Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9209 E. 2025/5079 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9209
- Karar No
- 2025/5079
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/145 Esas, 2023/812 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece 28.11.2023 tarihli ve 30.04.2024 tarihli ile tavzih kararları verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin asıl kararı davacı ... vekili ile davalı idare vekili tarafından, 30.04.2024 tarihli tavzih kararı ise davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; mahkemece verilen 28.11.2023 tarihli ve 30.04.2024 tarihli tavzih kararları ile çelişkili hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemenin 28.11.2023 tarihli ve 30.04.2024 tarihli tavzih kararlarının birbirleri ile çelişkili ve hatalı oldukları anlaşılmakla kaldırılmaları gerekir.
Mahkemenin 28.11.2023 tarihli ve 30.04.2024 tarihli ek kararlarının kaldırılmasına karar verildikten sonra süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 1113 ada 137 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atıldığını ileri sürerek, belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2016 tarihli ve 2014/455 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;mahallinde yapılan keşif sonucu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 1113 ada 137 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalılardan ... ile ... hissesinde dava dışı ... ve ... lehine intifa hakkı bulunduğu anlaşılmakta olup, tapu kaydında lehine intifa hakkı bulunan ... ve ...'nün davaya dahil etmesi için davacı idareye süre verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra, taşınmaz bedelinin intifa hakkı sona erinceye kadar bir milli bankaya çıplak mülkiyet sahibi davalı adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibinin yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde davalı tapu malikine ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar 1.Mahkemenin 31.10.2023 tarihli ve 2019/145 Esas, 2023/812 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 28.11.2023 tarihli ve 30.04.2024 tarihli ek kararı ile tavzih talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı idare vekili, 30.04.2024 tarihli ek kararına ise davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hissesinde intifa hakkı bulunmadığını bedelin derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davacı ... vekili tavzih kararına ilişkin temyiz dilekçesinde özetle; 28.11.2023 tarihli ve 30.04.2024 tarihli tavzih kararının çelişkili olduğunu, hissesinde intifa hakkı bulunmadığını bedelin derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin tüm, davacılar ... ve ... vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Yapılan incelemede; Mahkemece verilen 28.11.2023 tarihli ve 30.04.2024 tarihli tavzih kararları ile çelişkili hükümler kurulduğu anlaşılmış olup, dava konusu taşınmazın son ve güncel tapu kaydında davacılardan yalnızca ... hissesi üzerinde davalı ... lehine intifa hakkı bulunduğu, diğer davacılar ... ve ... hissesi üzerinde herhangi bir intifa hakkı bulunmadığı, bu nedenle davacılar ... ve ... hissesine isabet eden kamulaştırmasız el atma bedelinin adı geçen davacılara derhal ödenmesine karar verilmesi,diğer davacı ... hissesine isabet eden bedelin ise ... lehine intifa hakkı sona erene kadar Vakıflar Bankasında davacı adına açılacak hesapta nemalandırılmasına, bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibi ...'nün yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde bedelin davacı ... ödenmesine dair karar verilmesi gerekli iken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'nun geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Mahkemenin 28.11.2023 tarihli ve 30.04.2024 tarihli tavzih kararlarının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
3.Davacılar ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) Birinci bendinden ''... lehine intifa hakkı sona erene kadar Vakıflar Bankasında davacılar adına açılacak hesapta nemalandırılmasına, bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibi ...'nün yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde el atma bedelinin davacılara ödenmesine'' ibaresinin çıkartılması, yerine ''davacı ... hissesine isabet eden 105.490,12.TL ile ... hissesine isabet eden 105.490,12 TL nin adı geçen davacılara derhal ödenmesine,davacı ... hissesine isabet eden 105.490,12 TL'nin ... lehine intifa hakkı sona erene kadar Vakıflar Bankasında davacı ... adına açılacak hesapta nemalandırılmasına, bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibi ...'nün yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde bu bedelin davacı ...’a ödenmesine,'' cümlesinin yazılması,
b) İkinci bendinden ''davacılara'' ibaresinin çıkartılması, yerine ''davacı ...'' ibaresinin yazılması,
C) Üçüncü bendinden ''davacılar'' ibaresinin çıkartılması, yerine “davacı ...”ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.