Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2658 E. 2023/2385 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2658
- Karar No
- 2023/2385
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/291 Esas, 2019/63 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/1116 Esas, 2019/1283 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun' un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.12.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özetle; mevcut deliller kapsamında sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği ile temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında yapılan sohbet toplantılarına aidiyet duygusu ile devamlı bir şekilde katıldığına ilişkin dosya kapsamına yansıyan somut bir delilin, tarafsız bir tanık anlatımının bulunmadığı, ayrıca sanığın söz konusu örgüt ile iltisaklı dernekte sohbet diye tabir edilen toplantılara katıldığı bu dönemde bahsi geçen yapının kamu oyunda din-diyanet işiyle uğraşan cemaat adıyla bilindiği, bu dönem içerisinde yapıyla alakalı yapının kirli yüzüne ilişkin olarak toplumsal farkındalığın henüz tam anlamıyla oluşmaya başlamadığı, dolayısıyla sanığın belirtilen dönemdeki eylemlerine (Zaman Gazetesine üye olması, örgütle iltisaklı NT mağazasından alışveriş etmesi vs.) ilişkin olarak örgütsel kasıtla hareket edip etmediği noktasında da mahkemede şüphe hasıl olduğu, Her ne kadar sanığın örgütle iltisaklı Trabzon Çalışanları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine üyeliği tespit edilmiş ise de sanığın belirtilen derneğe üye olduğu bu dönemde bahsi geçen derneklerin legal görünümlü olduğu, sanığın bahsi geçen derneğe işçi olmasından kaynaklı sorunlarının halledilmesi maksadıyla da üye olabileceği, dolayısıyla sanığın bahsi geçen derneğe üyeliğinin bulunmasının örgütsel saikle hareket ettiği anlamına gelmeyeceği, ayrıca yukarıda bahsedilen iddialara konu söz konusu eylemlerin sanığın bahsi geçen örgütle arasında organik bağ kuracak şekilde süreklilik, yoğunluk, çeşitlilik arz eder nitelikte deliller olmadığı, bahsi geçen sanığın eylemlerinin örgüte sempati boyutunda kaldığı, tüm bu hususlar nazara alındığında sanığın üzerine atılı söz konusu bu suçu işleyip işlemediği noktasında şüphe hasıl olmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli ve her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin, hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın beraatine dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/1116 Esas, 2019/1283 sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...