Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30012 E. 2025/19799 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/30012
Karar No
2025/19799
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1201 E., 2020/909 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/74 E., 2018/148 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 26.10.2020 gün ve 2019/1201 E., 2020/909 K. sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararının sanık müdafiine 10.11.2020 (etebliğ, okunmuş sayılma tarihi) tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen sanık müdafiince temyiz dilekçesinin yasal süresinden sonra 02/03/2021 tarihinde verilmesi nedeniyle temyiz isteminin reddine dair ek karar verildiği görülmekte ise de; ayrıntıları, Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 2019/16-573 esas 2022/119 karar sayılı, 24.02.2022 tarihli kararında açıklandığı üzere, aleyhine temyiz yoluna başvurulabilecek nitelikteki kararın, aynı Kanun'un 35. maddesinin 2. fıkrası gereğince ilgilisi olan tutuklu sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği görülmekle öğrenme tarihinden itibaren süresinde verdiği dilekçenin , muhteva ve mahiyeti itibariyle anılan Kanun'un 40. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 41. maddesi kapsamında eski hale getirme ve temyiz talebi olduğu ve haklı gerekçeleri içerdiği değerlendirilerek, sanığın 02.03.2021 tarihli aynı zamanda eski hale iade talepli temyiz talebinin 291. maddesinin birinci fıkrası gereği süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığın söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E., 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.) TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezada en az 1/3'ten, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve incelenen dosya kapsamı ve delillere göre yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği ve faydalılık derecesi nazara alındığında TCK'nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı belirtilen sanık hakkında belirlenen cezadan dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak azami had oranında indirim yapılması gerekirken, yeterli ve hukuki olmayan gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/30012, K. 2025/19799, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-30012-e-2025-19799-k-277dbc7430d1