Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1142 E. 2025/5926 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1142
Karar No
2025/5926
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1776 E., 2025/140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/65 E., 2024/256 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2007/9040 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı dava dışı borçlu şirketin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/415 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, talep üzerine Mahkemece 01.07.2009 tarihinde takibe konu alacağın tamamının borçlu-davacı tarafından icra veznesine yatırılması halinde 555.111,96 TL'nin alacaklıya ödenmemesi hususunda dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verildiğini, borçlu şirketin 21.08.2009 tarihli dilekçesiyle icra dosyasına .....bankası ...... Şubesine ait 2423 44... /08/2009 tarihli 557.000,00 TL'lik kesin ve süresiz teminat mektubu sunduğunu ve takibin durdurulması ile Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde konulmuş hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini, icra müdürünün 25.08.2009 tarihinde teminat gösterildiğinde talebin nazara alınmasına karar verdiğini, 01.09.2009 tarihinde borçlu vekilinin teminat mektubunu ibraz etmesinden sonra talep gibi işlem yapılmasına karar verdiğini ve aynı gün SGK'na elden takipli müvekkere yazarak hacizlerin kaldırıldığını bildirdiğini, 07.05.2013 tarihinde menfi tespit davasının reddine karar verildiğini ve Yargıtay tarafından onandığını, onamanın tebliğinden sonra 14.04.2015 tarihinde müvekkilinin icra dairesine giderek dosyadaki teminat mektubunun nakde çevrilmesi için talepte bulunduğunu, ancak icra müdürlüğünün teminat mektubunun nakde çevrilerek icra müdürlüğü hesabına yatırılması talepli müzekkereye .... Bankası tarafından verilen cevapta, icra dosyasına 2423 49... 4 sayılı teminat mektubunun verildiğini, bu mektubun iki yıl vadeli olup 19.08.2011 tarihinde geçerliliğini yitirdiğinin bildirildiğini, bunun üzerine açılan icra kasasında ... nolu kesin süresiz teminat mektubunun olmadığının, aynı tarihli aynı bedelli ancak iki yıl süreli ... nolu teminat mektubunun bulunduğununun görüldüğünü, dosyadaki hacizlerin kaldırılmasına neden olan süresiz teminat mektubunun izine rastlanmadığını, borçlu vekilince dosyaya sunulduğu belirtilen süresiz teminat mektubunun kasada bulunmaması, süreli teminat mektubunun kim tarafından kasaya konulduğunun belli olmaması ve depo kararlarında kabul edilmemesi gereken süreli teminat mektubuyla hacizlerin kaldırılmış olması nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, müvekkilinin organize olarak işlendiği anlaşılmakta olan suç teşkil eden fiiller ile 557.000,00 TL'lik asıl alacak kalemi ve faizi bakımından zarara uğradığını, dosyadaki borcun 1.218.214,00 TL'ye ulaştığını ileri sürerek, Ankara 15. İcra Dairesi görevlilerinin kasıt derecesinde ağır kusurları nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zarardan şimdilik 557.000,00 TL'nin 01.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının zararını dava dışı şirketten istemesi gerektiğini, icra görevlilerinin kusur ve sorumluluğunu gerektirecek bir durumun bulunmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.02.2021 tarihli ilk kararın, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararıyla kaldırılmasına karar verilmesinden sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un (İİK) 5. maddesi kapsamında tazminata hükmedilebilmesi için, icra dairesinin kusurlu işlemi sonucu zararın doğması ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı olmasının gerektiği, takip dosyasındaki borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında Kanunun 72. maddesi uyarınca depo edilen alacak tutarının teminat mektubu ile değiştirildiği, akabinde borçlunun hile ile süresiz teminat mektubunu süreli teminat mektubu ile değiştirdiği, takip dosyasında 01.06.2009 tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 555.110,96 TL olduğu, dava tarihi itibariyle, aynı borç ilişkisine dayalı olarak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan icra takiplerinden 223.253,05 TL tahsilat yapıldığı, öte yandan yine aynı borç ilişkisine dayalı olarak 2.474.000,00 TL toplam tutarlı ondan fazla gayrimenkul üzerinde davacı lehine ipotekler kurulduğu, Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2015/23080 sayılı takip dosyası, .... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/101 sayılı takip dosyası ve .... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/102 sayılı takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satış yaptırılmamış olması, alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesine dair icra takibi yolu ile borçludan bakiye kalan alacağını (331.857,91 TL) tahsil etme imkanı olmasına rağmen, Kanunun 5.maddesi uyarınca davalı Bakanlıktan tazminat talep etmesinin hukuken olanaklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip konusu borcun tahsil edilme imkanının bulunduğu, takip hukukunun alacağın tahsili için sağladığı hukuki yolların tüketilmediği, borçlu hakkında aciz vesikası sunulmadığı gözetildiğinde verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, müvekkilinin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davada haklı bulunup lehine hüküm kurulmasına rağmen 15. İcra Dairesinin kusurlu işlemi sonucu borçlu tarafın vermiş olduğu teminat mektubunu doğrudan paraya çevirerek alacağını tahsil edemediğini, 15. İcra Dairesine emanet edilen... Grup Sağlık A.Ş. tarafından verilen süresiz teminat mektubunu değiştirilerek süreli teminat mektubu konulduğunun anlaşıldığını, İcra müdürlüğünün emaneti koruma görevini yerine getirmediğini, icra müdürlüğü çalışanlarının doğrudan sorumlu olduğunu, müvekkilinin teminat mektubu ile tahsil edemediği alacağını tahsil etmek için asıl borçlunun vermiş olduğu ipoteklerin paraya çevrilmesi işlemleri yürüttüğünü, bir kısmının satıldığını, bazı dosyalarda da aile konutu şerhi itirazları, alacağın tahsili sürecini uzatan kıymet takdiri raporlarına itirazlar, satış işlemlerine itirazlar gibi işlemlerle karşılaştığını, teminat mektubunun, müvekkili, Kurumun alacağını tahsil etmesini sağlayan garantili ve en kısa yol olduğunu, müvekkilinin bu sebeple mağduriyet yaşadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK m.5 kapsamında icra dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, davaya konu icra takibinin, davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen borç yapılandırma protokolü kapsamında takip borçlusu şirket tarafından verilen çekler hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi olduğu, takip talebinde mükerrer tahsilatı engellemek amacıyla aynı alacak için genel haciz yolu ile ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipler bulunduğunun belirtildiği, nitekim çok sayıda ipotekli takip bulunduğunun bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, takibin borçlusu olan dava dışı şirket tarafından açılan menfi tespit davasında talep üzerine Mahkemece İİK'nın 72/3 maddesinin hükmü uyarınca icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmesini engelleyen ihtiyati tedbir kararı verildiği, bunun üzerine borçlunun icra dairesine teminat mektubu vererek hacizlerin kaldırılmasını sağladığı, menfi tespit davası sonucunda davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği bundan sonra davacının icra dairesine başvurarak teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep etmesi üzerine, kasada saklanan teminat mektubunun süresiz olmadığının ve süresinin dolduğunun anlaşıldığı, böylelikle teminat mektubunun nakde çevrilemediği, bankanın müzekkere cevabında aynı tarihli aynı miktarlı ancak birisi süreli diğeri süresiz olan numaraları farklı iki teminat mektubu düzenlendiği, süreli olan mektubun iptal edildiğinin bildirildiği, yargılamada alınan bilirkişi raporlarında davacının asıl borçlu şirket hakkında başlattığı ipotekli takiplerde kısmen tahsilat yaptığı ve ipotekli taşınmaz bedellerinin bakiye alacağı karşılamaya yeter olduğu yönünde tespitte bulunulduğu görülmüştür. İİK m.5 kapsamında icra ve iflas dairelerinin işlem ve eylemlerinden dolayı devletin sorumlu tutulabilmesi için, icra dairesi görevlilerinin kusurlu hareketi nedeniyle kişinin zarara uğramış olması gerekir. Dava konusu edilen, 01.09.2009 tarihinde icra memurunca teslim alındığı belirtilen ... numaralı süresiz teminat mektubu yerine icra dairesi kasasından aynı tarihli aynı bedelli ancak 2 yıl süreli ve ... numaralı teminat mektubunun çıkması olayında, icra dairesi görevlilerinin muhafaza yükümlülüğünü ya da teminat mektubunu alırken kontrol etme yükümlüğünü yerine getirilmemiş olmaları nedeniyle kusurlu oldukları sabit ise de, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, takip konusu edilen alacakla ilgili olarak asıl borçluya karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılmış çok sayıda icra takibinin bulunuyor olması, ipotek bedellerinin toplamının bakiye alacaktan fazla bulunması ve davacının dava konusu takiple alacağını elde edemediğine yönelik bir iddiasının olmamasına göre, dava tarihi itibariyle davacının zararının bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1142, K. 2025/5926, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1142-e-2025-5926-k-b888b74151c8