Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/234 E. 2023/1277 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/234
Karar No
2023/1277
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1325 E., 2019/1562 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2019 tarihli ve 2018/81 Esas, 2019/325 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/1325 Esas, 2019/1562 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.12.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özetle; 1. Örgüte ait Zaman Gazetesi ve Samanyolu Televizyonuna yapılan operasyonu protesto amaçlı olarak İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı önünde Aktif Sen organizesinde 17.12.2014 tarihinde düzenlenen eylemlere katıldığının tespit edilmiş olması, 2. Sanığın internet üzerinden yapılan sosyal alan çalışmasında kullanmış olduğu Facebook hesabı üzerinden, 2014 - 2015 yılları içerisinde suça konu örgüt ile iltisaklı paylaşım ve beğeni yaptığı, 3. Sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde örgütle iltisaklı "bamteli, ozgurherkul, mağduriyetler.com" isimli internet sitelerini 2014 yılı ve sonrasında takip ettiği, 4. Bir dönem suça konu örgüt üyeleri tarafından kullanılan internet üzerinden görüşme ve mesaj iletimini sağlayan "Viber" adlı programı kullandığının tespiti, 4. Temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sanık hakkında yapılan yargılamada sanığın FETÖ/PDY örgütüne ait faaliyetlerine ilişkin olarak tanıklar R. B. ve H. Ş.'nin beyanlarında ve sanık savunmasında, sanığın sohbetlere katıldığının anlaşıldığı ancak eylemlerinin 17/25 Aralık sürecinden önce gerçekleştiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan Çorum Aktif Çalışanlar Derneğine 2006-2010 yılları arasında üyeliğinin bulunduğu, 2007-2008 yıllarına ait dernek karar defterinde yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısı sıfatıyla imzalarının bulunduğu hususlarının tespit edildiği ve bunların da 17/25 Aralık süreci öncesine ait olduğunun anlaşıldığı; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbetlerine 17/25 Aralık süreci öncesi katılmasının süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek sanığın süreç öncesi katıldığı sohbetlerin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, bu sohbetlerin dini nitelikte toplantı mahiyetinde olduğu, örgüte müzahir derneğe üyeliğinin Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin istikrar kazanan içtihatları dikkate alındığında örgütsel faaliyet olarak tek başına değerlendirilmeyeceği, Her ne kadar sanık hakkında terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de dosya kapsamında sanığın eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içermediği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve somut bir delilin bulunmadığı, eylemlerinin örgüt ile iltisak ve sempatizanlık aşamasında kaldığı, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair her türlü şüphe ve tereddütten uzak cezalandırmaya yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin, hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği müdafi bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi gereğince de sanığa re'sen bir müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, CMK'nın 150 nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın yargılama yapmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi CMK'nın 290 ıncı maddesi sarahatına göre sanığın yararına olan iş bu hukuk kuralına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiş; Dosya kapsamı ve mevcut deliller nazara alındığında, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine hükmedilmesini talep eden görüşe iştirak edilmemiş ve hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/1325 Esas, 2019/1562 sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/234, K. 2023/1277, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-234-e-2023-1277-k-76a255ed716f