Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2910 E. 2024/8266 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2910
- Karar No
- 2024/8266
- Karar Tarihi
SAYISI :2018/2250 E., 2019/606 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etme HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli 2016/543 Esas ve 2018/419 sayılı kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanunun 314/2, 220/7-2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3713 sayılı kanun) 5/1, 5237 sayılı Kanun 62, 53 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 25.04.2019 tarih ve 2018/2250 Esas 2019/606 sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzelterek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.12.2021 tarihli onanma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; 1.Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2.Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 3.Sanık hakkında usul ve yasaya aykırı olarak verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, 4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabullü "Sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir. " B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, Sanığın Bank Asya hesap hareketleri ve dosya kapsamına göre; para yatırma eylemin talimat üzerine gerçekleşmediğine ilişkin sanık beyanı, sanığın mesleği, yaşı, beyanları doğrultusunda savunmasının aksi yönünde dosyada delil bulunmadığı, belirtilen tarihlere göre sanığın örgüt liderinin talimatına göre Bank Asya hesabında başkaca bir hareketliliğin bulunmaması hususu da dikkate alındığında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği ve sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığı ya da aksi kanıtlanamayan savunmaya uygun hesap hareketlerine göre, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yaptığı hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, suretiyle karar verilimesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 25.04.2019 tarih ve 2018/2250 Esas 2019/606 sayılı kararını 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.