Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/5752 E. 2026/2965 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5752
- Karar No
- 2026/2965
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1116 E., 2021/1643 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/265 E., 2020/79 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 58/9 ve 53. maddeleri gereğince mahkûmiyetine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Tanık ... Ç.'nin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği beyanında, 2012 ya da 2013 yılında komiser olmak isteyenleri kent parkta dubleks eve çağırdıklarını, eve gittiğinde Kaman'dan bir polis memurunun da olduğunu, ismini ve soy ismini bilmediğini, eşinin öğretmen olduğunu, resmini gösterebileceğini, evde çevre illerden gelen polis imamlarının olduğunu, bu toplantıda kendilerine izne ayrılmalarını, hocaların ders vereceğini, yirmi günlük izinde Kayseri'de bir evde toplanacaklarını, yeme içme masraflarının karşılanacağının söylendiğini, kendisi ve ...'in gitmediğini, Kaman'da görev yapan polis ve ...in eve gittiklerini, bu kişilerin yüksek puanlarla komiser olduklarını beyan ederek ifadesinde belirttiği Kaman'da görev yapan polis olarak sanığı fotoğrafından teşhis etmesine rağmen incelemeye konu dosya kapsamında mahkeme huzurunda alınan beyanında ise, kendisinin savcılık beyanlarının doğru olduğunu, Kırşehir'den bu yapıya ait evlerde sınavlara hazırlanıp komiser yardımcılığı sınavını kazanan arkadaşlar olduğunu ancak şu an şahsı hatırlayamadığını, şu an SEGBİS üzerinden gördüğü sanığı tanıyamadığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkması adına tanık ... Ç.'nin soruşturma aşamasındaki beyanında geçen ifade verdiği dönemde ... İl Emniyet Müdürü özel kalemde çalışan ''...'' isimli polis memuru, ''....'' isimli polis memuru ile kendisini bu eve çağıran ''...'' isimli şahsın gerçek kimliklerinin tespiti halinde doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenilmesinin sağlanarak sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanınması ve bu suretle beyanlar arasındaki çelişkinin net bir şekilde giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Hükümden sonra ... İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen sanığa ait güncel veri inceleme raporunun 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekliliği, 3- UYAP’ta güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında aleyhe beyan olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde beyan sahiplerinin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Kabul ve uygulamaya göre; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.