, davalı OSB Yönetim Kurulunca yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu, dava konusu parsel üzerine yapılan yapının davacının borçlu olduğu icra dosyasında kıymet takdiri yapılan ve satılan mallar arasında yer aldığı, davacının icra dosyası alacağının temliğine muvafakatta bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2010, K. 2025/5580, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2010-e-2025-5580-k-d20154bfafa5