Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/22612 E. 2025/25962 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/22612
Karar No
2025/25962
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/679 E., 2020/1215 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/94 E., 2019/97 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-son, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Mahkumiyete esas alınan fakat yargılandığı dosyadaki beyanlarının okunmasıyla yetinilen tanık ... .... ile sanıkla aynı evde yakalan ... .... aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıkların dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafine bildirilmeden, sanığın tanıkları sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK 180/1 ve 181/1 maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, 2-Sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılarak süreklilik çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması ve özellikle örgütsel konumunun tespiti açısından, kolluk güçlerince yapılan operasyon neticesinde silahlı terör örgütü ..............'nin gaygubet evi olarak bilinen evinde yakalanan sanık hakkında örgütlü suçlar soruşturma bilgi bankasından ifade yahut başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin ve varsa beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurularak sanığın örgütsel anlamda herhangi bir faaliyeti olup olmadığı hususunun sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamı ve Dairemizin 15.03.2023 tarih, 2021/11368 esas, 2023/1293 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin içeriği dikkate alındığında, kanun koyucunun, izlenen suç politikası gereğince suç örgütleriyle etkin mücadele edebilmek amacıyla, örgüt kurucu, yöneticiler ve üyelerinin örgütten ayrılmalarını ve örgütü deşifre ederek, örgüt bünyesinde işlenen suçların ve faaliyet gösteren faillerin yakalanmasını sağlamalarını, örgütten ayrılan bu kişilerin cezalandırılmasından daha faydalı gördüğü anlaşılmaktadır. Örgüt üyesi olan sanığın etkin pişmanlıkta bulunması halinde hakkında uygulanabilecek hükümler, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarıdır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi açısından sanığın gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında kendisinin örgütle olan bağını ve örgüt mensupları ile örgütün faaliyetleri ile bu faaliyetler kapsamında işlenen suçlara ilişkin bilgi verme yükümlülüğü bulunmaktadır, ancak 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık kapsamında sanıkların bu anlamda bilgi verme yükümlülükleri bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesine göre sanık hakkında yakalama kararı olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu fıkra hükümlerinin uygulanması bakımından gönüllü olarak mı bilgi verdiği yoksa yakalandıktan sonra mı bilgi verdiği önemlidir. Gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması; yakalandıktan sonra bilgi vermesi halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uygulanması gerektiği madde metni ve gerekçesinden açıkça anlaşılmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanabilmesi için ise, sanık örgütün kurucusu, yöneticisi, üyesi ya da örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden konumunda olmalı, kendi gönüllü teslim olmayarak yakalanmalı ve örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermelidir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın yakalama işleminden sonra kollukta kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler vermesi karşısında; tüm deliller toplandıktan sonra sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlığın şartları hatırlatılarak yeniden savunması alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/22612, K. 2025/25962, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-22612-e-2025-25962-k-0c5fe6d4dae0