Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/9338 E. 2026/7510 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9338
- Karar No
- 2026/7510
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/765 E., 2021/828 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/213 E., 2019/293 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Duruşmada dinlenen tanık ... A.'nın ifadesinde sanıkla Tunceli ilinde birlikte çalıştıklarını, sanığın evinde düzenlediği ve kendisinin de katıldığı örgüt sohbetlerinde sanığın sohbet hocası olduğunu ve kendisinden himmet adı altında para aldığını beyan etmesi ancak söz konusu sohbet ve himmet toplama eyleminin hangi tarihler arasında yapıldığını beyan etmemesi karşısında sanığın, silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, tanık beyanında bahsedilen örgütsel faaliyetlerin neler olduğunun açıklatılması ve tarihlerin netleştirilmesi için, tanığın tüm ifade ve teşhis tutanaklarının Yargıtay denetimine elverişli aslı ve onaylı suretlerinin getirtilerek incelenmesi ile yeniden duruşmaya getirilerek yahut bunun mümkün olmaması halinde SEGBİS yolu ile hazır edilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle sanıkla ilgili ayrıntılı beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Gizli tanık ...’dan ele geçirilen micro SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen veri inceleme raporlarında örgüt tarafından sanığın 2012 için "...", 2013 için "...." ve "..." ve 2015 MART için "..." olarak kodlandığının belirtilmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, dosyada mevcut 28.05.2021 tarihli ve 18.04.2025 tarihli veri analiz raporlarında zümre başkanı ve öğretmen olarak tespit edilen " ... T. ve ...," ile vekil öğretmen olarak tespit edilen "... Ç." isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi halinde söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması, HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek, bu şahıslarla sanığın konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, gerekirse bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4. Kabul ve uygulamaya göre de, Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.