Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/32810 E. 2023/11423 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütü Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/32810
- Karar No
- 2023/11423
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütü Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/740 E. 2021/656 K. SUÇ : Silahlı terör örgütü üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 ... ve 2018/233 Esas, 2019/63 ... Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 ... Kanun'un 221/4-1 inci cümle, 5271 ... Kanun'un 223/4-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 ... Kanun'un 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 09.04.2021 ... ve 2019/740 Esas, 2021/656 ... Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.06.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Somut olayda sanığın, hakkında arama el koyma ve yakalama işlemi için ikametine gidildiğinde yakalandığı yani sanığın kendiliğinden gönüllü olarak gelmesinin söz konusu olmadığı, hakkında yakalama koşullarının oluşması nedeniyle gözaltına alınıp yakalandığı anlaşılmıştır. Bu gerekçe ile gönüllü olarak gelmeyen, hakkında yakalama koşullarının oluşması nedeniyle yakalanan sanığın etkin pişmanlık hükümleri doğrultusunda ifade vermesi nedeniyle hakkında 5237 ... yasanın 221/4 ikinci cümle gereği cezasında hakkaniyete uygun indirim yapılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesi tarafından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve bu karara karşı Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık aleyhine gidilen istinaf talebinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya Aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 ... Kanun'un 221/4-1 inci cümle, 5271 ... Kanun'un 223/4-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 ... Kanun'un 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Ayrıntılı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 ... Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir. Şahsi cezasızlık nedeni olarak; sanığın amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi (TCK'nın 221/2 maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi ve faydalı bilgi vermesi (TCK'nın 221/4 maddesinin ilk cümlesi), yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi (TCK'nın 221/3 maddesi) hallerinde sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanan, örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde ise cezadan indirim yapılacaktır (TCK'nın 221/4 maddesinin ikinci cümlesi). Kanun vazının, etkin pişmanlığı şahsi cezasızlık sebebi olarak kabul ettiği durumlarda, örgütten ayrılma veya güvenlik güçlerine teslim olma bakımından "gönüllülük" esasını benimsediği görülmektedir. Gönüllülük, Türk Dil Kurumu sözlüğünde; "bir iş yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken üstlenen" olarak tanımlanmıştır. Örgütten ayrılma bağlamında gönüllülük, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde kalması imkanını ortadan kaldıran veya zorlaştıran bir dış etken bulunmaksızın kendi hür iradesiyle gönüllü olarak örgütten ayrılmasıdır (Ersan Şen - H. ... Eryıldız, Suç Örgütü 2018 baskı syf. 346). Güvenlik güçlerine teslim olma bakımından gönüllülük kavramına gelince; Pişmanlık ve gönüllülük failin psikolojik dünyasıyla alakalı ve son derece soyut kavramlar olması nedeniyle sanığın "gerçek ve samimi" bir pişmanlık duyup duymadığı veya gönüllü olup olmadığının tespiti fevkalade zordur. Suç sonrasındaki tutum ve davranışların belli ölçüde cezadan kurtulma düşüncesine dayanması son derece insani bir durumdur (Baba, Türk Ceza Hukukunda Etkin Pişmanlık 2013 baskı syf 98). Bu nedenle aslında saptanmaya çalışılacak olan, failin salt cezadan kurtulma saikiyle değil fiilin yarattığı haksızlığı gidererek legaliteye dönme düşüncesiyle hareket edip etmediği hususudur ki bu da ancak kişinin dış dünyaya yansıyan davranışlarıyla belirlenebilir. Yakalamanın yasal koşulları oluştuğunda hakkında usulüne uygun olarak düzenlenmiş yakalama müzekkeresine istinaden yakalanan ya da kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiği için yakalama müzekkeresi olmaksızın yakalanan faillerin etkin pişmanlıkta bulunmaları halinde, diğer şartlar da gerçekleşirse cezada indirim uygulanması gerekecektir. Bu durumda bir gönüllü teslimden bahsetme imkanı olmadığı açıktır. Suç işleyen ya da suç şüphesi ile takip edilen/soruşturulan kişilerin belli ölçüde yakalanma korkusu taşıyacağının doğal bir durum olduğu da gözetildiğinde, kural olarak gıyabında düzenlenmiş yakalama emri bulunsa da kendiliğinden/gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde TCK'nın 221/4 üncü maddesinin ikinci cümlesi gereğince cezasından indirim yapılması gerekecektir. Ancak örgütsel faaliyetlere devam ederken hakkında soruşturma açıldığını ve yakalama müzeakkeresi düzenlendiğini bilmesine rağmen bu soruşturmayı sonuçsuz kılmak için kaçan failin makul olmayan bir zaman sonra gelip teslim olmasının gönüllü teslim olarak kabul edilmesine de yasal olanak bulunmamaktadır. Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hakkında gözaltı kararı ve yakalama kararı verilen sanığın evine gelen polisler tarafından yakalanmasından önce 14.03.2016 tarihinde emniyete kendiliğinden gelerek bir kısım bilgiler verdiği 18.05.2017 tarihinde yapılan yakalama neticesinde de, samimi ve ayrıntılı beyanlarda bulunduğu ve devamında da tüm bildiklerini anlatıp bu beyanlarında istikrarlı ve tutarlı davrandığı, savunmalarında emniyet personellerinin katıldığı ve mahrem imamlarca düzenlenen sohbet toplantılarına katıldığını beyan ederek teşhislerde bulunduğu anlaşılmakla örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 ... TCK'nın 221/4-1 inci cümlesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 09.04.2021 ... ve 2019/740 Esas, 2021/656 ... Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.