Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1608 E. 2025/13850 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1608
Karar No
2025/13850
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E., 2024/278 K.

Mahkeme kararı davalılar ... ve ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.08.2007 tarihinde davalıların sürücü, malik ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacı idaresindeki araca çarpması ile gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek ameliyat masrafı olarak 6.183,62 TL, 1.000,00 TL ilaç ve bakım gideri ve 15.000,00 TL iş gücünden kaldığı günler olmak üzere toplam 22.183,62 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.01.2015 tarihli ve 2007/531 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 6.171,91 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 07.01.2015 tarihli ve 2007/531 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararının davalılar ... ve ... vekili, davalı ... şirketi vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin mahkeme ek kararı ile reddedilmesi üzerine Dairenin 07.07.2021 tarihli ve 2021/14836 Esas, 2021/4301 Karar sayılı ilamı ile davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp trafik kazasına karışan ve zarara neden olan aracın trafik sigortacısı olan sigorta şirketi, sürücü ve işletenin sorumlu olduğu, bu durumda mahkemece; yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna geçen tedavi giderlerinin de dava konusu olduğu gözetilerek, SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilip davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı ... şirketi, sürücü ve işletenin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği, davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat talebinin taleple bağlı kalınarak kısmen kabulü ile 815,97 TL'nin davalı SGK'dan, 4.551,03 TL'nin davalı ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen olmak üzere toplamda 5.367,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 4.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece bozma kararına uyulmakla birlikte bozma gerekleri yerine getirilmeden ve dosya kapsamı ile yasaya aykırı düşecek şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacının kendi isteği ile özel hastanede gördüğü tedaviden ötürü ödediği bedelleri müvekkillerinden talep edebilmesinin mümkün olmadığını, tedavi giderlerinin sağlık uygulama tebliği (sut) hükümleri uyarınca bakanlık tarafından belirlenen tarife üzerinden hesaplanmamış olmasının da hatalı olduğunu, kaldı ki davalı ... şirketi tarafından SUT kapsamında hesaplanan tutarlar davacıya ödenmiş olduğundan davacının talep edebileceği herhangi bir bakiye tutarın da söz konusu olmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin hiçbir kusurunun olmadığını, manevi tazminatın şartları oluşmadığı halde manevi tazminata hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'nun 15.08.2007 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası ilk başvurusunun ... Numune Hastanesine olduğu, sonrasında ... Hastanesine başvurduğu, ... Hastanesi ile kurumları arasında ortopedi ve travmatoloji branşında özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesinin bulunmadığı, başka bir sağlık kuruluşuna nakli ilk müdahaleyi yapan hastane hekimleri tarafından oluşturulan sevk belgesi (112 Komuta Merkezi) ile olmamasından bahisle, kurumları ile sözleşmesi olmayan ... Hastanesine müracaatı (özel hizmet almak için kendi isteği ile) göz önünde bulundurulduğunda yapılan tedavinin acil hal kapsamında olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili kuruma borç çıkarılmasının hatalı olduğunu, müvekkili kurum harçtan muaf olduğu halde yerel mahkemece kuruma da harç çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca talep edilen faiz alacağının hatalı hesaplandığını, belirtilen faiz tutarının da fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 4 27... nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre dahili davalı SGK aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 815,97 TL olup mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'e iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1608, K. 2025/13850, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-1608-e-2025-13850-k-a66d4442cb9a