Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1377 E. 2025/5271 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1377
- Karar No
- 2025/5271
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/33 E., 2024/451 K.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili Nalin'in 16.05.2007 tarihinde davalı şirkete ait hastanede doğduğunu, doğumdan sonra kontrol muayenesine götürüldüğü halde fenilketonüri (FKU) taraması için kendisinden kan alınarak tarama için ilgili sağlık kuruluşuna teslim edilmediğini, konuyla ilgili yapılan soruşturmada davalının kanı ilgili merkeze teslim ettiğini kanıtlayamadığını, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2008/397 sayılı dosya kapsamında yapılan incelemede kanın teslim edilmediğinin saptandığını, .... 26.07.2007 tarihinde kan örneği alınarak 31.10.2007 tarihinde ..... Üniversitesi .... Tıp Fakültesi Hastanesinde teşhis konulabildiğini, tedavisinin halen .... Tıp Fakültesinde devam ettiğini, zamanında FKU taraması yapılmadığı ve tedaviye geç başlandığı için %73 oranında özürlü kaldığını, bakıma muhtaç halde olduğunu, davalı sağlık kuruluşunun diğer müvekkilleri anne ve babanın akraba olduklarını bildiği halde gerekli özenin gösterilmediğini, Sağlık Bakanlığının genelgelerine rağmen FKU taramasının ihmal edildiğini, olayla ilgili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1445 E. sayılı soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda davalının ve Sağlık Bakanlığının eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı sonucuna varıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili Nalin yönünden iş ve güç kaybından dolayı şimdilik 5.000,00 TL ve bakıcı gideri olarak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile müvekkil Nalin için 60.000,00 TL diğer müvekkilleri anne ve baba için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu olayın 2007 yılında meydana geldiğini, davanın 1 yıllık zaman aşımı geçtikten sonra 2010 yılında açıldığından zamanaşımına uğradığını, anne ve babanın akrabalığı nedeniyle hastalığın oluşmasında müvekkili hastanenin herhangi bir kusuru ve kastının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.09.2013 tarihli görevsizlik kararı ile dosya İstanbul 2.Tüketici Mahkemesinin 21.03.2014 tarihli karşı görevsizlik kararı üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli ilamıyla Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiş ve yargılama devam ederken dosya 16.07.2021 tarihinde yeni kurulan Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan ATK ve bilirkişi raporlarıyla, 16.05.2007 tarihinde doğan davacı ...'den davalının işlettiği hastane tarafından tarama için topuk kanı örneği alınarak tahlile gönderilmemesi nedeni ile FKU taramasının yapılmamasının davacı ...'in maluliyetine neden olduğu, bu durumun tıp kurallarına uygun olmaması nedeni davalının %80, dava dışı Sağlık Bakanlığının %20 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in maluliyet oranının %70 olduğu ve sürekli bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiği, davacı vekilince dava konusu olayın gerçekleştiği hastanenin işletmecisinin değiştiğinin bildirilmesi üzerine, hastanenin yeni işletmecisi dava dışı .... Sağlık Hizmetleri Eğitim İnş. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ilgili olarak gösterildiği, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereği İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2010/1094 E., 2014/1186 K. sayılı dosyası ile hükümedilen manevi tazminat nedeni ile tahsilde tekerür olmamak kaydıyla aynı miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı ... yönünden 262.500,00 TL işgücü kaybı ile 442.540,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 705.040,00 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 40.000,00 TL, davacılar İdris ve Türkan yönünden ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 16.05.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminata dair fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin %80 kusurlu olduğu tespitinin afaki olduğunu, davacı anne babanın kusurunun irdelenmediğini, müvekkil hastane çalışanlarını topuk kanını alarak Küçükçekmece Sağlık Grup Başkanlığına teslim ettiğini, ancak teslimat sırasında tutanak tutulması uygulaması olmadığından bu hususun yazılı delille ispat edilemediğini, rapora itirazlarını karşılayacak şekilde yeni doğan ve FKU konusunda uzman üniversite akademisyenlerinden oluşan heyetten rapor alınması gerektiği, manevi tazminata dair idare mahkemesi kararının onanarak kesinleştiğini, davacı tarafın 80.000,00 TL'ye çok daha önceden Sağlık Bakanlığından tahsil ettiğini, bu durumun Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/22 E. sayılı dosyasının 11.02.2019 tarihli duruşma tutanağında yer alması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, manevi tazminata dair vekalet ücretinin de yanlış olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşunun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosyaya kazandırılan ATK ve bilirkişi raporlarının birbiri ile uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ispat yükü üzerinde olan davalı sağlık kuruluşunun topuk kanı alındığı ve ilgili sağlık kuruluşuna tarama testine gönderildiğini ispat edemediği, manevi tazminat yönünden tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde karar verilmesinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.