Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/18909 E. 2025/23758 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18909
- Karar No
- 2025/23758
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/62 E., 2020/818 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/49 E., 2019/295 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Olağan kanun yollarından olan istinaf incelemesinin yapılabilmesi için bir istinaf davası açılmış olmalıdır. İstinaf davasının açılabilmesi için de, 5271 sayılı CMK'nın 273. maddesine göre iki şartın varlığı gereklidir. Bunlardan ilki "süre" şartıdır. 5271 sayılı CMK'nin 273. maddesi; genel kural olarak tarafların istinaf isteğinde bulunabilecekleri süreyi hükmün tefhiminden, tefhim edilmemişse tebliğinden başlamak üzere yedi gün olarak belirlemiştir. İstinaf süresi, hükmün açıklanması sırasında hazır bulunanlar yönünden bu tarihte, yokluklarında hüküm verilenler yönünden ise gerekçeli kararın tebliği tarihinde başlar. İstinaf davasının açılabilmesi için gerekli ikinci şart ise "istek" şartıdır. Yargılama hukukunun temel prensiplerinden olan "Davasız yargılama olmaz" ilkesine uygun olarak istinaf davası ilke olarak kendiliğinden açılmaz, bu konuda bir isteğin bulunması gereklidir. Bu açıklamalar ışığında yapılan inceleme neticesinde; İlk derece mahkemesi yapılan yargılama neticesinde; 21.10.2019 tarihli celsede Cumhuriyet savcısının huzurunda karar verildiği, 7 günlük kanuni istinaf süresi geçtikten sonra 22.11.2019 tarihinde kararın kesinleştirildiğinin UYAP kayıtlarından anlaşıldığı; her ne kadar dosya kapsamında Cumhuriyet savcısının 21.10.2019 tarihli süre tutum dilekçesi bulunmakta ise de, sözkonusu dilekçede gerek e-imzanın ve gerekse ıslak imzanın bulunmadığı anlaşılmakla; Cumhuriyet savcısı tarafından 04.12.2019 tarihli istinaf isteminin yasal süresinden sonra yapılması nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 279/1. maddesinin (b) bendi uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın sanık yönünden esastan incelenmek suretiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.