Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/8992 E. 2024/15764 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8992
- Karar No
- 2024/15764
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/491 E., 2020/354 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/438 E., 2018/746 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3, 5/1, TCK’nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun “sanık ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, “TCK’nın 61.” maddesi uyarınca temel cezanın fazla belirlendiği” gerekçesiyle bozulması yönündeki görüşüne tarafımızdan iştirak edilmemiştir. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilen sanık hakkında, TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın “dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve örgütsel konumu” gözetilerek fazla belirlenip belirlenmediği” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem hizmetler sınıfında emniyet müdür yardımcısı olarak görev yaparken ihraç olan, bylock tespit değerlendirme tutanağına göre örgütsel iletişim ağına dahil olduğu anlaşılan, ... kod gizli tanıktan elde edilen veri inceleme raporunda A5(Fetö mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı en üst seviye olan) olarak kodlanan, digital materyallere ilişkin rapora göre cep telefonunda kakao talk programı yüklü olan sanık ... hakkında, mahkemece TCK’nın 61. maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, bu cihetlerle; mahkemece sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği halde sayın çoğunluğun “teşdidin derecesinde hataya düşüldüğünden” bahisle bozma düşüncesine tarafımdan iştirak edilmemiştir.