Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2026/1210 E. 2026/9701 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1210
- Karar No
- 2026/9701
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1661 E., 2021/225 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli ve 2019/181 esas, 2019/374 sayılı kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.11.2025 tarihli ve 2022/31139 esas, 2025/27053 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2026 tarihli ve KD-2021/32170 Temyiz sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2026 tarihli ve KD- 2021/32170 Temyiz sayılı itirazı; " İtiraza konu uyuşmazlık; sanığın mahkumiyetine esas alınan tanık ...'nın beyanının usulüne uygun olarak alınmamasına ve örgüt mensuplarınca kullanılan bylock isimli örgüt içi yazışma programı ile ilgili ayrıca araştırma yapılması gereğine ilişkindir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 27/11/2025 tarihli ilamı ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nin 24/02/2021 tarihli kararına yönelik temyiz başvurusunun esastan reddi hükmün onanmasına karar verildiği ve böylelikle sanık hakkında Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın kesinleştiği anlaşılmışsa da; Dosyanın incelenmesine göre; 1. Mahkumiyete esas alınıp suçun sübutu bakımından belirleyici delillerden olanan tanık ...'in beyanının "yargılama aşamasında aleni duruşmada ve sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilerek kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek hakkı tanınması" suretiyle alınması gerekirken, tanık ...'nın talimat mahkemesi beyanlarının duruşmada okunması ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi, 2. Savunmasında bylock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, ilgili birimlerden sanığa ait "bylock tespit ve değerlendirme tutanağının" getirtilmesi, buna ilişkin bir tutanak bulunmaması halinde ise sanığa ait ... numaralı cep telefonu hattı ile ilgili HIS/CGNAT kayıtları ve HTS kayıtları üzerinden uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle bylock kullanımın teknik verilerle de ayrıca ortaya koyulması suretiyle hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile hüküm verilmesi, 3. UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık ... hakkında başkaca herhangi bir tanık veya etkin pişmanlık beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi ve eksik inceleme ile verilen bu kararın onanması hususlarının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmekle, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilen Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 27/11/2025 tarih, 2022/31139 Esas ve 2025/27053 Karar sayılı ilamı ile verilen esastan red ile onamaya dair hükmün bozulmasına karar verilmesini talep zorunluluğu hasıl olmuş ve sanık ...'ın (...) lehine hükmün kaldırılması için CMK'nun 308. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna başvurulmuştur. " Talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ... .'in doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; 5271 sayılı CMK'nın 1 81... . maddelerine muhalefet edilmesi, 3. Ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.11.2025 tarihli ve 2022/31139 esas, 2025/27053 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2019/1661 esas, 2021/225 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, 4. Bozma sebebine nazaran mağduriyete sebep olunmaması bakımından, infaza başlanmış ise hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, bu hususta ilgili birimlere müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.