Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/159 E. 2025/5236 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/159
Karar No
2025/5236
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2665 E., 2024/1799 K.

DAVA TARİHİ : 07.04.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/220 E., 2022/479 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmanın yapılması davalı vekilince istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'un sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 18/h maddesine istinaden verilen özel vekaletname ve yapılan avukatlık vekalet ücret sözleşmeleri ile davalı Belediyenin avukatlık görevlerini ilgili mevzuata uygun olarak yıllardır yerine getirirken, 13.01.2021, 14.01.20 21... .02.2021 tarihli azilnameler ile vekillik görevlerinden hiçbir haklı neden gösterilmeksizin azledildiğini, azilden önce kesinleşen davalardan doğan vekalet ücretlerinin tahsili için başvuru yapıldığını, İdare Hukuk Müşavirliği tarafından takibe konu alacaklar ve diğer iki adet kesinleşen başkaca vekalet ücretinin ödenmesi için 11.06.2020 tarihli ödeme emri belgeleri (tahakkuk) düzenlenerek İBB Mali İşler Daire Başkanlığına gönderildiğini, İBB Mali İşler Başkanlığınca tahakkuklar yapıldıktan birkaç ay sonra avukatlık serbest meslek makbuzlarının düzenlenmesinin istendiği, bunun üzerine dava konusu alacakların da içinde bulunduğu 4 adet SMM düzenlenerek İBB Mali İşler Daire Başkanlığına iletildiği, ancak takibe konu SMM'lerin ödenmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre takibe konu davalarda ödenecek vekalet ücretlerinin %50'sinin daha önce SMM ile davacıya ödendiğini, diğer vekalet ücretlerinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı alacak miktarının İdare Hukuk Müşavirliğinin ödeme emri belgesine dayandığını ileri sürerek; davalının icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Belediye tarafından davacıya 01.08.2017 tarihinde 2.050.612,31 TL ve 10.01.2018 tarihinde 1.478.788,76 TL olmak üzere toplamda 3.529,401,07 TL'lik vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, azilnamelerin haklı nedenlere dayalı olduğunu, Belediye Başkanının 18/g maddesi kapsamında yetkili organların kararını almak şartıyla Büyükşehir Belediyesi adına sözleşme yapabileceğini, avukatlık hizmetinin memurlar ve sözleşmeli personel eliyle yerine getirilmesi gerektiğini, mevzuat gereği vekalet sözleşmeleri ve vekaletnamelerin sonlandırılması zaruretinin doğduğunu, davaya konu avukatlık ücret sözleşmelerinin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddedeki düzenlemelerine aykırı olduğunu, avukata ödenecek ücretin kanunda öngörülen usullere uygun belirlenmediğini, bu şekilde Belediyenin zarara uğratıldığını, vekalet ücretinin mevzuata aykırı bir şekilde ödenmesi halinde kamu zararının artacağını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekalet ücretine konu dosyalar kesinleştikten sonra davacının azledildiği ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununda Büyükşehir Belediye Başkanına Büyükşehir Belediyesini özel avukat ile temsil ettirmek yetkisi verildiğinden davacının azlinin haksız olduğu ve davacının vekalet ücretine hak kazandığı, KDV talebinde de bulunuluş ise de vekalet sözleşmelerinde KDV dahil olarak anlaşma yapılmadığından bu taleplerinin reddi gerektiği, davacı tarafın davalı tarafa vekalet ücretlerinin ödenmesine yönelik yapılan başvuruda 10.03.2021 tarihine kadar ödenmesi için süre verildiği, davalı tarafın 11.03.2021 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği ve bu tarihten itibaren yasal faiz talep etme hakkı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.845.512,50 TL asıl alacak 455,06 TL faiz, 2.329.701,16 TL asıl alacak 574,45 TL faiz olmak üzere toplam 4.176.243,17 TL yönünden iptali ile takibin bu tutarlar yönünden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 835.042,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen vekalet sözleşmelerinin geçerli olduğu, vekalet ücretine konu davalar azil tarihinden önce kesinleştiğinden azlin haklı haklı veya haksız olmasının önemi bulunmadığı, taraflar arasında yapılan gerek Nisan 2017 tarihli ve gerekse de 12.09.2017 tarihli avukatlık vekalet sözleşmelerinde KDV ile ilgili bir düzenleme yapmadıkları anlaşıldığından akdi vekalet ücretine KDV'nin dahil olduğu, serbest meslek makbuzu tanziminin borçluyu temerrüde düşürmeyeceği, vekalet ücretlerinin ödenmesine yönelik başvuru ile borçlunun temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; itirazın iptali davasında, iptali istenen icra takibinin dayanağının iki adet 2.9.2020 tarihli Avukatlık Serbest Meslek Makbuzları olduğunu, asgari vekalet ücreti miktarına KDV’nin dahil olduğu kabul edilerek iç yüzde ile hesaplanan KDV tutarı ve stopaj miktarı göz önüne alınarak ve makbuzda gösterilerek düzenlendiğini, bu şekilde asgari vekalet ücreti olarak ödenecek miktar avukata ödeneceği sırada doğrudan ödenmemekte, bu miktar üzerinden stopaj ve KDV miktarları ayrıştırılarak/gösterilerek ödendiğini, davada reddi gereken bir alacak miktarı söz konusu olmadığından davalı ... lehine verilen karşı vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, davalı Belediyenin kendisine intikal eden 02.09.2020 tarihli 1.825.789,83TL bedelli Serbest Meslek Makbuzu ile 02.09.2020 tarihli ve 2.283.107,14 TL bedelli makbuzu kayıtlarına geçirerek 2020/9 dönem muhtasar beyannamesinde beyan etmiş olmakla makbuz tarihi itibariyle makbuz bedelini ödemede temerrüde düştüğünü, bu sebeple takibe konu her iki SMM alacağı bakımından 02.09.2020 tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, Mahkemece azlin haksız olduğu ve 5216 sayılı Kanunun 18/h maddesine göre Belediye Başkanının özel avukatlara vekaletname verebileceği değerlendirmesinin hukuka ve mevzuatlara açıkça aykırı bulunduğunu, dava değerinin bilirkişilerce hatalı hesaplandığını, dava dilekçesinde belirtilen vekaletnamelerle ile idarenin taraf olduğu dosyalarda usulsüz bir şekilde davacı avukata verildiğini, dava dosyalarının ihtisas gerektiren davalardan olmadığını, olsa bile davacının bu ihtisasa sahip olup olmadığının araştırılmadığını, Büyükşehir Belediye Başkanının mevzuata aykırı olarak verdiği vekaletin yok hükmünde olması nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun vekalet sözleşmesinin sonlandırılmasının ve bu kapsamda yapılan azlin haklı olduğunu, davaya konu sözleşme kapsamında yapılan veya yapılması istenen ödemelerin tamamının 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında kamu zararı oluşturduğunu, Mahkemece alacağın likit olduğu kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedildiğini, oysa alacağın likit olmayıp Mahkemece tespitinin gerektiğini, nitekim Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının likit bir alacak olmadığının ispatı niteliğinde olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklı vekalet ücretinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Avukatlık Kanunu'nun 174. maddesinde; "Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez." hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir. 2. Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesinde; "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. 3. Yukarıda belirtilen kanun hükümleri doğrultusunda, kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında düzenlenen ücret sözleşmelerinin geçerli olduğu, geçerli sözleşme gereğince hesaplama yapılması gerektiği, davacı avukatın avukatlık hizmeti sunduğu davalar dolayısıyla hak kazandığı vekâlet ücretlerine ilişkin yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, faiz başlangıcının doğru olarak belirlendiği, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı hükmedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre de taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/159, K. 2025/5236, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-159-e-2025-5236-k-da036b5cf129