Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2024/2602 E. 2026/15260 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2602
- Karar No
- 2026/15260
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/517 E., 2022/1335 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/70 E., 2022/102 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanığın kullanımında olduğunu bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ..., hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, var ise bu hatta ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi, söz konusu hatlarla herhangi bir örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığının belirlenebilmesi için ilgili birimlere yazı yazılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Tanık olarak dinlenen ... ., gizli tanık..., ... .nin beyanlarında sanığın örgütteki konumu faaliyetleri, sohbet içerikleri ile ilgili olarak yer ve zaman belirtilmek suretiyle detaylı ve çelişkiler giderilerek doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle hazır edilip yeniden tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanlarının alınması ile yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm bu delillerin sanık ve müdafiine okunarak 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde sayın Üyelerimiz ... ve ...'ın karşı oyuyla, oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'nun atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun eksik araştırmaya dayalı bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyoruz. Sayın daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık anlatımlarının sanığa yüklenen .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Noter başkatipi olan sanık hakkında; ....nin şüpheli olarak müdafi huzurunda 03.11.2016 tarihli ifadesinde " ... iki ay öncesine kadar sohbetlere gittiğini, bu sohbetleri ...'nun ve üniversitede memur olduğunu bildiği bir şahsın verdiğini, sohbetlerde Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve mealler okunduğunu, ... ...'e ait kasetler izletildiğini ancak son bir yıldır kaset izletilmediğini...", mahkemede alınan beyanında "sanığı Noterde işlerinin olması nedeni ile tanıdığını, birlikte dışarıda maç izledikleri zamanların olduğunu, bu husus dışında sanık ile ailece birbirlerine gidip geldiklerini, söz konusu terör örgütü ile ilgili herhangi bir bağlantısının bulunduğunu görmediğini, soruşturma aşamasındaki beyanlarının telaş ile verildiğini, soruşturma aşamasında belirttiği sohbetlerin aile arasındaki sohbetler olduğunu, yeri geldiğinde dini konuların konuşulduğunu" belirttiği, mahkemece dinlenen gizli tanık...'nin ifadesinde "önceki beyanlarının doğru olduğunu, sanığın 2014 yılı ve sonrasında da cemaat adlı yapı içerisinde aktif görev aldığını, yurt içi gezilerine katıldığını, gazete ve dergi aboneliği konularında görev aldığını, cemaatin aktif savunucularından olduğunu, sanığın mütevelliler içerisinde yer aldığını" belirttiği görülmüştür. Tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere, sanığın darbe teşebbüsünden sonra da örgütle bağını koparmadığı ve sohbet adı verilen toplantıların organizasyonunu yapıp sohbet hocalığı yaptığı, örgütün mütevelli grubu içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır. Sanık hakkındaki tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, eylemlerinin bu suretle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu vicdani kanaatine varıldığından, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesince verilen hükümde isabetsizlik bulunmadığı, sanığa yüklenen .../PDY silahlı terör örgütene üye olma suçunun sabit olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun eksik araştırmaya dayalı bozma yönündeki kararına iştirak etmiyoruz.