Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2779 E. 2025/3000 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2779
Karar No
2025/3000
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/336 E., 2024/38 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; avukat olduğunu, 1998 yılından itibaren önce TOKİ daha sonra Proje Uygulama Birimi (PUB)’ın ve en sonunda söz konusu görevlerin TOKİ’ye devredilmesi ile TOKİ’nin vekilliğini yaptığını, vekalet ilişkisinin halen devam ettiğini, TOKİ'nin hukuki uyuşmazlıklarına bakmak ve hukuki konularda danışmanlık yapmak üzere yetkilendirildiğini, Avukatlık Kanununun 164/4 maddesi gereğince dava konusu edilen ICC Hakem kararı ve bu kararın infazı için kesinleşen tenfiz kararı çerçevesinde ücret alacağının 9.654.985,00 TL olduğunu, Avukatlık Kanunu’nun 164/4 maddesi gereğince dava konusunun %20'si üzerinden vekalet ücreti alacağı olduğunu belirterek şimdilik 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 18.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.448.247,75 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı, zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini dilemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.04.2019 tarihli kararıyla; davacının vekil olarak takip ettiği davacı ... Şirketinin, ICC Hakem Mahkemesinde açtığı ICC N0. 14086/RCH/JHN sayılı dosyada verilen kararın kesin nitelikte ve karar tarihinin 30.06.2009 tarihi olduğu, dava tarihi itibarıyla davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairece verilen 14.03.2022 tarihli ilamla; davacı vekilinin davalı ile vekalet ilişkisinin halen devam ettiği, vekalet ücreti talebine konu dava dosyasının 10.12.2010 tarihinde kesinleştiği, davacının vekalet ücreti alacağını 01.06.2007 ve 14.02.2011 tarihli dilekçelerle davalıdan talep ettiği, dava tarihi olan itibarıyla zamanaşımı süresi dolmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı avukat ile davalı arasındaki ilişkinin 30.4.2007 tarihine kadar “müşavirlik-avukatlık sözleşmesi” bundan sonraki tarihten itibaren de “avukatlık sözleşmesi” olarak halen devam etmekte olduğu ve istifa veya azil durumunun bulunmadığı, taraflar arasındaki 01.10.1998 tarihli sözleşmenin 30.04.2007 tarihinde sona erdiği, avukatın ücret alacağının dava konusu Tahkim dosyasının üstlenildiği tarihte yürürlükte olam 5043 sayılı Yasanın 164/4 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, incelenen Hakem kararında 2.771.885,95 TL'nin davalı lehine reddine karar verildiği, davacı tarafından sarfedilen emek, davanın süresi ve özel nitelikteki yargılama tekniği ve sonuçta lehe alınan kısım da gözetilerek alt sınırdan ayrılarak ücretin %15 üzerinden ücret takdiri gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 415.000,00 TL alacağın 14.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı ile müvekkil arasında yapılan 1998 tarihli vekalet sözleşmesinin 5. maddesinde nispi vekalet ücretinin lehe sonuçlanan kısım üzerinden %1 olarak belirlendiğini Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet aktinden kaynaklanan alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş olmasına, bozma ilamına uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine imkan bulunmamasına göre ve özellikle taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığından Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince hesaplama yapılması gerektiği, bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı avukatın avukatlık hizmeti sunduğu dava dolayısıyla hak kazandığı vekâlet ücretine ilişkin yapılan hesaplamanın yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2779, K. 2025/3000, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-2779-e-2025-3000-k-183c7ca14f60