Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1895 E. 2025/5239 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1895
Karar No
2025/5239
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/16 E., 2025/231 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi SAYISI : 2021/590 E., 2024/553 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 4562 sayılı Kanuna göre kurulan ve tüzel kişilik kazanan müvekkilinin, onaylı sınırları içerisinde katılımcıların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 13. maddesi ve Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik hükümleri gereğince dağıtım lisansı aldığını, Yönetmeliğin 16. maddesinin son cümlesinin “OSB elektrik enerjisi bedelini, aldığı tarife tipine göre katılımcılarına kâr amacı gütmeksizin aynen yansıtır.” hükmü gereğince aldığı enerjinin bedelini katılımcılarına aynen yansıttığını, 9506081 tesisat numarası ile elektrik aboneliği için TEDAŞ ile 02.03.2004 tarihli dağım sistemine bağlantı anlaşması düzenlendiğini, özelleştirme işleminin tamamlanması üzerine Aksaray, Nevşehir, Niğde ve Kırşehir'de İşletme Müdürlükleri ... Elektrik Dağıtım A.Ş.ye bağlandığını, daha önce yapılan bağlantılı anlaşmalarının aynen devam ettiğini, tesis edilen sözleşmeye aykırı olarak 01.03.2005 tarihinden 31.01.2011 tarihine kadar her iki dönem dahil bu dönemler arasında müvekkilinden kayıp - kaçak bedeli altında fazladan para tahsil edildiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları ile diğer dönemlere ilişkin hakları ile fazladan tahsil edilen diğer kalemlere karşı dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla, kayıp kaçak bedeline ilişkin yargılama sırasında belirlenecek miktara dava değerini yükseltmek üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin Özelleştirme İdaresi Kurulu kararı gereğince 30.10.2009 tarihinde özelleştirildiğini, dava konusu ihtilaf özelleştirme öncesi faaliyetlerin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü döneme ait olması nedeniyle müvekkili olduğu şirket açısından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davaya konu faturaların itiraz edilmeden ödendiğini, ödenmiş olan bedelin müşterilere yansıtılması nedeniyle davacının zarar görmesinin söz konusu olmadığını, faturalarda yer alan kayıp kaçak bedelin müvekkil şirket tarafından belirlenen ve tahsil edilen bir bedel olmadığını, EPDK tarafından belirlenmekte olup Kurul kararlarına karşı da ancak iptali istemiyle İdari Yargıda dava açıldığını, kayıp-kaçak bedeli alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli kararıyla; 27.05.2013 tarihinde iletim sistem anlaşması imzalandığı, yani uyuşmazlık konusu dönemde davacının iletim sistem kullanıcısı olmadığı, davacının kendi katılımcılarına yansıttığı kayıp-kaçak bedelllerini davalıdan tahsil etmesinin kendi lehine sebepsiz zenginleşme doğuracağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 02.12.2021 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesince OSB'nin iletim sistemi kullanıcısı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç bakımından gerekli araştırmaların yapılmadığı, deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi kararının sair istinaf nedenleri incelenmeksizin kaldırılmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararında araştırılması istenen dosyaların celp edildiği, buna göre, Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/565 E. 2006/25 K. sayılı kararıyla; davacı tarafından TEDAŞ’a karşı açılan davada, davacının enerji ihtiyacını mülkiyeti kendisine ait olan ve devredilmeyen enerji hattı ile Bor TEİAŞ’daki trafodan sağladığı, enerji hattının bakım ve işletmesini kendi imkanları ile yaptığı bu hali ile iletim sistemi kullanıcısı olduğu, davalının abonesi olmasına rağmen dağıtım hizmetlerinden yararlanmadığı gerekçesiyle, dağıtım sistemi kullanım bedelinin iadesine karar verildiği, davalının temyizi üzerine, kararın Yargıtayca onanmasının ardından karar düzeltme talebi reddedilerek kesinleştiği; aynı şekilde Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/548 E. 2008/32 K. sayılı dava da; davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğunun tespit edildiği, bu kararın da temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, işbu davanın tarafları olan Niğde OSB ve ... EDAŞ arasında görülen Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/206 E. 2009/372 K. sayılı kararıyla; davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğu kabul edilerek davanın kabul edildiği, kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği, davanın tarafları olan Niğde OSB ve ... EDAŞ arasında görülen Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/206 E. 2009/372 K. sayılı kararıyla; davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğunun kabul edildiği bu doğrultuda kesinleşmiş bir Mahkeme ilamı olduğu gözetilerek gerek taraflar arasında gerekse davacı ile dava dışı TEDAŞ arasında görülen ve kesinleşen davalarda, davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğu yönünde tespitte bulunulmuş olup bu hususun kesin delil teşkil edeceği, bilirkişi raporuyla da davalının kayıp - kaçak bedellerini tahsil edilmesinin uygun olmadığının belirtildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne; 7.458.654,05 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/206 E., 2009/372 K. sayılı kararıyla davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğunun tespit edildiği ve bu kararın kesinleştiği dikkate alınarak, dava konusu döneme ilişkin olarak bedelin iadesine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının mevzuata aykırı davrandığını, faturalara itirazi kayıt koymadığını, süresi içerisinde de dava açmadığını, ıslah edilen miktar yönünden davanın zamanaşımına uğradığını, işletme hakkı müvekkili şirkete 24.07.2006 tarihinde geçtiğinden önceki işlemlerden sorumlu olmayacağını, hesaplamaların ve ticari faize karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü ile ıslah edilen miktar yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmemesi gerektiğini, Mahkemenin davanın kabulüne dair dayandığı Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2006/206 E. sayılı dosyasının bu davada kesin delil kabul edilemeyeceğini, dava konusu ihtilaf döneminde davacının iletim sistem kullanıcısı olmadığını, davacının imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ... tarafından davalı ... şirketinden alınarak bölgesindeki katılımcılara verilen elektrik enerjisi nedeniyle ödenilen kayıp-kaçak bedelinin iletim sistemi kullanıcısı olduğu iddiasıyla istirdadı istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, kesinleşen güçlü delil niteliğindeki kararlarda davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğunun ve bu durumda kayıp-kaçak bedeli ödememesi gerektiğinin kabulüyle karar verilmesinin yerinde bulunmasına, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından, alacağa dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1895, K. 2025/5239, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1895-e-2025-5239-k-49c4a38ecbac