Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/20731 E. 2024/8686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/20731
- Karar No
- 2024/8686
- Karar Tarihi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarih ve 2017/101 2018/242 sayılı kararı 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... 11-... SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 30.12.2016 (Sanık ... yönünden) 02.01.2017 (Sanık ... yönünden) 08.02.2107 (Sanık ... yönünden) HÜKÜM : Sanıkların 3713 sayılı Kanun'un 7/1 yollamasıyla TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 delaletiyle 58/6 ve 7, 63 üncü maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve tüm sanıklar müdafiileri Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Hükmedilen cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I) Sanık ...'nun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, II) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'un silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve dosya içerisinde yer alan ... kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre sanıklar ... ve ...'in derecesinin “SAYA”, sanıklar ... ve ...'un derecesinin "SAY", sanık ...'nin derecesinin "SAYV", sanıklar ... ve ...'ün derecesinin ise "A5", sanık ...'nin derecesinin ise "EA" olarak belirtildiğinin anlaşılması karşısında; a) Sanıklar ..., ... ve ... yönünden; Öncelikle ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının yeniden talep edilmesi, tespit ve değerlendirme tutanaklarının temin edilememesi halinde operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilen ByLock HIS (CGNAT) kayıtları ve dosya içerisindeki HTS sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hat üzerinden ByLock kullanan kişinin sanıklar olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişiden teknik rapor alınması, sanıkların görev yaptığı illerdeki emniyet mensuplarına yönelik yapılan soruşturma ve kovuşturmalar araştırılarak veri inceleme raporunda belirtildiği gibi sanıkların örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğinin belirlenmesi, özellikle örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra sanıkların eylemlerine devam edip etmediklerinin tespitine çalışılması, yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ve tüm bu deliller kapsamında sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden; Savunmalarında ByLock kullanıcısı olmadıklarını bildiren sanıkların savunmalarının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanıklar ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, sanıkların görev yaptığı illerdeki emniyet mensuplarına yönelik yapılan soruşturma ve kovuşturmalar araştırılarak veri inceleme raporunda belirtildiği gibi sanıkların örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğinin belirlenmesi, özellikle örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra sanıkların eylemlerine devam edip etmediklerinin tespitine çalışılması, yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, temyiz aşamasında dosya kapsamına alınan ve sanık ...'e ait olduğu tespit edilen 281005 İD numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve sanık ... yönünden dosya içerisine giren Abdulkerim Demir'in teşhis tutanağı ile tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafiilerine okunması ve yargılamaya devamla sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, III) Sanık ... ...'ün silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın temyiz aşamasında gönderdiği 30.11.2022 tarihli etkin pişmanlık dilekçesinde; sanığın bir kısım bilgiler de vermek suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi nedeniyle, duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanlarının alınıp, gerekirse kollukta teşhis işlemi de yaptırılmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli ve faydalı olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve tüm sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.