Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1052 E. 2025/5154 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1052
- Karar No
- 2025/5154
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/368 E., 2024/4361 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin .. ili .. ilçesinde .. Eczanesini işlettiğini, davalının 16.04.2008 tarihli yazısı ile 2007 tarihli Protokole istinaden reçete edilen ilaç kupürlerinin sahte olduğu gerekçesiyle aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini, müvekkili hakkında Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/36 Esas sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığını ve yargılamanın sonucunda beraat kararı verildiğini, beraat kararına rağmen davalının müvekkiliyle sözleşme yapmadığını, fesih gerekçesinin belirli olmadığını, feshin konusu olan ilaç kupürlerinin sahteliği sonucuna nasıl varıldığının açıklanmadığını, eczacıların kendilerine ibraz edilen reçetelerdeki ilaçları hastaya vermek zorunda olduğunu, eczacının reçetenin kendisine tesliminden önceki safhalarını denetleme imkanının olmadığını, sözleşmesinin feshedilmesinin eczanenin varlığını sürdürmesini imkansız hale getireceğini, ileri sürerek davalının sözleşmenin 3 yıl süreyle feshine dair işleminin ferileri ve varsa cezalarıyla birlikte iptaline, muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili; davalı eczacıya müvekkili tarafından ödenen reçetelerde birden fazla usulsüzlük olduğunun tespit edildiğini, her usulsüzlük için ayrı ceza uygulandığını, davalının reçetelerin bedelini, cezayı ve faizi ödemediğini, hakkında başlatılan ilamsız icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili; Mahkemenin 2014/82 Esas sayılı dosyasında aynı davanın derdest olduğunu, davacının kendi eylemleriyle sözleşmenin feshedilmesine sebep olduğunu, müvekkilinin sözleşme yapıp yapmamak konusunda özgürlüğünün bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır III.MAHKEME KARARI Mahkemenin bozmaya uyularak verilen 14.07.2020 tarihli kararla; asıl davada davacı birleşen davada davalı olan eczacının hakkındaki ceza davasının sonucunda beraat ettiği, feshe konu işlemi yapanın davacı olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairenin 17.12.2020 tarihli ilamıyla; asıl ve birleşen davanın konusunu oluşturan sahte ilaç küpürleri ile ceza davasına konu olan sahte ilaç küpürlerinin aynı küpürler olup olmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi, davacı/birleşen davada davalının, davaya konu protokol hükümlerine aykırı eylemlerinin bulunup bulunmadığının da araştırılmadığı, diğer taraftan davacı/birleşen davada davalı hakkında delil yetersizliğinden verilen beraat kararının asıl ve birleşen davada hükme esas alınmasının, hukuk hâkiminin ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı olmaması kuralına aykırılık teşkil ettiğinin gözetilmemesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında belirtilen tarihli ve sayılı kararıyla; davacının sahibi olduğu .. Eczanesi tarafından davalı Kuruma fatura edilen 1.247 adet reçete ve ekindeki 10.654 adet sahte kupür nedeniyle 891.192,58 TL cezai şart, soruşturma ve ceza dosyasındaki ifadelere göre, söz konusu ilaçların sigortalılara teslim edildiğine dair imza ve adreslerin, ilgili sigortalılara ait olmadığı bazı doktorlarla işbirliği yaparak 30 adet sigortalı adına, gıyaplarında 74 adet ve 8.081,94 TL tutarında sahte reçete, fatura edildiğinden bununla ilgili olarak 80.819,40 TL cezai şartın ve davacı eczane tarafından Dr. .. adına sahte kaşe yaptırılarak ve el yazısı ile imzası taklit edilerek 31 adet sigortalı için 3.427,59 TL tutarında sahte reçetenin fatura edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bununla ilgili olarak cezai şart tutarı= 3.427,59 TL x 10 kat = 34.275,90 TL cezai şartın asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı eczacıdan alınması gerektiği, sonradan yürürlüğü giren eczane protokolü feshi ortadan kaldırdığından eczacının uyarılarak bu cezai şartla Kuruma fatura edilen sahte reçete ve kupür bedellerinin eczane sahibinden tahsilinin gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, 2020 yılına ait son Eczane Protokolünün (5.3.10) maddesinin 2007 Protokolünün sözleşme feshi, cezai şart ve ödenen ilaç bedelinin iadesine ilişkin (6.3.2.1) maddesinde yer alan ve uyuşmazlığın temelini oluşturan düzenleme bakımından davalı eczacı lehine olan düzenlemeler getirdiği, yeni Protokolde Kuruma kasıtlı olarak sahte ilaç fiyat kupürü fatura edildiğinin ilk defa tespiti halinde sözleşmenin doğrudan feshi ve cezai şart yerine eczacıya uyarı cezası verileceği ve bunun da eczacı ya da eylemlerinden sorumlu olduğu eczane çalışanlarınca kasıtlı olarak yapılması şartına bağlandığı, bu eylemin tekrarı halinde cezai şart ve sözleşmenin feshiyle kurum zararının tahsili yoluna gidileceğinin 2020 yılı Protokolüyle açıkça düzenleme altına alındığı, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereği davalı eczacının lehine olan bu Protokolün uygulanması gerektiği, eczacı tarafından Kuruma başvurulmamış olsa dahi eczacının dava açmasının lehe olan bu Protokol hükümlerinin uygulanmasını istediği anlamına geleceğini, ceza yargılamasına konu edilen sahte kupür ve reçetelerle asıl ve birleşen davaya konu olan sahte kupür ve reçetelerin aynı olduğu, her ne kadar bu reçete ve kupürlerle ilgili olarak davacı birleşen dosya davalısı eczacı hakkında beraat kararı verilmişse de, verilen beraat kararının bozma ilamında da işaret edildiği üzere delil yetersizliği dolayısıyla verildiği, delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı, gerek ceza yargılamasında ifadelerden gerekse de ilaç firmalarınca Kuruma gönderilen yazılardan davacının işlettiği ... Eczanesi isimli iş yerinden fatura edilen ilaç kupürlerinin baskı ve yazı kalitesi olarak orijinallerinden farklı olduğunun ve eczaneye faturasız olarak gelen sahte kupürlü ilaçların kuruma kasıtlı olarak fatura edilerek kurum zararına sebep olunduğunun anlaşıldığı, bu durumun 2007 yılı Protokolüne göre sözleşmenin fesih sebebi olarak kabul edilse de 2007 yılından sonra yürürlüğe giren protokolde fesih yaptırımının fiilin tekrarlanması hali için öngörüldüğü, buna göre davacının cezai şartla birlikte fatura edilen sahte reçete bedellerini isteyebileceği, birleşen dava dosyası bakımından yapılan değerlendirmede ise; davacı Kurumun davalı eczacı hakkında fatura edilen sahte kupür ve reçetelerle ilgili olarak reçete ve kupürlerin tutarıyla cezai şartın tahsiline yönelik başlatılan takipte herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, 16.04.2008 tarihli karara konu taraflar arasında yapılan ilaç teminine ilişkin sözleşmenin 3 yıl süreyle feshine ilişkin kurum işlemin iptali ile 01.10.2020 yürürlük tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2020 Protokolünün (5.3.10.) maddesi uyarınca 1.006.287,88 TL cezai şartın davacıdan tahsili ile davacının uyarı cezası ile cezalandırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulüne, davacının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin aynı koşullarla devamına, alacak miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, taraflara bu sözleşmeye uygun hareket etme sorumluluğu yüklediğini, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin bağlayıcı olup, sözleşmede öngörülen durumların sübutu halinde müvekkilinin tek taraflı fesih yetkisinin olduğunu, ... Eczanesinde müvekkili Kuruma fatura edilen reçeteler ile ilgili olarak ifadesine başvurulan sigortalı yakınlarının adlarına düzenlenen reçetelerin kendine ait olmadığını, reçetelerde yazan tarihlerde bu reçetenin düzenlediği sağlık kuruluşlarına hiç gitmediklerini, bu reçeteleri düzenleyen doktorlara tedavi olmadıklarını, bir kısmını da reçeteler kendisine ait olsa da reçetenin arkasındaki adres ve imzalarının kendine ait olmadığı beyan ettiğini, davacı hakkında tanzim edilen sorştrma raporuna göre davacı ... Eczanesine Kuruma sahte reçete fatura etmekten dolayı 2008 yılında Eczane Protokolünün (6.3.23) maddesi uyarınca söz konusu cezai işlem ve fesih işlemi yapıldığını, ilaç firmalarının ilaç küpürlerinin sahte olduğunu bildirdiğini, bu hususun gözardı edildiğini, hastaların ikamet adreslerinin eczanenin bulunduğu yerden 60 km uzak olduğunu, hastaların da söz konusu tedavileri görmediklerini ve reçeteleri almadıklarını beyan ettiğini, beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağını, müvekkilinin mevzuata göre işlem tesis ettiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile muarazanın giderilmesi istemine, birleşen davada ilamsız icra takibinde yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edenin sıfatı gözetilerek yapılan incelemede; Mahkemece bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiğinin, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davalı/birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. Maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440 . maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.