Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/25484 E. 2026/11711 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/25484
Karar No
2026/11711
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/776 E., 2022/1194 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/100 E., 2021/107 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1. UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/187729 Soruşturma numaralı dosyalı ve Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/76 esas sayılı dosyası ile silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından derdest soruşturma ve dava dosyalarının bulunduğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden ve geçitli suçlardan olduğu da göz önüne alınarak; Sanık hakkında anılan dava dosyasının temin edilerek incelenmesi, mükerrer uygulamaların önüne geçilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesini teminen aralarında hukuki irtibat bulunması halinde birleştirme hususunun tartışılması, birleştirme cihetine gidilmeyecekse varsa ilgili delillerin işbu dosya içine denetime elverişli olacak biçimde dercedilmesi, yine sanıkla ilgili olarak söz konusu soruşturma dosyasının akıbeti araştırılıp dava açıldığının tespiti halinde iş bu dava dosyasıyla birleştirilmesi hususunun tartışılması, dava açılmaması halinde ise Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosyanın aslı veya onaylı örneğinin dosya münderecatına dahli ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, 2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki emniyet müdürlüğü TEM şube müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun’un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması; UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılarak tespit edilmesi halinde bu şahısların da usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilmeleri; ayrıca tanık ....’nın beyanında mahrem imam olarak belirttiği “...” isimli şahıs hakkında ilgili birimler nezdinde araştırma yapılarak, yakalanıp yakalanmadığının, ifadesinin alınıp alınmadığının tespit edilip yakalanmış ise tanık olarak dinlenilmesinin sağlanmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/25484, K. 2026/11711, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-25484-e-2026-11711-k-d7e4ffb03d58