Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2588 E. 2025/3052 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2588
Karar No
2025/3052
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/337 E., 2021/10 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, birleşen davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 1.745,48 TL TL olup, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 4.270,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin 1989 yılında Bulgaristan hükümetinin zorunlu göçe tabi tuttuğu göçmenlerden olduğunu, Türkiye'ye göç ettiğini, Başbakanlığın göçe zorlanan soydaşların mağduriyetlerini gidermek vaadiyle konut projesi başlattığını, müvekkilinin de bu proje çerçevesinde ilerde konut maliyetinden düşülmek üzere 1991 yılı Haziran ayında 13.000.000 TL peşinat ve avans tutarını yatırdığını, Başbakanlık tarafından konutların teslim edildiğini, ancak yatırmış olduğu peşinatın konut bedeline mahsup edilmeyerek maliyetinden düşülmediğini ileri sürerek; bedelin güncellenerek, şimdilik 4.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşteriken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.12.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini15.667,00 TL'ye yükseltmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili, aynı hukuki gerekçeye dayanarak 1.745,48 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı TOKİ vekili; müvekkilinin sözleşmeyi imzalamadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ödemenin 1991 yılında yapıldığı belirtildiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, soydaşların başlangıçta yatırmış oldukları konut başvuru peşinatlarının borçlandırma aşamasında düşülerek borçlarından mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; açılan davada Tüketici Mahkemesinin görevsiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, Başbakanlık ile TOKİ'ye ayrı ayrı husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin Emlak Bankası ile davacı arasında imzalandığını, Başbakanlık'ın hiçbir zaman sözleşmenin tarafı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2012 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 02.05.2017 tarihli kararıyla, asıl ve birleşen davada ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava dışı bankadan toplam 84.515.793 TL (eski para) kredi kullanıp ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği, borçlanma sözleşmelerinin ileride doğacak ilave maliyeti de kapsayacak şekilde düzenlendiği, Devlet Bakanlığınca konutun kesin maliyet hesabının her bir daire için 90.000.000 TL (eski para) olarak belirlendiği, kesin maliyet hesabının resmi verilere göre hazırlanması ve o tarihte taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmaması nedeniyle bu kesin maliyet hesabına itibar edilmesi gerektiği, böylece davacının kullandığı kredi miktarı tutarında borçlandığı, buna karşılık yapılan maliyet hesaplarında göçmen konutlarının şerefiyelendirmesi de gözetildiğinde maliyetlerin davacı borçlanmasının üzerinde kaldığı, bu nedenle davacı tarafından yatırılan peşinatın borçtan mahsup edildiği kabul edilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; süresinde T.C. Emlak Bankasına peşinat ve avansları yatırdığını, taşınmazları teslim aldığını, vaat edilen taşınmazlar teslim edilmesine rağmen müvekkilinin peşinat ve avans olarak yapmış olduğu, ödemelerin tahsis olunan taşınmazların inşaat maliyet bedellerine mahsup edilmediğini, bu nedenle maddi zarara uğradığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi incelemesinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından sosyal konut projesinden konut sahibi olabilmek için yatırılan peşinatın konutun teslimi için yapılan sözleşmede belirlenen borçlanma miktarından bahisle güncel bedelin iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından yatırılan peşinatın borçtan mahsup edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Birleşen davada, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla REDDİNE, 2. Asıl davada temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439 uncu maddesi gereğince ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2588, K. 2025/3052, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-2588-e-2025-3052-k-cf487f609c98