Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/24137 E. 2024/6305 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/24137
Karar No
2024/6305
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1680 E., 2020/1067 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarih, 2018/68 Esas ve 2019/245 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 gün ve 2019/1680 Esas 2020/1067 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; 1-Lehe delillerin toplanmadığına, 2-Aksi yöndeki tanık beyanlarına rağmen esas hakkındaki mütalaada örgütle sıkı bir bağı olduğuna dair görüşün dayanaksız olduğuna, 3-17/25 Aralık sürecinden sonraya ilişkin örgütle ilgisi olduğuna dair beyan bulunmadığına, 4-Eksik inceleme ile karar verildiğine, 5-Hastalığı nedeniyle kadastro hakimliği yetkisine itiraz ettiği ve o dönemde örgüt etkin olduğu halde sanığın talebinin reddedildiğine, 6-17/25 Aralık sürecinden önce Ordu ili Kumru ilçesinde göreve başladığı halde anılan tarihten sonra da örgüt evlerinde kaldığı kabulünün hukuka aykırı olduğuna, 7- 2. Celsenin müdafii olmaksızın yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, 8-Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali bulunmadığı halde özel soruşturma usullerine aykırı olarak soruşturma ve kovuşturma yapılmış olması nedeniyle toplanan aleyhe delillerin geçerliliği olmadığına, 9-Masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkı ile lekelenmeme hakkının ihlal edildiğine, 10-Hükme esas alınan itirafçı beyanlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağına, 11-Hata hükümleri tartışılmaksızın karar verildiğine, 12-Sonucu sanık lehine çıkan bir araştırma için yapılan masrafın sanığa yükletilmesinin CMK'nın 325/3 maddesine aykırı olduğuna, yargılama giderlerinin ayrıntılı gösterilmemiş olması nedeniyle bu durumun da denetlenmediğine, 13-Yetersiz delille ve eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulduğuna, 14-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından önceki tarihlerde örgüte ait evlerde kaldığına ilişkin tanık beyanları dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli delil ikame olunamayan sanık hakkında, ispat edilemeyen müsnet suçtan beraati yerine yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 gün ve 2019/1680 Esas 2020/1067 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/24137, K. 2024/6305, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-24137-e-2024-6305-k-b7698f2b707b