Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/172 E. 2025/5426 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/172
- Karar No
- 2025/5426
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/650 E., 2024/1849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2021/582 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat.... davalı vekili Avukat....'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 20.07.2016 tarihinde baş dönmesi, ışığa bakamama, bağ ağrısı ve mide bulantısı şikayetiyle davalı hastaneye başvurduğunu, bir kısım tetkikler yapıldıktan sonra ilaç ve iğne tedavisi uygulandığını ve 1 hafta sonra kontrole gelmesi gerektiğinin belirtildiğini ancak eve gelmesinin üzerinden 12 saat geçmeden tekrar acilen davalı hastaneye başvurduğunu, 21.07.2016 tarihinde beyin MR çekildiğini ve MR sonucunda beyninde damar tıkanıklığı olduğu, bir önceki gün konulan tanı ve tespitlerin yanlış olduğu ve yanlış tedavi uygulandığının öğrenildiğini, anjiyo olması gereken müvekkilinin başka bir hastaneye sevkedildiğini, davalı hastanenin yanlış teşhis ve tedavisi sonucu toplamda %33 oranında sürekli engelli hale geldiğini ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve 300.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek banka mevduatına uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının müvekkiline baş ve boyun ağrısı şikayeti ile müracaat ettiğini, yapılan kulak burun boğaz muayenesinde periferik ve santral vertigo bulgularının tespit edilemediğini, biyokimya bulguları enfeksiyon lehine bulununca enfeksiyon ve dizziness için reçete yazıldığını, davacıda sonradan meydana gelen komplikasyonlardan müvekkili ve müvekkili hastanesinde çalışan doktorların sorumlu olmadığını, müdahale ve takip hususunda gerekenlerin tam ve zamanında yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına göre davacıya uygulanan tıbbi işlemlerde davalıya izafe edilecek kesin mahiyette bir kusur tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat hukuku hükümleri çerçevesinde delillerin takdirinde ve hukuki mevzuatın olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin davalı hastaneye ilk başvurusunda bildirdiği şikayetleri nedeniyle MR istenmesi gerekirken yalnızca KBB muayenesiyle yetinildiğini, bu nedenle teşhisin geç konulduğunu ve müvekkilinin zarar uğradığını, nöroloji bölümüne danışılmadan ve gerekli tetkikler yapılmadan müvekkilinin eve gönderilmesinin yanlış bir karar olduğunu, müvekkilinin bilirkişi heyeti tarafından muayene edilmeden rapor düzenlenmesi nedeniyle raporların eksik olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan raporların taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, 20.08.2021 tarihli raporda; henüz enfarkta neden olmayan diseksiyon vakalarında rutin beyin MR görüntülemelerinde dahi diseksiyon tanısının konulamayabileceği, bu nedenle hastaya ilk başvuru esnasında beyin görüntüleme yapılmamış olmasının tıbbi uygulama hatası olarak değerlendirilemeyeceği hususlarının belirtilmiş olduğu, davalının kusurlu olduğu ispat edilememiş olup; raporların davacıya ait tüm tıbbi evrakların dosyaya kazandırılarak hazırlanmış olması, rapor alınan heyetler tarafından davacının bizzat muayene edilmesi gerektiği bildirilmediği hususları dikkate alındığında davacının bizzat muayene edilmemiş olmasının eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.