Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/112 E. 2025/5822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/112
- Karar No
- 2025/5822
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1453 E., 2024/1527 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/910 E., 2024/567 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı asıl ... ve vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olup, kurdukları adi ortaklığın fesih şartlarını düzenleyen sözleşme imzaladıklarını, 27.02.2019 tarihli üç sayfadan ibaret sözleşme ve eki olan ödeme planı ile tarafların yükümlülüklerinin belirlenmiş olmasına rağmen davalının sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek; sözleşmeden kaynaklanan 80.000,00 TL alacağına ilişkin başlattığı takibe yapılan haksız itirazın iptali ile davalı adına kayıtlı 101 15... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi ile 39 88... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında herhangi bir adi ortaklık bulunmadığı gibi bu ortaklığa ilişkin olarak taraflar arasında fesih sözleşmesi de bulunmadığını, tarafların dava dışı limited şirketler üzerindeki ortaklıklarının 15.01.20 10... .01.2020 tarihli....Gazetesi ilanlarında belirtildiği üzere tarafların hisselerini birbirine devretmesi üzerine son bulduğunu, davacı tarafından tapu iptali ve tescili istenen taşınmazlara ilişkin olarak dayanılan imzasız belgenin delil niteliğinde olmadığını, gayrimenkul devir ve satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılması gerektiğini, başlatılan takibin haksız olup davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesinin göreve ilişkin verdiği 2023/1461 E. 2023/1480 K. sayılı ilam ile taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklığın tasfiyesi olarak nitelendirilemeyeceği, uyuşmazlığın limited şirket pay devrinden kaynaklandığının belirlendiği, dayanak sözleşmenin adi yazılı olup, son sayfasındaki imzanın davalıya ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşmenin bir bütün olup, maddelerinin bir bütünlük taşıması halinde birden çok sayfadan oluşan yazılı sözleşmelerin tüm sayfalarının taraflarca imza edilmesinin zorunlu olmadığı, bu durumda sözleşmenin son sayfasındaki imzasını inkar etmeyen davalının, sözleşmenin ilk iki sayfasından sorumlu olmadığını iddia etmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, tarafların iradelerinin pay devrine yönelik olduğu, her bir tarafın sözleşmeyi imzalayarak konusunu teşkil eden devir konusunda anlaştıkları, sözleşmenin tarafların ortak iradesi ile kurularak hayata geçirildiği, buna göre sözleşme içeriğine uygun olarak devirlerin büyük kısmının yapılmış olmasına rağmen dava konusu 39 88... parsel sayılı taşınmazda kain 19 nolu bağımsız bölüm ile 101 15... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının devrinin yapılmadığı, bu nedenle davacının 39 88... parsel sayılı taşınmazda kain 19 bağımsız bölüm ile 101 15... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payına ilişkin tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olduğu, 27.12.2019 tarihli sözleşme eki ödeme planına göre davacıya yapılması gereken nakit ödeme tutarının 11.080.000,00 TL olduğu, davacı ile davalı arasındaki alacak borç ilişkisinde dava dışı şirketlerin defter kayıtlarına göre 2020 dönem sonu itibariyle davacıya 10.980.000,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre davacının 100.000,00 TL nakit alacağı bulunduğu, davalı tarafça ödeme hususunda ispat külfetinin yerine getirilemediği gerekçesiyle; davacının itirazın iptali isteminin kabulü ile itirazın iptaline, asıl alacak miktarı olan 80.000,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, tapu iptal ve tescil davası yönünden ise 39 88... parsel sayılı taşınmazda kain 19 nolu bağımsız bölüm ile 101 15... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında herhangi bir adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını, limited şirket pay devirlerinin ise noter onaylı ve geçerli şekilde tamamlandığını, davacının dayandığı imzasız ve resmi şekil şartlarını taşımayan ön sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu, dava konusu taşınmazların mülkiyet ve zilyetliğinin müvekkile ait bulunduğunu, buna rağmen eksik inceleme ve gerekçesiz biçimde geçersiz belgelere dayanılarak davacı lehine hüküm kurulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin sözleşme gereğince başlatılan icra takibine itirazın iptali ve yine aynı sözleşmede devri öngörülen taşınmaz nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taraflar arasında gerçekleşen tapu devirleri ile para transferlerini gösteren banka dekontları ve dinlenen tanık ifadeleri kapsamında ortaklık ilişkisinin ispatlanmasına, davacı tarafça sunulan 27.12.2019 tarihli ön sözleşme başlıklı belgenin, 3 sayfadan ibaret olup, bir bütünlük arz ettiği ve son sayfasının taraflarca imzalanmış olması nedeniyle bir bütün olarak tarafları bağladığı, ilgili sözleşmede taraf iradelerinin pay devrine yönelik olup, sözleşme konusunu teşkil eden devir konusunda anlaştıkları, dava konusu 2 adet taşınmaz hariç sözleşmede yazılı diğer devirlerin gerçekleştirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de bakiye alacak miktarının tespit edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.