Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/31049 E. 2025/20605 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/31049
- Karar No
- 2025/20605
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/391 E., 2021/239 K. İLK DERECE : Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/309 E., 2019/44 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; 1-Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılması, tespit edilen şahıslar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma ve kovuşturma olup olmadığı araştırılıp, var ise bu soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında sanık ile ilgili olarak ifade yahut beyanları bulunup bulunmadığının tespit edilmesi lüzumu, 2-Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan 19.03.2022 tarihli Araştırma Tutanağında .... ID nolu ByLock kullanıcısının yaptığı yazışma içeriklerinde sanığın adının geçtiği ve bilgilerin sanıkla uyumlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; öncelikle anılan ByLock ID kullanıcısının açık kimlik bilgilerinin tespiti ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının tespitine çalışılması, bulunması halinde söz konusu soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin dosya içerisine alınması ve sözü edilen şahıs tanık olarak dinlenerek ByLock yazışma içeriklerinin sorulması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, toplanacak tüm bu delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafine duruşmada okunması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-Kabul ve uygulamaya göre ise; Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.