Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3933 E. 2024/8720 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3933
- Karar No
- 2024/8720
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme
SAYISI : 2018/1606 E., 2019/1017 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli ve 2017/140 Esas, 2018/267 Karar sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesi, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/1606 Esas, 2019/1017 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2021 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1.Kararın yasaya uygun gerekçe içermediğine, 2.Banka hesap hareketlerinin tamamen bankacılık faaliyetlerine ilişkin olduğuna, 3.Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı davranıldığına, 4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu belirtilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığında suç adının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme" yerine "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu, sanık hakkında hüküm kurulurken kanun maddelerinin uygulanmasına ilişkin sıraya aykırı davranıldığı ancak sonuç ceza değişmediğinden bu hususun bozmayı gerektirmediği, ayrıca sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilirken hesap hatası yapıldığı belirtilerek sonuç cezanın 1 yıl 13 ay olarak belirlenmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılaması yapılan ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesi gereğince de re'sen bir müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentlerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/1606 Esas, 2019/1017 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.