Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4248 E. 2025/3009 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4248
- Karar No
- 2025/3009
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1565 E., 2024/1738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/204 E., 2024/137 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; davalının Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, ... köyü 885 parsel (6524 ada, 75 parsel) üzerinde bulunan taşınmazı 37.550,00 TL bedelle 20.09.2006 tarihine kadar müddetli olarak ... lehine ipotek ettiğini, ipotek alacaklısı ...'ın bu taşınmazdaki ipoteği 14.11.2007 tarihinde, davacılara temlik ettiğini, borç ödenmeyince davacıların Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2021/1 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetle takibe, borca, ferilerine, muacceliyet ihtarına, limit aşımına itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının itirazının tüm alacak kalemleri yönünden iptalini ve icra takibinin devamını, ayrıca davalının, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; icra takibine konu ipoteğin sürekli ipotek olduğunu, tapu kaydına 31.01.2020 tarihine kadar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 150/c maddesinde belirtilen şerhin işlenmemiş olduğunu, bu nedenle ipoteğin zamanaşımına uğrayarak ve teminat fonksiyonunu kaybettiğini, müvekkilinin 23.05.2006 tarihinde Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, ... Mahallesi 6524 ada 75 parselde bulunan 1/4 hissesinini nakit karşılığı borçlanacakları toplam 37.550,00 TL bedelle teminat olmak üzere 20.09.2006 tarihine kadar %80 faizle ... lehine ipotek ettirdiğini, müvekkilinin davacı tarafla herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığını, karşı taraftan almış olduğu herhangi bir borcun da bulunmadığını, icra takibine konu ipoteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun TMK'883. maddesinin 2. fıkrası ve Yargıtay kararlarına göre zamanaşımına uğrayarak ve teminat fonksiyonunu kaybettiğini, yani maddi ve şekli bakımdan sona ermesi sebebiyle davanın reddini, bunun mümkün olmaması halinde ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeniyle takip giderleri, faizleri vs dahil müvekkilinin sorumlu olduğu tutarın maksimum 37.550,00 TL olarak belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itirazın iptali davası takiple bağlantılı olduğundan davanın dayandığı takibin geçerli bir takip olması gerektiği, 10.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere takibe dayanak ipoteğin süreli ipotek niteliğinde olup süresinin 20.09.2006 tarihinde dolduğu, ipotek süresi dolduktan sonra başlatılan takibin geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; ipoteğin süreli ipotek olmadığını, kaldı ki ipoteğin süreli ipotek olmasının bu süre sonunda ipoteğin re'sen fekkini gerektirmediği gibi bu sürenin geçmesiyle teminat fonksiyonunu da yitirmeyeceğini, zira söz konusu bu sürenin alacağın muaccel olacağı tarihi ve bu tarih itibariyle borç için faizin işletilebileceği tarihi ifade ettiğini, ipotek belgesi ve resmi senet incelendiğinde ipoteğin tesis tarihinin 26.05.2006 olduğu; 20.09.2006 tarihinin ise süreyi değil vadeyi ifade ettiği ve ipotek bedelinin vadesinde ödenmemesi halinde yıllık %80 faiz ve sair işletileceğinin anlaşılacağını, davalı her ne kadar 26.05.2006 tarihli ipotek belgesindeki sürenin geçmesiyle alacağın zaman aşımına uğradığını ve bu nedenle ipoteğin teminat fonksiyonunu kaybettiğinden son bulduğunu iddia etmişse de, alacak sona ermedikçe ipoteğin süreye bağlı olarak terkini hukuken mümkün olmadığını, zira TMK'nın 1026 ve 883 maddelerinin terkin için alacağın sona ermesi ön şartını getirdiğini, TMK'nın 883. maddesine göre; alacak sona erince, ipotekli taşınmaz maliki alacaklıdan ipoteğin terkin edilmesini isteyebileceğini, hatta, borçlu (malik), İİK’nın 153. maddesine göre kendi hakkında takip yaparak rehin konusu borcu itfa etmek suretiyle rehnin tapuya yazılacak bir fek müzekkeresiyle terkinini sağlama imkan ve yetkisine sahip olduğunu, diğer taraftan, taşınmaz rehninin terkinini gerektiren bir nedeninde; borçlunun (malikin) ipotek konusu borcu ödemek suretiyle ipoteği terkin ettirmesi gerektiğini, taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunlu olduğunu, davalı yanın cevap dilekçesinden anlaşılacağı üzere borçlunun davacılara herhangi bir ödemede bulunmadığını, hal böyle iken borcun sona ermesi gibi bir durum da söz konusu olmadığından ipoteğin fekki için gerekli koşulların sağlandığından söz edilmesi mümkün olmadığını, ... yevmiye numaralı 26.05.2006 tarihli resmi senetten de anlaşılacağı üzere kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarının söz konusu olup ipoteğin ana para ipoteği olduğu açıkça anlaşıldığını, derece mahkemelerinin ipoteğin süreli olduğu kanaati ve davalı yanın ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ipotek belgesinde muacceliyet tarihi de belli olduğundan müvekkillerin davalı borçluya ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın takibe geçmesinin mümkün olması karşısında, müvekkillerinin iyi niyetle davalı borçluya ihtarname göndererek muaccel olan borcun ifasını istemişlerse de davalı borçlunun ödemeye yanaşmadığını, bununla birlikte davalı borçlu tarafından hesap kat ihtarnamesine de itiraz edilmediğini, 10.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu olan ipoteğin süreli kurulan ipotek niteliğinde olduğu, süresi içinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmadığı, ipoteğin teminat vasfını yitirdiği ve bu sebeplerle alacak hususunda bir hesaplama yapılamadığının beyan edildiğini, icra takibinin usulüne uygun olarak süresinde başlatıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. 10.07.2019 tarihli ve 30827 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7181 sayılı Tapu Kanunun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 19. maddesi ile TMK'nın 883. maddesine; “İpotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerine 9.6.1932 tarih ve 2004 sayılı İcra İflas Kanununu 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması halinde ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir.” hükmü, aynı Kanunun 3. maddesi ile; “2644 sayılı Tapu Kanununa geçici madde 4 eklenerek; 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 883 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi dolmuş olmasına rağmen terkin edilmeyen süreli ipoteklerde anılan fıkrada belirtilen otuz günlük süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten başlar.” hükmü eklenmiş olup 28. madde ile de bu Kanunun birinci maddesi, üçüncü maddesi ile on dokuzuncu maddesinin 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen düzenlemeler gereğince özetle, süreli olarak tesis edilen 01.01.2020 tarihinden önce süresi sona eren ipoteklerde 31.01.2020 tarihine kadar, süreli ipoteklerden 01.01.2020 tarihinden sonra süresi sona eren ipoteklerde ise süre bitiminden itibaren 30 gün içinde alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlayıp İİK’nın 150/c maddesinde belirtilen şerhin taşınmaz üzerine konulmamış olması halinde, taşınmaz maliki, ipotek alacağı sona ermemiş olsa bile tapu müdürlüğünde ipoteğin terkin edilmesini sağlayabilir. İpotek alacaklısının süreli olarak kurulmuş ipotekte, muaccel alacağı için süre bitiminden önce veya 01.01.2020 tarihinde önce süresi dolan ipoteklerde bu tarihten itibaren 30 günlük süre içinde takibe geçmesi ve İİK’nın 150/c maddesinde yazılı şerhi ipotekli taşınmazın tapu kaydına işlenmesi gerekmektedir. Somut olayda; 26.05.2006 tarihinde 20.09.2006 tarihine kadar süreli olarak tesis edilen ipoteğin 01.01.2020 tarihinden önce süresinin sona erdiği, süre bitiminden itibaren 30 gün içinde (31.01.2020 tarihinde kadar) alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatılıp, taşınmaz üzerine İİK’nın 150/c maddesinde belirtilen şerh konulmadığından, 04.01.2021 takip tarihi itibariyle süresi dolan ipotek senedine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması mümkün değildir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; takibe konu ipoteğin süreli olması, ilamsız icra takibinden önce sürenin dolması nedeniyle usulüne uygun başlatılan ve itirazın iptali davasının ön koşulu olan icra takibinin bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.