Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/2299 E. 2026/10508 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2299
Karar No
2026/10508
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/620 E., 2024/1372 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/140 E., 2022/110 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme HÜKÜM: TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 62/1, 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Sanıkların TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verildiği, 08.12.2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/132 Esas - 2023/183 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 220/6. maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline ve Resmi Gazete'de yayımlanmasından 4 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu hükmün iptal edilmesi üzerine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 08.04.2024 tarihinden önce yasa koyucu tarafından 02.03.2024 tarihinde çıkartılan 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile TCK'nın 220/6. maddesinde düzenlemeye gidildiği, buna göre, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca TCK'nın 314/3. maddesine ise “(3) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.” şeklindeki fıkranın eklendiği ve diğer fıkranın buna göre teselsül ettirildiği; söz konusu yasal düzenlemelerin de somut norm denetimine konu edilmeleri üzerine 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/81 Esas - 2024/189 Karar sayılı kararı ile ikinci kez iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve iptal edilen kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme ihdas edilmediği; Anayasa'nın 153/5. maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte Anayasa'nın 38. maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak kanunla konulabileceğinin belirtildiği, Anayasa normuna paralel şekilde suç ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen TCK'nın 2. maddesinde kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK'nın 7. maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli, 2023/1-345 Esas ve 2023/579 Karar sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli, 2021/1-427 Esas ve 2023/344 Karar sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa'nın 38. maddesi ile TCK'nın 7. maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanıklar lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işlediği kabul edilerek TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa'nın 38. ve CMK'nın 223/2-a maddeleri gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu; 2-Kabul ve uygulamaya göre de ; Bölge Adliye Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine, öncül suç niteliğinde olan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu yönünden ise zamanaşımı süresi dolmadığı belirtilerek hükmün bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu bakımından ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2025 tarihli 2025/19 Esas - 2025/97 Karar sayılı kararıyla sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, öncül suç yönünden verilen bu karar nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan da cezalandırılması olanaklı görülmediğinden beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması nedeniyle sanıklar müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/2299, K. 2026/10508, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-2299-e-2026-10508-k-d2b795c49655