Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3829 E. 2024/10570 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3829
- Karar No
- 2024/10570
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2017/148 Esas, 2019/307 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yollaması ile Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi, Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/1107 Esas, 2019/1343 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle; 1- Dosya kapsamına göre dijital materyallerinde örgütün gizli haberleşme programlarına ilişkin kalıntı bulunan sanığın sosyal medya üzerinden örgüt lehine paylaşımlar yaptığı ve örgütün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına 2015 yılı sonuna kadar katılması şeklindeki eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, CMK'nın 283 maddesi gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek cezalandırılması gerektiğine, 2- Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca kaldırılarak, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 sayılı Kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin Yargıtayca süregelen uygulaması, 7035 sayılı Kanun değişikliği ve gerekçesinde ifade edilen düzenleme amacı hep birlikte ele alındığında; ilk derece mahkemesince kabul edilen maddi mesele değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına girilmeden bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın beraat kararı verilebileceği gözetilerek tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında belirtilen ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28.). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Suç tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapan, açık kaynak araştırmasına göre 17/25 Aralık 2013 tarihleri sonrasında sosyal medya üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyet ve organizasyonlarını över biçimde paylaşımlar yapıp örgütün yayın organlarındaki aboneliklerin iptal ettirilmemesi hususunda tartışmaya girdiği anlaşılan sanığın, dosya kapsamında dinlenen gizli tanıkların aşama beyanlarında belirtildiği üzere örgüt faaliyetlerinde aktif olarak yer aldığı, sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığı, örgütün savunuculuğunu yaptığının belirtilmesi ile dosya kapsamında tanık olarak dinlenen M. Ç.' nin ''2015 yılı sonuna kadar katıldığı sohbet toplantılarında sanığı da gördüğünü'' beyan etmesi hususları birlikte değerlendirdiğinde; sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir nitelikte bulunduğu, bu kapsamda silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/1107 Esas, 2019/1343 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza süresi yönünden CMK'nın 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.