Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2268 E. 2024/9199 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2268
Karar No
2024/9199
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/243 Esas, 2018/250 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmiştir. 2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/2254 Esas, 2019/1366 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına 2006-2015 yılları arasında katıldığını, örgütsel toplantıları organize ettiğini, örgüte mensup diğer polis memurlarının bu örgütsel toplantılarına davet ederek örgüte eleman kazandırma faaliyetinde bulunduğunu, himmet verdiğini, veri inceleme raporunda "A5" olarak kodlandığını, sonradan gelen tanık ifadesinde sanıkla birlikte sohbet toplantıları düzenlediklerini beyan ettiğini bu haliyle sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturmasına rağmen beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile kararın sanık aleyhine bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; 1-Sanığın örgütle organik bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması özellikle faaaliyetlerinin hangi tarihe kadar devam ettiğinin belirlenmesini teminen, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, temyiz aşamasında geldiği anlaşılan ve sanık hakkında beyanda bulunan ... G.nin teşhis ve ifade tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, bu kişi ve tespit edilmesi halinde diğer tanıkların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra, sanığın soruşturma ifadesinde açıkca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek kovuşturma aşamasından da bu ifadesini aynen tekrar ettiğini belirten sanık hakkında 13 kişiyi de teşhis etmesi karşısında, verdiği bilgilerin örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili faydalı bilgiler olup olmadığının ve bu kapsamda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafii görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın hakında hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/2254 Esas, 2019/1366 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2268, K. 2024/9199, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-2268-e-2024-9199-k-8754a6a1ad8c