Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2850 E. 2025/2388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2850
Karar No
2025/2388
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/202 E., 2024/228 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 08.05.2015 tarihli yazısıyla; müvekkilince karşılanan 11.07.2014 tarihli e-reçetedeki ilaçların dava dışı hasta ...'ya teslim edilmediği gerekçesiyle, taraflar arasındaki 2012 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.5.) maddesi uyarınca reçete bedeli 8.269,02 TL'nin, 613,71 TL faiziyle ve beş katı tutarındaki 41.345,10 TL cezai şart bedeliyle birlikte toplam 50.227,83 TL’nin müvekkilinin alacaklarından mahsup edileceğini bildirdiğini, ancak müvekkilinin söz konusu e-reçetenin nasıl ve ne şekilde düzenlendiğinden haberi olmadığını, rapor ve reçetelerin elektronik ortamda doktorlar tarafından düzenlendiğini, davalı Kurum tarafından tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kesinti işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının Protokol ve mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiğini, Kurumca uygulanan kesinti işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 13.05.2019 tarihli ilamıyla; Mahkemece 2012 tarihli Eczane Protokolü'nün (5.3.10.) maddesinde, eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde, reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanacağının öngörüldüğü, ancak bilirkişi heyetince yapılan değerlendirmeye göre; davacı eczacı ve çalışanlarının sahte reçete düzenlenmesinde bir kusur veya ihmalinin bulunmadığı gibi, dava dışı sahte reçete düzenleyenlerle de işbirliği içinde olmadıklarının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; somut olaydaki cezai işlemin konusunu, anılan Protokol'ün (5.3.10.) maddesinde yaptırıma bağlanan Kurumu zarara uğratmak kastıyla sahte reçete ve benzeri fatura edilmesinin değil, 2013/1 sayılı Ek Protokol ile değiştirilen (5.3.5.) maddesindeki hasta veya yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edilmesi fiilinin oluşturduğu, buna göre davalı Kurumca 08.05.2015 tarihli yazıyla davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin Protokol'ün (5.3.5.) maddesi kapsamında değerlendirilmesi için bu konuda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 03.03.2022 tarihli kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 15.09.2022 tarihli ilamıyla; dava konusu cezai işlemin dayanağı olan 2012 yılı Protokol maddelerinde değişiklik olduğu, Mahkemece 2016 yılında yürürlüğe giren Protokol'ün ilgili maddelerinin olaya uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde durulması ve davacı tarafından dava açılmasının 2016 yılı Protokolü'nün uygulanmasına ilişkin müracaat olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre cezai şart ve fatura bedeli iadesine ilişkin 2016 yılı Protokolü'nün ilgili maddeleri gereğince değerlendirme yapılarak, sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kesinti sebebinin 2012 yılı Eczane Protokolü'nün 2013/1 Ek Protokolü ile değiştirilen (5.3.5.) maddesindeki hasta veya yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edilmesi fiilinden kaynaklandığı, ancak yargılama sırasında 2016 yılı Eczane Protokolü'nün yürürlüğe girmiş olup davacı tarafça dava açılmasının 2016 yılı Protokolü'nün uygulanmasına ilişkin müracaat olarak kabul edilmesi gerektiği, 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.5.) maddesine göre, Kurum, İl Sağlık Müdürlüğü veya Eczacı Odası tarafından eczanede yapılan denetim sonucu yapılan tespitlere yönelik cezai işlem uygulanabileceği, bozma ilamı doğrultusunda davalı Kuruma yazılan müzekkere cevabında ise davacının sahibi olduğu eczanede yerinde denetim yapılmadığı bildirildiğinden bu şartın yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, buna göre davacı hakkında uygulanan toplam 50.227,83 TL tutarındaki kesinti işleminin haksız olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı Kurumca davacı hakkında uygulanan 50.227,83 TL tutarındaki kesinti işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; somut olayda uyuşmazlığın doğduğu tarihte yürürlükte bulunan 2012 yılı Eczane Protokolü'nün uygulanması gerektiğini, kaldı ki 2016 yılı Protokolü'nün uygulanabilmesi için yazılı talep şartının arandığını, davacının bu hususta Kuruma yazılı bir talepte bulunmadığını, öte yandan 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.5.) maddesinde belirtilen "eczanede yapılan denetimde" ibaresinin fizîken eczaneye gidilip denetim yapılması anlamına gelmediği gibi, dava konusu cezai işlemlerin dayanağı olan müfettiş raporu tarihinin 06.02.2015, Kurum yazısının davacıya tebliğ tarihinin 08.05.2015 ve dava tarihinin 29.05.2015 olduğu dikkate alındığında, bu ifadenin uygulanmasının mümkün olmadığını, zira belirtilen tarihlerde 2016 yılı Protokolü'nün yürürlükte olmadığını, 2012 yılı Protokolü'nde ise bu şartın aranmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2012 yılı Protokolü'nün (5.3.5) ve (4.3.6.) maddeleri uyarınca davacı hakkında uygulanan reçete bedeli ve cezai şartın tahsiline ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir. 1. Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, dava konusu uyuşmazlık hakkında yargılama sırasında yürürlüğe giren 2016 yılı Eczane Protokolü hükümlerinin uygulanması yerinde olmasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine imkan bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.5.) maddesi; "Kurum, İl Sağlık Müdürlüğü veya Eczacı Odası tarafından eczanede yapılan denetimde, reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde, ilaç bedelinin 2 (iki) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde ilaç bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 6 (altı) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak, Kurum tarafından yapılacak soruşturma neticesinde hastaya teslim edilmek üzere hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 (altmış) günü geçmeyecek sürede ilaçların eczanede bekletildiğinin saptanması halinde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davaya konu cezai işlemlerin dayanağı olan ve dava dışı ... isimli hasta adına düzenlenen 11.07.2014 tarihli elektronik reçetenin dava dışı doktor tarafından sahte olarak düzenlendiği ve bu reçete muhteviyatındaki ilaçların dava dışı şahıs tarafından davacı eczaneden alındığı tespit edilmiş ise de, davacı eczacı veya çalışanları tarafından söz konusu reçetenin arka yüzüne; ilacı/ilaçları alan kişinin adı, soyadı ve “.... kalem ....kutu ilacı aldım” ibaresi, telefon numarası ve/veya adresi, imzası ve T.C. kimlik numarası alınmaksızın ilaçların teslim edilerek Kuruma fatura edildiği anlaşıldığından, davalı Kurum tarafından ilacı teslim alanın bilgilerinin yer almadığı bu reçete nedeniyle davacı hakkında cezai işlem uygulanması yerindedir. Mahkemenin gerekçesinde bildirdiği gibi, bu madde hükmüne dayalı olarak cezai işlem uygulanabilmesi için eczanede fizîken denetim yapılması da şart değildir. Bu durumda Mahkemece; 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.5.) maddesi uyarınca, davalı Kurum tarafından davacı hakkında 8.269,02 TL tutarındaki reçete bedeli ve 613,71 TL faizi ile reçete bedelinin 2 (iki) katı tutarında 16.538,04 TL cezai şart uygulanması gerektiği gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile fazladan yapılan kesintinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2850, K. 2025/2388, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-2850-e-2025-2388-k-c5c108a1f280